banner17

Hatırla, ne güzel dergilerdi onlar!

Kimbilir her birimizin evimize ne dergiler gelip geçti ve misafir oldu, güzel dünyalar kurdu bize o dergiler.

Hatırla, ne güzel dergilerdi onlar!

Çocukluğumuzda evimize gelen gazete ve dergilerin bizdeki yansımalarının idrakine hakkıyla varamıyoruz belki ama, yıllar geçip de yetişkin bireyler olduktan sonra elimizden kitap düşüremiyorsak şayet, bunun başlıca sebebi, evimizin her daim konuğu olan gazete ve dergilerdir şüphesiz.
 
Yolumuzu aydınlatan dergiler
 
26297Bizim evin en sık ziyaretçileri; Kadın ve Aile, İslam ve Mektup dergileriydi. Annemin ve ablamın hararetle okudukları bu dergileri biz küçükler de karıştırır, meraklı gözlerle sayfalarını çevirirdik. Dergilerin eve geldiği gün heyecanlı ve uzun bekleyiş son bulur, acaba bu ay neden bahsetmiş, hangi konuyu ele almış telaşı başlardı. İslamı hakiki manada yaşamak isteyen Müslümanların, özen göstermesi gereken hassas mevzuların bir çoğunu hep o dergilerden öğrendik. Bir müşkülümüz olduğunda açıp cevap aradık satır aralarında. Kılavuzumuzdu bizim dara girdiğimiz yollarda, yüreğimiz sıkıştığında teselli bulduk, örnek şahsiyetlerin bir ömür süren ve mücadele içeren hayatlarında.
 
Çocuk dergileri
 
Şimdiki kadar muhtelif değildi çocuk dergileri. Bir Gül Çocuk, Ümit Nesline Selam, Can Kardeş ve Kandilçocuk vardı, bir Türkiye Çocuk vardı, bir de Diyanet Çocuk. Ama bizim için olduklarını bilir, bir solukta okuyup bitirdikten sonra bir dahaki sayı gelene dek evirip çevirip, sayfalar arası gezinmek üzere tahsis ettiğimiz en özel köşeye saklardık. Bir çocuğa yapılacak en büyük iyilik ne diye sorsalar, tereddütsüz kendi adına alınacak bir dergidir derim. Zira o dergi ona özeldir, ona hitab eder, tamamıyla ona aittir ve sadece onun yaşındakileri ilgidendiren, onların dilini konuşan ve onlara özel olanları barındırır içinde. Öyleyse içinde yazılanlardan mesuldür, iyi okumalı ve gerektiğinde tatbik etmelidir. İlgilerini çeken bölümleri önce ev halkıyla daha sonra da arkadaşlarıyla paylaşmak için fırsat kollar.

Eve sükunet hakim olduysa bir müddet bilin ki o ayın dergisi henüz ulaşmıştır minik ellere, hararetle okunmakta, bulmacalar çözülmekte ve ilk fırsatta yeni öğrenilen muzip bilmeceler sorulmak için sırada beklemektedir. (Hoş aynı sükunet büyüklerin dergiye gömüldüğü vakitlerde de sarar evi pek tabi)
 
Yeni ŞafakGüne gazeteyle başlamak
 
Gazete aboneliği de bir başkadır. Sabahın erken saatlerinde bekleriz sabırsızca gelişini. Elimize aldığımızda, adeta fırından yeni çıkmış ekmek kokusu kadar mest eder sizi, henüz elinize yeni aldığınız gazetenizin mis kokusu. Tertemiz ve alışkın olduğunuz sayfa düzeniyle hazır, nazır size hoşgeldin der. Kahvaltıda keyif çayınızın yanında size eşlik eder henüz günün koşturmacası başlamadan. VakitDönem dönem, siyasi görüşlerimizin de etkisiyle farklı gazetelerin arkadaşlığına muhataplığımız vakidir. Örneğin hafızamı yokladığımda evimize ilk gelen gazetenin Tercüman olduğunu hatırlıyorum. Daha sonra malum bazılarımız Özalcıyız ve gazetemiz Türkiye ve sırada Milli Gazete, bildiniz tabiki oyumuz Erbakan'a. İleriki yıllarda Yeni Şafak, Zaman son olarak Vakit'te karar kılmıştı babam. Bu sebeple midir ki baba gazetesi gibi gelir bana Vakit. İsimler değişti belki ancak değişmeyen tek şey illaki abone olduğumuz, evimize giren en az bir gazetenin istisnasız olduğu ve ebeveynlerimin istikrarlı bir şekilde şevkle bu gazeteleri okumalarıydı. Şimdilerde pekçok evde Yeniz Söz’ün de okunmaya başlandığını tahmin etmek güç değil. 
 
Yeniz SözZorunlu ayrılık
 
Doğrusu gazete girmeyen bir evde yaşayamam diye düşünürdüm lakin on senedir abone olduğum gazeteyi bırakmak zorunda kaldım bir sene evvel. İnsan kendiyle çelişiyorsa eğer, gördüğü fotoğraflar vicdanınızı rahatsız ediyorsa ve bir saate kadar idare ettiyseniz bir oldu uyardım iki oldu yapmayın dedim üçüncü defa aynı hatayı tekerrür ettiklerinde bırakacağım, yeter artık dediğiniz noktaya gelindiyse geçmiş ola! Kalbinize zor gelse de aklınıza verdiğiniz sözü tutmak zorundasınız. Yoksa iç sesiniz sizi hiç affetmez ve kendi kendinizin yalancısı olursunuz. Neyse ki internet aracılığıyla bir çok gazeteden, farklı yazarları okuyup, takip etme imkanına sahibiz. Tek tesellimiz galiba bu olsa gerek. Ve iyi ki türlü çeşit dergilerimiz var, bakışımızı ters yüz edip, muhayyilemizi güçlendiren, her yaşta bizi kucaklayan.  

 


 
F.Kebire Gündüz Karaaslan  burnunda tüten dergi kokusuyla yazdı

GYY notu: Keşke sadece dergileri anlatsaymış Fatma Kebire Hanım... Gazete zararlı oluyor da biraz, bilirsiniz değerli okurlarımız.

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2011, 22:05
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ayşe gül
ayşe gül - 8 yıl Önce

yazının başlığını görür görmez yazıyı kebire hanım yazmıştır mutlaka dedim kendime :) yine dokunmuşsunuz bir şeylere.yüreğinize sağlık.

Murat V
Murat V - 8 yıl Önce

Aboneliğini bıraktığınız gazeteyi ve köşe yazarlarını sız ınternetten okuyacaksınız biz ınternetten okuyacağız onlar internetten okuyacaklar... Da sonra nasıl çıkacak bu gazeteler aydınlığa...
Kim alacak bu gazeteleri bayiden...
''Evimize ... gazetesi gelirdi artık kapandı''... diye yazı yazar mısınız o zaman...

banner8

banner20