banner17

İrfan atlası yapalım

İyi ve nitelikli kitaba çağrı yapan Müfredat'ın 3. sayısı yayınlandı..

İrfan atlası yapalım
Müfredat 3
(+)

Haydi, bir irfan atlası yapalım

Türkiye’de yayınlanan kitap dergilerinin en belirgin işlevi-buna ekleri de katarsak-okuyucuyu ‘iyi ve nitelikli’ kitaba yönlendirmesidir. Bunun yanında yayınevlerinden çıkan kitapların tanıtımını yani reklamını yapması ve elbette eserin mahiyetini ciddi ve derinlikli bir bakış açısıyla belirginleştirmesi de dâhil edilmeli elbette. Konumuz ekler değilse de gazetelerin kitap eklerinin yukarıdaki hususlarda -çoğu sipariş üzere yazıldığı için- fazlasıyla yüzeysel kaldığını ifade edebiliriz.

Görsel şölen

Ankara merkezli Müfredat kitap dergisi, izaha çalıştığımız nitelikleri gözeterek yayın yapan bir anlayışla 3. sayısını çıkardı geçtiğimiz günlerde. Evvelen söylemek gerekirse, ‘kaprissiz’ bir dergi Müfredat. Alan kapmaktan öte alan açmak derdini taşıyor, görülen o ki hem görsellik (tasarım-kapak-sayfa düzeni) hem de yazıların niteliği bağlamında üzerinde ısrarla durulmayı hak ediyor.

Kültürden İrfana, Cemil MeriçRamazan’ın çağrısı

Yazıların üzerinde tek tek durmayacağım: ‘Gösteri toplumu’nda ‘sözün değeri’ne olan inancım, Müfredat’ı okurken yeni bir vurgunun gündeme getirilmesine sevk etti zihnimi. Bu yeni vurgu, kitap vurgunu veya kitapla yaralı veyahut ‘yaralı bilinci’ tüm sayrılığıyla üzerinde taşıyanlar olarak biz ehl-kalemin, ‘irfan’ı tekrar eski asil yerine yerleştirmek için sarf ettiği çabayla alakalıdır.

Yeni vurgu şudur: Yasin Ramazan bir çağrı yapar. ‘Haydi bir irfan atlası yapalım.’ Bu kadar kolay mı peki bu? Ama herkesin (ah o herkesler) ‘irfan’dan yana bir tercihte bulunduğunu söyleyebilir miyiz? Dünyevileşmenin bizi iyice sıkıştırdığı bu rûy-i zeminde mateessüf, kitlelerin ‘irfan atlası’ yapma gibi bir derdi yok. Bizce bu çağrının ‘elitist’ bir tarafı da yok. İsterim ki bu yeni çağrı yeni bir yankı yapsın, karşılık bulsun tüm zihinlerde. Zihnim ancak bu konuda muhayyel olmaya eğilimlidir. Yani idealist olmaktan bahsediyorum. Yasin Ramazan, Cemil Meriç Ustanın ‘Kültürden İrfana’ adlı kitabı üzerinden idealist bir ses verir: İkonlardan ve tembel fikirlerden arınarak. Bu çağrı, duyulmaya değer!

Ali Görkem UserinÖzçelik’in kitapları da var

Ali Görkem Userin, bu sayıda Ebabil yayınlarından çıkan Mehmet Âkif’in Mektupları üzerinde durmuş. Userin, söz konusu metninde geçmiş ve günümüzde Âkif’e dair yapılan çalışmaların, araştırma eserlerini bir başlık altında toplamış. Userin’in gözünden kaçmış olabilir, Arslanbenzer ve Güntan’ın Fayrap ve Mahfil’de çıkan Âkif yazılarının yanında yıllardır emek veren Mustafa Özçelik’in Mehmet Âkif ve İstiklâl Marşı, Gençler için Mehmet Âkif ve Safahat, bunun yanında Mehmet Akif Ersoy-Kronolojik Hayat Hikâyesi adlı alanında ‘ilk’ çalışma diyebileceğimiz kitaplarının olduğunu, ayrıca Ahmet Kabaklı’nın Mehmet Âkif, Dücane Cündioğlu’nun Âkif’e Dâir’i, R.İhsan Eliaçık’ın Mehmet Âkif Ersoy kitaplarının olduğunu belirtmek isteriz.

Yalvaç sözüŞahin Torun

Dergideki bir diğer yazı da Şahin Torun’a ait. Torun, bu yazısında Bilge Karasu’nun ve 50 Kuşağı öykücülerinin dil tutumuna yönelik tespitlerde bulunur. Torun’un ifade ettiği dil akrabalığı 50 Kuşağı şairleri için de geçerlidir. İlhan Berk ve Gülten Akın da düzyazılarında şiirin ‘yalvaç sözü’ olması gerektiğinden bahis açarlar. Yani şiirle ünsiyet kurmuş okurun metni her okuyuşunda orada farklı, etkili, gizemli bir dil örgüsüyle ve derin anlamlar demetiyle karşılaşacağından söz edilir. Örneğin Turgut Uyar’ın Dünyanın En Güzel Arabistanı kitabı şiirsel üslup bakımından kutsal metinleri anımsatır.  Torun’un bunu anlatı-dil açısından düşünmesi de ayrıca önemli.

