Bir sanat seçkisi; Kelime

On yıl önce yayımlanan, bugün edebiyat camiamızda varolan isimlerin de yazdığı bir düşünce ve sanat seçkisi olan Kelime..

Bir sanat seçkisi; Kelime

10780Bugünden geçmişe açılan dergi kapağı

On yıl önce yayımlanan, bugün edebiyat camiamızda varolan isimlerin de yazdığı bir düşünce ve sanat seçkisi olan Kelime’yi hep birlikte hatırlayalım ve tanıtalım istedik. Ne çok edebiyat dergimiz varmış? Her biri büyük umutlarla çıkmışlar yola. Yeni isimleri edebiyat camiasına kazandırmayı amaçlayanlar da olmuş, sevgilisine kızıp dergi kuran da…

Zaman zaman sahaflarda, tozlar içinde sersefil, yerde; bazen de bir dostumuzun kütüphanesinde rastgeliriz bu dergilerle. Çoğunun bugün faaliyet hâlinde olmadığını görürüz. Önce editörüne, hangi şehirde çıktığına, sonra yazar kadrosuna bakarız.

Bakarız ki, sayfalarında yer verdiği isimlerin hangileri bugün edebiyat serüvenlerini sürdürüyorlar. Buna dikkat ederiz. Çünkü dergiyle ilgili hiçbir fikrimiz yoksa bizde gerçekçi düşünceleri bu isimler sağlar. Kısacası isim edebiyatta en güçlü referanstır.

10786Yakın zamanda doğumunun onuncu yılı dolan ama bugün yaşamayan bir derginin iki sayısına ulaştım; Kelime. Mustafa Oral’ın editörlüğünde iki ayda bir yayımlanıyormuş. Kapağı kese kâğıdını andıran bir renkten ve malzemeden çatılmış. En son şair Cafer Turaç’ın İz’den çıkan Sessiz Redifler kitabının kapağı bu türdendi.

Kelime’nin kapağının hoş, sevimli, ilk baştan okura sıcaklık veren bir hali varmış. İsminin altında “düşünce ve sanat seçkisi” yazıyor. Bu “seçki” ibaresi “dergi”den mâli ve hukuki açıdan dergiyi çıkaranlara kolaylık sağladığı için kullanılır.

10785Bugün pek “seçki” yazan dergi kalmadı. Devir değişti galiba. Yazmanın, dergi çıkarmanın, fikri örgütlenmenin çok da korkulacak, soruşturma açılacak bir iş olmadığı kolluk güçlerimiz ve devletimiz tarafından anlaşılmış olmalı.

Derginin kapağında içeride karşılaşacağımız ürünlerin isimleri ve müellifleri sıralanmış. Buradan görüyoruz ki, isimlerin bir kısmı bugün de edebiyat sahnesindeler. Çelişik durumlar, gereksiz imza birliktelikleri de olmamış değil. Gerçekten edebiyatın yükünü çeken de yer almış dergide; arabesk, duygusal salınmalarla yazan, bundan parsayı götürerek bugüne kendisini popülerlikle taşıyan da yer almış. Geçelim.10782

Dergi on yıl önce çıkmış. Kaç sayı çıktı bilmiyoruz. Belki bu yazı sayesinde dergiyi daha yakından tanıtacak okur yorumlarıyla karşılaşırız.

Okuyabildiğim yazılardan ziyadesiyle istifade ettiğimi söylemeliyim. Mesela İbrahim Paşalı’nın Nuri Pakdil hakkında yazdığı “Mirasyediler Nuri Pakdil’in Anlayamazlar” başlıklı yazı, bugüne kadar yüzlerce kez adını duyduğum, kitaplarını az da olsa okumaya çalıştığım Nuri Pakdil’in bana kim olduğunu tertemiz öğreten bir yazı oldu.

Dergide şiir, hikâye, söyleşi, araştırma, tahlil ve düşünce yazılarına yer verilmiş. İhsan Deniz ve Sadık Yalsızuçanlar söyleşileri yapılmış.

