banner17

Edebiyatımız Polemiklerden de Beslenir

Hece dergisinin artık geleneksel hale gelen yaz dönemi özel sayılarına bir yenisi daha eklendi. Merakla beklenen özel sayının bu yılki konusu “Türk Edebiyatında Polemikler.” Bu özel sayı hakkında Mustafa Uçurum yazdı.

Edebiyatımız Polemiklerden de Beslenir

Edebiyat ve kavga, edebiyat ve polemik kavramları yan yana gelmeyecek gibi algılanan terimler olsa da edebiyat tarihinin her döneminde tartışmalar, görüş ayrılıkları, farklı yorumlar her zaman olmuştur ve bütün bunlar edebiyat çevrelerini ciddi anlamda meşgul etmiştir. Olaylara geniş bir açıdan baktığımızda da bu tür olayların edebiyat dünyamıza faydası olmuş, ortaya çıkan düşünceler yeni eserlerin oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Hece dergisi Haziran-Temmuz-Ağustos 2018’de çıkan özel sayısını Türk edebiyatındaki polemiklere ayırdı. Yine hacimli ve titizlikle hazırlanmış bir özel sayı ve 884 sayfalık bir dergi var karşımızda. Özel sayının editörleri Hayriye Ünal ve Semih Diri.

Derginin sunuş yazısında özel sayının hazırlanış sebebi açıklanıyor. Görüyoruz ki, polemikler de edebiyatımız için bir zenginlik: “Bu özel sayı bir ihtiyaçtan doğdu. Hece dergisi Türk edebiyatının nitelikli eserlerini doğuran, dehalara beşiklik eden tarihsel bağlamı bir de edebî çatışmalar açısından ortaya koymak istedi. İradelerin çatışması her zaman özgürleştirmeye iştah uyandırır. Bu iradeler bir de yetenekli, ihtiraslı ve coşkunsa ortaya çıkan kıvılcım doğrusu seyredilmeye değer.

Türk edebiyatı her zaman tartışmalarla gelişmiştir. Özellikle eski-yeni meseleleri edebiyatı canlı tutmuştur…”

Polemik nedir?

Dergide yazılara geçilmeden önce sunulan kavramsal çerçevede, polemik üzerine kaleme alınmış yazılara yer verilmiş. Rasim Özenören, “Polemik Üzerine” başlıklı yazısında TDK sözlüğünün polemik kelimesine verdiği anlamlardan yola çıkarak etimolojik bir çalışma sunuyor bize: “Kelime genel olarak siyasal, bilimsel, edebi konularda ‘sert tartışma’ veya sonuçsuz tartışma olarak da tanımlanıyor. Evet genelde polemik niteliğindeki tartışmalar sert geçer, ama tartışmanın sert olması belirleyici değil. Tartışma ılımlı bir dille de gerçekleştirilse polemiğin niteliği değişmez.”

Alıntılarla, örneklerle Özdenören polemik kavramını somutlaştırıyor. Edebiyatımızdaki polemik örneklerini sıralayarak edebiyat ve polemik ilişkisinin ne denli önemli olduğunu vurguluyor.

Şaban Sağlık farklı bir yaklaşım sunuyor bu kavrama; “İnsanın İçine Kaçan Şeytan’ın, Şeytan’ın İçine Kaçan İnsanla Savaşı: Polemik”

Polemik ve insanın içine kaçan şeytan gibi, bir yaklaşımı sunuyor bizlere Sağlık. “İster ‘nefis’ diyelim isterse ‘Şeytan’, insanın içinde patlamaya hazır bir bomba gibi duran bir ‘güç’ vardır. Bu güç, karşısında bulunan her şeye saldırmaya hazır gibidir. Nitekim insanoğlunun yaratılışından beri nerede bir suç, bir günah ya da problem varsa, o suç ya da günah, mutlaka insanın içindeki bu güçten ( Şeytan’dan) ilham almıştır.”