Mustafa Nezihi PesenNesnel bir değerlendirmenin gerekliliği

Mustafa Nezihi Pesen, İlhami Çiçek’in şiiri üzerine yazdığı yazının etkili-dönüştürücü bir metin olduğunu söylemek gerekir. Pesen, daha çok nesnel ölçütler yerine Çiçek’in bir şair olarak uyumsuzluğu, kopuşu, acısı, tedirginliği, gerilimi, ürpertisi ve korkusunu yazı konusu edinmiş. İlhami Çiçek’in bugüne dek şiiri söz konusu olduğunda en fazla ve sıklıkla içerden -duygulanımcı yazılarla karşılaştık. Metne odaklanış bakımından Çiçek’teki trajik öğe ağırlık kazandı yaklaşım biçimlerinde. Bunun yeni okuru olumsuz anlamıyla daha fazla etkilediğini düşünüyorum.

Mehmet Akif ve İstiklal MarşıObjektif bir gözle, gerekçelerini sunarak nesnel bir değerlendirmesi yapılmadı şimdiye dek. Bir de bu gözle bakılmalı Çiçek’e. Yani sağlam ölçütler ışığında da ele alınabilir İlhami Çiçek. Böylece yeni okur, daha sağlıklı bir perspektif edinebilsin.

Özcümle; iki aylık kitap dergisi Müfredat, değer vurgusuyla, çağrısıyla, etkileyiciliğiyle kitaplara karşı olanların da taraf olanların da duyarsız kalamayacağı bir yayın.

Görünürdeki müfredatın içine girmek istemeyen bir dergi.

 

 

Mustafa Celep haber verdi

mustafacelep79(at)gmail.com

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2010, 12:54
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
toplama dergi
toplama dergi - 8 yıl Önce

yazılara göz attım. kadrosu olmayan bir dergi gördüm. yazarlarının hepsi başka dergilerde yazmakta olan isimler. birer yazı da müfredat'a lütfetmişler gibi bir durum var ortada. fatih ve abdullah kardeşlere hatırlatmak isterim: müfredat bu haliyle toplama bilgisayarı andırıyor, haberiniz olsun. dost acı söyler.

Kakir Kunduraciyan
Kakir Kunduraciyan - 8 yıl Önce

"Yalvaç" ne demek? Yalvaç paygamber demek. Şimdi İlhan Berk, Gülten Akın... bunlar "şiir yalvaç sözü olmalıdır" demişler, yani ne demişler, biz peygamber sözü söylüyoruz demişler... Öyle mi? Bu şahıslar bu ifadeleriyle bile müşrikliklerini ispatlama yoluna gitmişler. Peki, bizim zorumuz ne?

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 8 yıl Önce

kimmiş ki o dost? biz dostun bütün gövdesiyle bize dönmesini bekleriz, ki yüzüne bakıp sözüne itimat edelim, değil mi ama? "hatırlatma" için teşekkür ederim.

Ayla Ka.
Ayla Ka. - 8 yıl Önce

İyi kalemlerden yazı almak bir dergiye ne kerte zararlı olabilir? "Kadrosu olmayan dergi" tanımı çok saçma geldi bana, başka dergilerden ziyade "yazmakta" ve iyi yazmakta hatta yazdığının hakkını veren isimler demeliydiniz. 3-4 dergiyi takip ederek okuyacağınız isimleri Müfredat size bir dergide hem de bir sayıda önünüze getiriyor. İyi bir okuyucu buna şikayet etmek yerine teşekkür eder, bence derginin nitelikli duruşundan ziyade okuyucunun niteliğine bakalım.
Selamlar.

nalan demirel
nalan demirel - 8 yıl Önce

çamur at izi kalsın taktiği..ayıbı da kiri de dostun (!) kendisinde kalır

funda
funda - 8 yıl Önce

çamur at izi kalsın olayı olmamış ki,
bu dost kimse hakikaten acı söylemiş: "toplama dergi" diye. yani çamur atmıyor eleştirisini yapıyor: ekip nerede? diyor.

şu mantığı bir türlü aşamadınız: eleştirilmeyi hazmedemiyorsunuz! eleştirinin ne dediğine değil, eleştireni eleştirmeye kalkışıyorsunuz!

birokur
birokur - 8 yıl Önce

arkadaşlar,

toplama dergi dedim, çünkü ben bir dergide duruş ararım. tavır ararım. nitelik ararım, kadro ararım, başka dergilerde olmayanı ararım. ben diğer dergilerde bulabildiklerimi müfredat'ta aynen bulabiliyorsam, müfredat'ı alıp okumam. en fazla raftan alır göz gezdirir yerine koyarım.

bu çamur atmak değildir. bir okur eleştirisidir. ülkemizde edebiyat dergilerinin en büyük derdi okursuzluktur. okur olmalı ki eleştiri olmalı. eleştiri olmalı ki, güzel dergiler çıkabilmeli değil mi

Ayla Ka.
Ayla Ka. - 8 yıl Önce

Birçok Müfredat okuru adına, isimsiz dostumuzun eleştirisine cevap verdiğimi düşünüyorum. Denilmiş ki; "bir dergide duruş ararım. tavır ararım. nitelik ararım, kadro ararım, başka dergilerde olmayanı ararım" Müfredat bana "omurgasız" bir dergi gibi gelmedi, kadrodan kasıt ahbap çavuş algısı mı? Hem siz bunu arıyorsunuz ben ve bir çokları aramıyor diyelim. Sizi okuyucu olarak nitelikli bulmadığımı hatta gelenekçi ve memur zihniyetli bulduğumu belitrmeliyim. Bir tavsiye; biraz dergi karıştırın


banner8

banner19

banner20