10783Sadık Yalsızuçanlar şiir yazardı…

Mustafa Celep, Mustafa Uçurum, Selçuk Küpçük, Suavi Kemal Yazgıç dergiye şiir verip de bugün de şiirde ısrarlarını sürdüren isimler. Hatta Sadık Yalsızuçanlar’ın da Kelime’de şiir yayımladığını görüyoruz. Taha Çağlaroğlu imzasına da elimizde olan iki sayıda tesadüf etmemize rağmen bugün Çağlaroğlu’nun şiir yayımlayıp yayımlamadığını bilmiyoruz.

Yusuf Özkan Özburun, Mustafa Ulusoy ve Senai Demirci de Kelime’nin yazar kadrosundaymış.

10784Yusuf Tosun, Metin Karabaşoğlu, Muhammed Bozdağ, İbrahim Tenekeci, Hüseyin Akın, Mustafa Oral, Atakan Yavuz dergide nesirleriyle yer almışlar.

Atakan Yavuz bildiğiniz gibi Kunduz Dersleri adlı şiir kitabı olan, hâlihazırda Gerçek Hayat’ta birbirinden incelikli portre yazıları kaleme alan şairlerimizden. Sanırım ikinci şiir kitabı için dosyasına şiir büyütmekle meşgul. Yavuz’un “İsmet Özel’in ‘İnsana Yaptığı Fenalıklar’” başlıklı bir yazısını okudum dergide. İronik, esprisi yüksek, siyasete alabildiğine fenalılar yapmayı planlayan bu yazı Kelime’yle ünsiyetimi biraz daha artırıverdi, birden! Atakan Yavuz keşke daha çok görünse dergilerde. En son bir ay önce Dergâh’ta şiir yayımlamıştı.

Kelime’den haberler bu kadardı. Bize 2000’lerin eşiğinde bir edebiyat seçkisinin ahvalinden haber verdi. Son on yılda bir dergi özelinden edebiyatın nasıl da bir öğütücü olduğunu bir kez daha gördük.

 

Yakup Öztürk’ün arşiv serüveni devam edecek..

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2010, 20:35
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Göçer
Ali Göçer - 9 yıl Önce

80'lerde Metin Önal Mengüşoğlu'nun öncülüğünde çıkan ve Cahit Koytak, Murat Kapkıner, Mustafa Kutlu gibi isimlerin ilk ürünlerini yayınladıkları darbe sonrası dönemin en önemli edebiyat eylemi olan "Kelime" dergisi de anılsaymış keşke...

murat güzel
murat güzel - 9 yıl Önce

Ali beyin birkaç yanlışını düzeltip tavzih edelim. saydığı isimler 12 sayı konya'da, daha sonra bursa'da yayınlanan "kelime" dergisinde ilk ürünlerini yayınlamadılar. zaten edebi ürünleriyle bilinen isimlerdi onlar. bir de mustafa kutlu'nun kelime'de herhangi bir hikayesine rastlamadığımı söylemeliyim.
hikmet zeyveli'yi bu arada anmak gereklidir. çünkü derginin bursa dönemi tamamen hikmet zeyveli'nin yönetiminde çıkmıştır. sanırım o "kelime"yi benim ayrıntılı bir biçimde yazmam gereke

nurettin durman
nurettin durman - 9 yıl Önce

sanırım kelimeler karıştı. Yakup kardeşimin konyada çıkan kelimeden haberi yok galiba. Olsaydı daha değişik ve kendine has uslubuyla kaleme alırdı. Murat Güzel'in üzerine vacip olmuştur artık ilk kelimeyi yazmak.
Murat Kapkıner, Hikmet Zeyveli, Metin Önal Mengüşoğlu, Cahit Koytak ve böylece uzar gider yazarların isimleri.

Ali Kemal Yıldız
Ali Kemal Yıldız - 9 yıl Önce

Herkese Merhabalar

Bir dergi çıkarmak arefesindeyiz. Ki acaba illa da yasal izin şart mı, yoksa risk almaya değer mi?

banner19

banner13