Edebiyat-siyaset ve kalem kavgaları

Derginin ikinci bölümü “Edebiyat-siyaset ara kesitinde dil ve kültürel dönüşüm.” Bu bölüm Tanzimat’tan Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet dönemi olarak işleniyor. Kalem kavgalarının ilk başladığı dönemle karşı karşıyayız. Edebiyatımızın yönünü Batı’ya dönüşüyle başlayan süreçte Batı ile Doğu arasındaki çizginin belirgin bir şekilde çizildiği dönemden bahsediyoruz. Yani eski ile yeninin çatışmasının somut bir şekilde yaşandığı dönem. Batılılaşmayı savunan, yenilik taraftarı edebiyatçılarla geleneği terk etmeyenlerin kalem savaşlarına sahne olan bir dönemin mücadelesini okuyoruz bu bölümde.

Birkaç örnek verecek olursam; Senem Gezeroğlu, en meşhur tartışmalardan biri hakkında yazmış. Recaizade Mahmut Ekrem ile Muallim Naci Etrafında oluşan Zemzeme-Demdeme Abes-Muktebes Tartışmaları. Semih Diri, “Türk Edebiyatında Dekandanlar Tartışması” adlı yazısı ile dergide yer alıyor. Midhat Efendi’nin ateşlediği bu tartışmanın yankıları işleniyor yazıda.

Halil İlteriş Kutlu, Süleyman Nazif üzerine bir yazı ile yer alıyor Hece’de. Süleyman Nazif’in edebî serüveni üzerine bilmemiz gereken her şey var bu yazıda.

Bu bölümden vereceğim son örnek Hilâl Akman’a ait. Tanzimat’la birlikte hayatımıza giren bir kavram da klâsikler. Akman, klâsiklerin çevirisinden tutun da niteliğine, algılanış şekline, yazar ve şairlerin klâsiklere yaklaşımına kadar birçok konuyu işliyor yazısında.

Dil ve ideolojinin çarpışması; Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet dönemi edebiyatımızda karşımıza daha çok ideolojik tartışmalar çıkıyor. Birkaç örnek vermek bile bunu kanıtlar nitelikte.

Âkif tartışmaları, Refik Halit ve Ali Kemal ile Kuvay-ı Milliyecilerin kavgaları, Peyami Safa ile Nazım Hikmet, Necip Fazıl ile Nazım Hikmet, Peyami Safa-Aziz Nesin, İsmet Özel-Ahmet Arif ve daha birçok tartışma Cumhuriyet döneminin edebi olmaktan çok ideolojik bir karakter taşıdığını kanıtlamaktadır.

Şiir ve roman üzerine tartışmalar

Derginin son bölümü şiir üzerine ve roman üzerine yapılan tartışmalara ayrılmış. Söz konusu bölüm divan edebiyatı polemiklerinden elektronikortamdakitartışmalara kadargeniş bir yelpaze sunuluyor okuyucuya.

Ziya Paşa ile Namık Kemal’in dil ve edebiyat tartışmaları, Attila İlhan’ın II. Yeni ile kavgası, Turgut Uyar’ın Divan’ı çevresinde gelişen tartışmalar, 80 şiirinin tasfiyesi gibi birçok konu var işlenen.

Roman tartışmalarında karşımıza Orhan Kemal ile Tarık Buğra, romanda konu, Tutunamayanlar polemiği, romanda benzer yönler tartışması gibi konular çıkıyor.

Hece dergisi yine kütüphanelere arşivlik bir sayı armağan etti. Edebiyatımızda polemikler ile ilgili neredeyse bütün konular Hece dergisinin yaz sayısında okuyucularını bekliyor. Her zamanki gibi derginin sonunda Yusuf Turan Günaydın’ın hazırladığı geniş bir bibliyografya da var.

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 23 Temmuz 2018, 09:26
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner20