Dört Tayf'ın ikincisi Muhammed Kutub'u yazdı

Ubeydullah Toprak, Genç Birikim dergisinin Nisan sayısında Muhammed Kutub'u yazmıştı. Fatih Pala bu yazıya değindi.

Dört Tayf'ın ikincisi Muhammed Kutub'u yazdı

Şubat 2015 sayısıyla 18 yaşına giren Genç Birikim dergisi, geçtiğimiz Nisan sayısında, 4 Nisan 2014'te rahmet-i rahman’a uğurladığımız büyük mücadele ve ilim adamımız Muhammed Kutub’u, vefatının birinci yıldönümü münasebetiyle önce kapağına, sonra da sayfalarına taşıdı. Uzun bir makale halinde dergide yer alan yazı Ubeydullah Toprak’a ait.

Makalenin içeriğinden bahis açmadan önce, diyebiliriz ki, vefatından sonra Muhammed Kutub’a karşı gösterilen ilk büyük vefa örneği, Ankara’daki “Müslümanlarla Dayanışma Platformu”nun 19 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirdiği “Muhammed Kutub Paneli” olmuştur. Bu panele oğlu Usame Kutub da misafir olarak katılmıştı. Bu notu, Ubeydullah Toprak da düşmüş zaten yazısında.

Türkiyeli Müslümanlara, en az ağabeyi Seyyid Kutub kadar etki bırakmış bir âlimdir Muhammed Kutub. Müslüman zihinlerin inşasına, eserleriyle verdiği katkı küçümsenecek gibi değil. Yazar Toprak da bahsekonu çalışmasında, özellikle kitapları çerçevesinde ele alıyor Muhammed Kutub’u. Son birkaç yıldır, kitaplarının neredeyse tamamını Türk okuyucusuna ulaştırma görevini Beka Yayınları üstlenmiş görünüyor. Çoğunun tercüme yükünü de kıymetli ilim adamımız Mehmed Beşir Eryarsoy Hoca vazife edinmiş. Onun çevirisiyle eserler daha güzel bir vaziyete bürünmüş; bunu okuyunca anlıyoruz tabi ki.

Seyyid Kutub’un izinde iyi bir Kur’ân öğrencisi

Ubeydullah Toprak, yazısının başında “Dört Tayf” ifadesine veriyor. Kutub ailesi için kullanılan bu ifade, dört Kutup kardeşin birlikte yazdıkları kitabın adıdır daha önceleri. Sonrasında ise, Müslümanların bu dört kardeşi tanımladıkları isme dönüşür. “Tayf”ın ışık huzmesi, kollara ayrılan ışık demetinin her bir kolu anlamına geldiğini söyleyen Toprak, bu dört tayf’ın yani etraflarını nurlandıran/aydınlatanların Seyyid, Emine, Hamide ve Muhammed Kutub kardeşler olduğunun bilgisini veriyor okuyucuya. Ve tabi kendisi de M. Beşir Eryarsoy Hoca’nın Muhammed Kutub’un vefatının ardından yazdığı “Dört Tayf’ın İkincisi Muhammed Kutub da Rabbine Döndü” başlıklı makalesi vesilesiyle bu bilgiye sahip oluyor.

Toprak, Muhammed Kutub’un, eserlerinde bir taraftan Batı kültürü ve uygarlığının belli başlı ilkeleri ve Batı düşüncesinin kilometre taşı mesabesindeki fikrî akımları ve ideolojileri ile bunların belli başlı kişilikleriyle hesaplaşırken, emperyalizmin İslâm ümmetine maliyetini çeşitli bakımlardan ele alıp gözler önüne sermesinin yanında; diğer taraftan da Müslüman ümmete çıkış yollarını göstermekte, bu yolları gösterirken İslâm tarihinden dikkatle seçtiği önemli örneklere dayanarak ümmetin yeniden dirilme ve ayağa kalkma potansiyeline sahip olduğunu, fakat bunun için gerekli gücü elde etmek için çok yönlü ve yoğun bir şekilde topyekûn bir çabaya ihtiyaç olduğunu vurguladığının altını çiziyor. Kutub’un eserlerini dikkatle okuyan bir kimsenin, aynı zamanda ağabeyi Seyyid Kutub’un izinde iyi bir Kur’ân öğrencisi, iyi bir tarih yorumcusu, yorulmak bilmeyen bir davetçi ve tebliğci olduğunu; Bosna-Hersek’ten tutun da Afganistan’a kadar, irili ufaklı türlü İslâmî hareketlere varıncaya kadar ümmetin meseleleriyle yakından ilgilendiğini, hatta çeşitli öğrenim düzeylerine dair ders kitapları hazırlayacak kadar yeni yetişen neslin eğitimiyle yakından ilgilendiğini; doğru düşünmenin temel taşlarından birisi olan İslâmî kavramların doğru anlaşılması üzerinde büyük bir özenle durduğunu göreceğini, yazar Toprak, Eryarsoy Hoca’nın makalesinden faydalanarak bildiriyor.

