Edebi birikimimizin temel taşı: Servet-i Fünun Dergisi

Türk edebiyatında, bir edebî topluluğun oluşmasına ortam hazırlayan ve bu topluluğa adını veren ilk dergi Servet-i Fünun’dur. Edebiyatımızda ve basın tarihimizde pek çok “İlk”te damgası vardır. Fatma Elifnur Kaya yazdı.

Edebi birikimimizin temel taşı: Servet-i Fünun Dergisi

Güzel ve uzun soluklu serüvenine II. Abdülhamid’in de maddi desteğini alarak 1891 yılında İstanbul’da Nikolaidis’in çıkarmış olduğu “Servet” gazetesinin “Fen” eki olarak başlar.

Okuyucularına teknoloji, fen ve popüler bilimler hakkında bilgi veren Servet-i Fünun dergisinde, Ahmet İhsan Tokgöz’ün çabalarıyla edebi içerikler de yayımlanmaya başlanır. 1895 yılına kadar yayım hayatını devam ettiren dergideki dönüm noktalarından biri Mâ’lumât’ın başyazarı ve aynı zamanda sahibi olan Mehmet Tahir ile Recaizade Mahmut Ekrem arasında “Kafiye kulak için mi yoksa göz için mi?” tartışmalarının gerçekleşmesidir. Ahmet İhsan Tokgöz’ün çıkarmış olduğu Servet-i Fünun dergisinde Recaizade Mahmut Ekrem’in fikir ve düşüncelerini yayımlanmasıyla birlikte tartışma iyice alevlenir.

Yeni bir edebiyat anlayışı öne sürmek isteyen gençler için aktif rol alabilecekleri bir organ hâline gelen derginin yazı işleri müdürlüğüne Tevfik Fikret’in getirilmesi ile birlikte; Halit Ziya, Cenap Şahabettin, Ali Ekrem, Süleyman Nazif, İsmail Safa, Ahmet Şuayb, Hüseyin Siret, Mehmet Rauf gibi genç yazarların eserlerinin yayımlandığı edebî bir mecra hâline dönüşür.

Servet-i Fünun, içerik açısından en zengin döneminde bile sadece bir edebiyat dergisi olarak kalmaz. Teknolojik gelişmeler, ilgi çekeceği düşünülen yerel ve uluslararası haberler, makaleler, resimler, fotoğraflar, gezi yazıları, seyahatnameler gibi birçok içeriğe de yer verir.

Servet-i Fünun dergisi, 1914 yılı itibarıyla üç yıl boyunca günlük gazete olarak yayımlanır. Ahmet İhsan Tokgöz’ün hastalığı sebebiyle derginin yayımlanmasına ara verilse de kısa süre sonra tekrar ve bu kez magazin dergisi niteliğinde yayımlanmaya devam eder.

Servet-i Fünun, resimli dergi olarak çıkmaya başladığı sıralarda İstanbul’da teknik donanım yeterli değildi. Bu sebeple Avrupa’ya giderek matbaacılık alanındaki teknik gelişmeleri araştıran Ahmet İhsan, Avrupa’da kullanılan son teknolojik baskı yöntemlerini ve gereçlerini de beraberinde getirir.

Dergiyi bir resimli dergi olarak incelememiz gerekirse Servet-i Fünun’un kapak basımında derginin haftalık içeriğiyle ilintili çoğu kez bir görsel, kimi zaman da sultanın tahta çıkışı veya bayram gibi özel günlerle ilgili bir şiir yer alır. Servet-i Fünun görsellerine bu minvalde oldukça önem veren bir dergi olmakla birlikte teknik açıdan kapak fotoğraflarıyla Osmanlı’da bir ilk olmuştur. Derginin bir nevi kimlik bilgilerini içeren kapak bazı basımlarda küçük değişimler gösterir. Üst ortada Arap harfleri ve büyük puntolarla derginin ismi yazar. İsminin altında, “Perşembe günleri çıkar, menafi-i mülk ü devlete hadim musavver Osmanlı gazetesi” ibaresi yer alır.  Bu ibarenin altında Fransızca “Servet-I Funoun, Journal Illustré Turc Paraıssant Le Jeudı – Constantınople” ifadesi vardır.

Tüm bu özellikleri ile ele aldığımız zaman Servet-i Fünun dergisi aslında baskı-matbaa, fotoğrafçılık-resim, farklı ve yeni teknik kullanımı gibi birçok konuda tarihî önem taşıyan, modern anlamda da ilk olma özelliği gösteren ve geçmişe ışık tutan bir kaynaktır.

Tevfik Fikret’in ardından yazı işlerinin başına Hüseyin Cahit getirilir. Derginin 553. sayısında Fransızcadan tercüme ederek yayımlanan “Edebiyat ve Hukuk” adlı makale yüzünden yayımı hükümet tarafından durdurulur. Yaklaşık bir buçuk ay sonra tekrar yayım hayatına dönen dergi, Hüseyin Cahit’in yazı işlerini bırakması ve kadrodaki önemli isimlerin birer birer dağılmasıyla başlangıçtaki fen ve teknoloji merkezli yayım çizgisine döner. II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte dönemin genç yazarları dergiyi tekrar edebiyat mecrası hâline getirmeye çalışırlar ve o edebî ruhu yeniden canlandırırlar.

1928 yılının Kasım’ında Latin Harflerinin Kabulü ile adını “Servet-i Fünun - Uyanış” olarak değiştiren derginin yazı işleri müdürü Halit Fahri olur. 1942’de Halit Fahri’nin vefatı derginin çıkmasında bir engel teşkil etmemiş, arkadaşları ve yazar kadrosu ile dergi yayımlanmaya devam etmiştir.

25 Mayıs 1944’te çıkan 2461. sayısı ile yayım hayatına veda eden Servet-i Fünun dergisi, kurucusu Ahmet İhsan Tokgöz’ün kullandığı çağdaş teknikler ve yetiştirdiği baskı ustalarıyla Türk matbaacılık tarihi açısından da önemli bir yere sahiptir.

Fatma Elifnur Kaya

Yayın Tarihi: 31 Ocak 2021 Pazar 13:00 Güncelleme Tarihi: 31 Ocak 2021, 12:31
banner25
YORUM EKLE

banner26