Bursa'ya Yakışan Bir Dergi Bursevî

Bursa’da sesiyle, nefesiyle kalpleri titreten bir müftü var: Mehmet Emin Ay. Şimdi ise Bursa Müftülüğü adına çıkardığı bir yayın olan Bursevi ile satırlardan sadırlara sesleniyor. Kâmil Büyüker yazdı.

Bursa'ya Yakışan Bir Dergi Bursevî

Prof. Dr. Mehmet Emin Ay bir süredir Bursa Müftülüğü görevini yürütmekte. Elbette her müftünün kendine has hizmet usûlü ve üslübu vardır. Ancak daha önceleri güzel Kur’an kıraatı ve gönülleri titreten ilahi ve kasideleri ile ayrı bir yere sahip olan Mehmet Emin Ay hoca hem ilmî, akademik birikimini, hem dokunaklı ses ve sâdâsını makamına yansıtmış görünüyor. Bunun en fazla Bursalılar farkındadır ve takdir ediyorlardır.

Mehmet Emin Ay hoca, yine bulunduğu makamda bir ilki gerçekleştirerek Bursa’ya has, Bursa Müftülüğü’nün sesi olacak bir yayın çıkardı: Bursevî. Kutlu Doğum haftasında yayımlanan dergi “Kalbin Ameli: Zarâfet” konusuyla çıkmış. İşin başında Mehmet Emin Ay hocanın bulunduğu dergide, yazı işleri müdürlüğünü Bursa İl Müftü Yardımcısı Sedanur Sezen yapıyor. Kalabalık bir yayın kurulu var ve on dokuz kişiden oluşuyor.

“Burc-ı Evliyâ” namı ile şöhret bulan Bursa

Bursa Müftülüğü’nün kalem erbabı personelinin ağırlıklı yazdığı dergide ismi Bursa ile özdeşleşmiş iki isim de bu sayıda misafir olmuşlar. Prof. Dr. Mustafa Kara hoca ile güzel bir mülakat gerçekleştirilmiş. Bir diğer isim Bursa’nın gönül ehli simalarından Mehmet Safiyüddin Erhan ise eski Bursa’nın zarâfet, nezâket ve saygıya dair timsalleri üzerinde duran bir yazı kaleme almış. Safiyüddin bey, Bursa ile ilgili önemli tespitlerde bulunmuş: “İçerisinde bulunduğumuz İslamî iklimin teşekkülünde âmil olan Osmanlı hakimiyetinde şekillenen, ‘Burc-ı Evliyâ’ namı ile şöhret bulan Bursa’mız, İslamî şehir medeniyetinin, saygı, sevgi ve nezaket ikliminin sergilenip istidadı olanlara telkin ve talim edildiği bir ahlak ocağı olmuştur. (…) Bursamızda ve benzeri şehirlerde vücuda gelen huzur ikliminde beldeler, Muhammedî edebin ve ahlakın mektebi oldukları gibi, mabuduna ubudiyetin aşk ve şevkle yerine getirildiği inanç ve Murad-ı Subhani’ye muvafık tercihlerin umumi saadethanesi olabilmişlerdir.”

Safiyüddin Bey, bir zamanlar zarafet, nezaket timsali olan insanların kurdukları tekkelerin, camilerin, medreselerin bugün gereği gibi muhafaza edilmediğinden şikâyetçi. Hem fiziken, hem ruhen o dünyadan çoktan koptuk gibi. Ancak ümitvar olmamız için bu güzel insanların hâlâ aramızda olması yetiyor.

Üç büyük tehlike: Materyalizm, kapitalizm ve sekülarizm

Prof. Dr. Mustafa Kara hoca da bizi bizden alan, dinle, tarihle, medeniyetle bağlarımızı koparan daha büyük tehlikelere işaret ediyor. “Âdemden beri var, materyalist kültür, maddeci, maddenin peşinde koşan bir kültür. Fakat bu çağda olduğu kadar prim yapmadı. Bu yüzyıl şaha kalktı maddeperestlik. Buna bağlı olan ikinci büyük hastalık çağın vebası kapitalizmdir. Kapitalizm hastalığı şu anda bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Bunun için ben tsunami kelimesini kullanıyorum.”

Peki bu hastalıkların tedavisi nedir? Mustafa Kara hoca şöyle cevaplıyor: “Direnmemizin tek yolu var: Bağışıklık kazanmak. Bu hastalıklara karşı bağışıklık kazanmalıyız. Materyalizm, kapitalizm ve sekülarizm. (…) Burada bir soru ile iğneyi kendimize batıralım. Hz. Peygamber’i anlamak ve sonra anlatmak gibi büyük ve mesuliyetli bir görevi üstlenen imam-hatip, ilahiyat ve Diyanet camiası bu ‘öldürücü’ hastalıklara karşı bağışıklık kazandı mı?” Meseleyi Mustafa Kara, bu can alıcı soru ile noktalamış.

Yazarlarının nerdeyse hepsi müftülük personeli

Başyazının Mehmet Emin Ay tarafından kaleme alındığı dergi görsellik anlamında da göz dolduruyor. Dergide ayrıca Murat Yurtsever, Gülsüm Sarıdaş, Betül Altın, Yunus Emre Kır, Elif Özel, Esma Oruç Simav, Nilüfer Ateş, Havva Kocaaslan, Tuba Gülsüm Coşkun, Seda Şahin Ahmetaj, Tuba Mohsen ve Yavuz Selim Yedek’in yazıları yer alıyor. Bursevî, görünen o ki içeriğin tamamına yakınını müftülük personelinin yazdığı bir dergi ünvanını da içinde taşıyor.

Derginin ne zaman hangi aralıklarla çıkacağına dair bir kayıt yoksa da “sayı:1” ibaresi bu işin devam edeceğini gösteriyor. Bursevî’nin yolu açık olsun. İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) gibi sesi öteleri kucaklasın ve uzun soluklu olsun.

 

Kâmil Büyüker

Yayın Tarihi: 10 Haziran 2016 Cuma 11:34 Güncelleme Tarihi: 13 Haziran 2016, 11:07
banner25
YORUM EKLE

banner26