Allah’a kulluktan her ne zaman yüz çevrilse...

Ubeydullah Toprak’ın, “20. Asrın Cahiliyesi” kitabı dolayımında Muhammed Kutub’un cahiliyeye yaklaşımını aktardığı bölümler hayli önem arz ediyor. Muhammed Kutub’a göre cahiliye, Allah’a kulluk etmekten yüz çevirmek anlamına geliyor. Bu kulluktan maksadın da hayatın bütün safhalarında Allah’ın hükümlerini hâkim kılmak ve ona boyun eğmek olduğunu va’zediyor. O’na göre, şayet Allah’a olan kulluk bu şekilde değilse, o zaman da hayat bocalamalarla dolup taşar, bunları da parçalanma ve darmadağın olma gibi tehlikeler izler. Bu öyle bir ıstıraptır ki, hayat düzeninde, düşüncede insan ile Rabbi arasındaki ilişkilerde, insanın etrafındaki hayatla, varlıklarla ve özellikle de insanlarla olan ilişkilerinde bocalamalar doğurur.

Tarih boyunca, Allah’a kulluktan her ne zaman yüz çevrilse mutlaka bunu, insan ilişkilerindeki, düşüncelerindeki ve davranışlarındaki sapkınlıkların da izlediğini bize hatırlatan Kutub, bu yüzden inancın, bütün bunları düzenleyici bir etken olma özelliğini taşıdığını söylüyor. İnsan, ister bu konuda uyarılsın ister uyarılmasın, ister istesin ister istemesin, şayet inanç sağlam olursa, insanın bütün yaşantısı ve izlediği hayat tarzı doğru olur. Şayet inanç bozulursa, bu bozukluk ve ıstıraplar, insanın bütün varlığını kaplar ve hayatının bütün alanlarına yayılır. Yani buradan şunu anlıyoruz ki; Allah’a dosdoğru kulluk edildiğinde yeryüzünde bocalama ve ıstıraplara hayat hakkı tanınmamış olacaktır. İman, ancak diri, hareket edebilen ve gelişme yeteneğine sahip olan bir olgudur. İnanç, aslında insanın yalnızca bir yönünde değil, hayatının tüm alanlarında söz sahibidir. Ve son tahlilde, inanmanın, insanın duygusunu, düşüncesini, gayesini, yaşayışını, davranışını ve amellerini kapsadığını gayet iyi öğreniyoruz Kutub’dan.

Toprak, makalesinin sonunda, şehid Abdullah Azzam’ın Muhammed Kutub’u vasfeden şu sözlerini sunuyor bizlere: “Bazen Muhammed Kutub, beşinci hissiyle görmediklerimizi görür ve gelecek tahmininde bulunurdu. Bunları, hayal ürünü ve evham olarak görürdüm. Lakin bu öngörülerinin vakıaya/gerçeğe dönüştüklerini, gayb âleminden şehadet âlemine indiklerini bizzat müşahede ettim.”

Âlimin ölümünün, âlemin ölümüne eşdeğer olacağına iman etmiş olan bizler, Rabbimizden ilmiyle amil olan/olacak âlimlerimizin sayısını artırmasını isterken; Dört Tayf’ın bu güzel şahsiyeti için de rahmet, mağfiret ve ahirette komşuluk talep ediyoruz. Âmin ya muîn!

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2015, 15:21
YORUM EKLE

banner19