Haremle ilgili yanlış bilinenler!

'Geçmişimizle ilgili dikkatlerimizin oryantalist bir bakış açısıyla oluştuğu realitesi ve bu bakış açısıyla gördüğümüz bir husus da 'kadın' konusu.'

Haremle ilgili yanlış bilinenler!

Haftalık, aylık veya daha farklı  periyotlarla yayınlanan birçok dergiyi takip ediyorum. Ancak bunlardan pek azı kitaplığımdaki kadim yerini alıyor. Diğerleri ise ya bir tramvay köşesinde unutuluyor ya da sofra altı olarak kullanılıyor…

Osmanlı'da Santur çalan kadın
Osmanlı'da Santur çalan kadın

Kitaplığımda her sayısıyla müstesna bir yer edinen ve kaynak bir eser olarak gördüğüm az sayıdaki dergilerden biri de Kültür Dergisi. Üç aylık aralıklarla Fatih Güldal editörlüğünde yayınlanan bu derginin her sayısını merakla bekliyorum. Her sayıda, “bundan daha isabetli bir konu bulunamazdı” diye düşüncemi yineliyorum. Kültür Dergisi’nin bu sayısı da bana aynı düşünceyi tekrarlattı. Bu sayıda da çok mühim bir konu, ciddi bir değerlendirmeyle karşımıza çıkarılıyor: “Osmanlı’da Kadın

Geçmişimizle ilgili dikkatlerimizin oryantalist bir bakış açısıyla oluştuğu realitesi ve bu bakış açısıyla gördüğümüz bir husus da “kadın” konusu. Biz Osmanlı dönemindeki kadını ya evine kapanmış/kapatılmış ya da idealize edilmiş tipler olarak görme yanlışlığına düşüyoruz bu sebeple. Yine Osmanlı yönetim birimlerindeki harem mekanizmasını da padişahın yalnızca cinsel ihtiyaçlarını karşılayacak bir zevk-i sefa mekânı sanabiliyoruz. Kültür Dergisi “Osmanlı’da Kadın” özel sayısıyla bu ve bunun gibi birçok diken üstü konuyu irdeliyor, açıklığa kavuşturuyor…

Kültür DergisiHarem’le İlgili Ne Biliyoruz?

Bu konuda dikkatimi çeken yazıların başında Sinan Ceco’nun “İmparatorluğun Kadınlar Akademisi-Osmanlı Harem Teşkilatı” başlıklı makalesi geliyor. Ceco’nun makalesinin sadece başlığı bile birçok yanlış algıyı düzeltebilecek malumatı içinde saklıyor. Harem’in bir zevk-i sefa yeri olmadığını ve bir eğitim akademisi olduğunu imliyor bize “Kadınlar Akademisi” ifadesini kullanarak. Ceco yazısında Enderun ve Harem arasındaki benzerliğe de değiniyor. Enderun nasıl yönetici sınıfını yetiştiren bir kurum ise Harem benzer şekilde bu yönetici sınıfın kadınlarını yetiştiren bir kurumdur aynı zamanda. Enderun, bir şeyin iç tarafı gibi bir anlama gelirken,  harem herkesin girilmesine müsaade edilmeyen yer anlamına geliyor. Ve yine birçok yanlış algımızdan biri daha Ceco’nun yazısıyla yıkılıyor. Cariyeler çoğumuza öğretildiği gibi padişahın arzu ettiği zaman gördükleri köleler değil. Hatta birçoğu padişahla karşılaşmamıştırlar bile. Ve cariyelerin statüsü İslam Hukuku’na göre muhafaza ve müdafaa edilmiştir.

Sinan Ceco’nun makalesinin önemini arttıran bir husus da makaleyi destekleyen görseller… Batılı sanatçıların resmettiği Hünkâr Hamamı ile gerçek Hünkâr Hamamı’nı bu makaleyi okurken görebiliyorsunuz. İki resim arasındaki “çok farkı” ve gerçeği böylelikle müşahede etmiş oluyorsunuz. Yine bu makalede Harem’in daha önce hiç yayınlanmamış fotoğraflarını da görme şansını elde ediyorsunuz.

Kültür Dergisi’ndeki yazıların birbirini tamamlayan ve irdelediği konuyu bütünleyen bir özelliği de var. Sinan Ceco’nun değindiklerini Ahmet Kavas tamamlıyor adeta. Cariye de olsalar onlar “saraylı” ünvanına sahiptiler diyor.

Başlıklar Bize Ne Diyor?

Kültür’ün bu sayısındaki yazıların sadece başlıkları bile kadınların Osmanlı dönemimdeki yerini açıkça ortaya koyuyor. Kadınların hat sanatından, vakıf alanına kadar birçok alanda yer aldığını gösteriyor bu başlıklar bize. Kütüphane kuran kadınlardan, kadınların mezar taşlarındaki zerafete kadar çeşitli konularda doyurucu bilgiler veriyor.

 Kültür Dergisi’ndeki her yazı  ile ilgili bir haber yapsak dergideki yazılara hakkını vermiş  sayılır mıyız bilemiyorum ama Kültür Dergisi’ndeki her yazı  bir haber değeri taşıyor bana kalırsa. Her sayısıyla bize bir kaynak sunan Kültür Dergisi’nin Eylül-Ekim-Kasım/16. Sayısı  Osmanlı’da kadının siyasi, sosyal, iktisadi hayattaki yerini açıkça ortaya koymakla birlikte Tanzimat’la başlayan süreçteki değişimine de değiniyor. Dergide yer alan yazılarla birlikte yazılara dipnot düşülen kaynaklar da konuyla ilgili olarak okuyucuya sahici bir yol haritası çıkarıyor.

Konu Kültür Dergisi olunca uzun lafın kısasını söylemek oldukça güçleşiyor. Kendine münhasır baskısı ve görsel zenginliğiyle Kültür satış/temin noktalarında okuyucusunu bekliyor. Acele etmenizi Kültür’ü elden bırakmamanızı  tavsiye ediyoruz.

Besim Bal tavsiye etti.

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2009, 08:38
YORUM EKLE
YORUMLAR
hale soylu
hale soylu - 10 yıl Önce

Kültür dergisini duymuştum ama görmek nasip olmamıştı. Osmanlı'da kadın sayısını satın aldım. Gerçekten çok güzelmiş. 30 yazı vardı. Konuyu çok güzel anlatmışlar. Osmanlı kadının her yönüyle değerlendirildiğini gördüm. Görseller çok hoştu. ancak bayilerde dergiyi bulamıyoruz, buna bir çözüm bulursalar daha iyi olur.Emeği geçenleri tebrik ediyorum.

GİZEM YOLCU
GİZEM YOLCU - 10 yıl Önce

DOSYA KONUSU YAPARAK İÇERİĞİNİ FARKLI KONULARA BÖLEN KLASİK DERGİLERİN YERİNE HER BİR SAYISI ANSİKLOPEDİK BİLGİ SUNAN EVLADİYELİK DERGİ "KÜLTÜR" TÜRK YAYIN HAYATINA YEPYENİ BİR SOLUK GETİRMİŞTİR. UZUN OLUR ÖMRÜ UMARIZ

banner19

banner13