banner17

İyi bir şiir okuduğumda zıvanadan çıkıyorum

Aşkar Dergisi’nin 29. sayısında şair Fatma Şengil Süzer’le keyifli bir sohbet gerçekleştirilmiş. Mustafa Uçurum bu söyleşi üzerine yazdı.

İyi bir şiir okuduğumda zıvanadan çıkıyorum

 

 

Şiir, ince ruhlu insanların meşgul olduğu en önemli uğraşlarından biridir. Bazıları şiiri uzaktan uzağa severken bazıları ise şiirle olan yakınlığını her dem tazeleyerek hayatının önemli bir bölümünü şiire ayırmaktadır. Şiire mesaisinin önemli bölümünü ayırarak ortaya eserler koyanların elde ettikleri başarılarla da o nispette karşılığını bulmaktadır. Fatma Şengil Süzer’le Aşkar dergisinin 29. sayısında gerçekleştirilen söyleşiden de anlıyoruz ki şair, şiiri önemsemekte ve şiirin önemsenmesini arzulamaktadır.

Ölülerin sesi olmaz

Fatma Şengil Süzer, şiirle irtibatı kuvvetli bir şair. Bunu sadece şiir yazarak göstermek yerine dergilerde yazarak, dergilerde beğendiği şiirleri sosyal paylaşım sitelerinde büyük bir özenle paylaşarak göstermekte.

Süzer'in, söyleşiyi yapan Meral Afacan Bayrak’ın “İnsan niye şiir yazar?” sorusuna verdiği cevap, aslında şairin şiirle olan münasebetinin de anahtarını bizlere sunmakta. Fatma Şengil Süzer, sesine ses bulmak, hayatın tam ortasında bulunduğunu göstermek, ben varım demek için şiirler yazdığını söylüyor. Şiirin var olması için çok da isabetli bu düşüncelerini, “Ölülerin sesi olmaz!” cümlesiyle de pekiştiriyor.

Söyleşinin temelinde Fatma Şengil Süzer’in “Söyle Sessizlik” kitabı yer alıyor. 2013’ün en çok ses getiren şiir kitaplarından biri olan “Söyle Sessizlik”, hayatla irtibatı çok kuvvetli bir kitap. Bunu şair söyleşide şu ifadeyle açıyor: “Gördüğümü, idrak edebildiğimi yazıyorum sadece.”

Güzellikleri idrak etmek gerek

Hayatın vazgeçilmezi olarak “güzelliği idrak” etmeyi asıl mesele olarak görüyor Fatma Şengil Süzer. Hayat akıp giderken güzelliklerin farkına varmak ve kırmadan, yok etmeden, ezmeden güzellikleri yaşamak gerek diye de hayatın penceresinden bir tutam güzellik sunuyor bizlere.

Söyleşinin en keyifli bölümlerinden biri de Fatma Şengil Süzer’in şiir şöleni için gittiği Kırgızistan’la ilgili anılarını anlattığı bölüm. Şiirlerle, ilginçliklerle, Fuzuli’den Yahya Kemal’e uzanan şiir terennümleriyle dopdolu geçen programın ne kadar şiir ve muhabbet dolu geçtiğini bu anılarını okuyunca anlıyoruz.

Dergilerin ablası Fatma Şengil Süzer

Söyleşiyi bitirirken Fatma Şengil Süzer, şiirleri daha iyi anlamak, şiirin içine gizlenmiş imgeleri bulup çıkarmak için şiire dalmak, şiiri dinlemek ve görmek gerektiğini söylüyor. Yani şiiri önemsemenin altını çiziyor.

Şiirin, edebiyatın kalbi dergilerde attığına göre şiirin en iyi adresi de dergilerdir. Türkiye’nin neresinde çıkarsa çıksın dergilere karşı derin bit muhabbetle yaklaşan Fatma Şengil Süzer, sıkı bir dergi okuru ve takipçisi olduğunu dergilerdeki şiirleri takip ederek, paylaşarak göstermiş oluyor. Şimdilerde bunu İzdiham Dergisi’nin sitesinde, “O Mısralar Var Ya” başlığı altında; özenle, tadımlık ve büyük bir keyifle sürdürüyor.

Onca dergiyi tarayıp kendine kalan mısraları paylaşmak gibi bir külfetin altına giren Fatma Şengil Süzer’in bunu neden yaptığını söyleşinin şu cümlesi özetliyor: “Galiba en çok iyi bir şiir okuduğumda zıvanadan çıkıyorum ben.”

 

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2014, 13:16
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20