Binbir Gece Masalları'nın dünyasına girmeli

Masal dendiğinde aklımıza ilk gelen klâsiklerden biri olan Binbir Gece Masalları’nı, Necip Tosun Karagöz dergisi için incelemiş. Mustafa Uçurum yazdı.

Binbir Gece Masalları'nın dünyasına girmeli

 

 

Masal temelli bir toplum olduğumuz aşikârdır. Sözlü edebiyat döneminden başlayıp günümüze kadar masallar hayatımızın her zaman başköşesinde yer almıştır. Masal anlatmak, masallar dünyasının hayal âleminde yaşamak, masal kahramanı gibi bir yaşam sürmek bizim için yaşamın tazı tuzudur. Masallarla büyümeyenimiz yoktur. Bir “Hayat Bilgisi” kitabındaki fotoğraf gibi çocukluğumuz vardı bizlerin. Bir sobanın etrafını kuşatıp, ninemizin ağzından çıkacak her nameyi masal gibi dinlerdik ve masal çocukları olarak çıkardık sokakların kalbine. Masallar süslerdi düşlerimizi. Kaf Dağı’nın arkasını da, yenilemeyecek ejderhaları da ancak savaşlarda görebilirdik. Zenginliğimiz masalların hazinelerinde karşımıza çıkardı. Okudukça daha bir zenginleşirdi içimiz.

Binbir Gece Masalları okunmalı

Doğu Edebiyatı’nın başyapıtlarından biridir Binbir Gece Masalları. Coşkulu bir ırmak gibi okuyanını içine çeken, hayal âleminin gizemli dünyasında nefes nefese bir yolculuğa çıkaran bu masalları, biz kendimizden biliriz ve başucu kitaplarımız arasındaki yerini her zaman koruruz.

Necip Tosun, Binbir Gece Masalları’nı Karagöz Dergisi’nin 25. sayısı için incelemiş. Bir usta öykücünün gözünden, bu masalların ayrıntılı olarak incelenmiş olması çok önemli. Bu masalların yazılış serüveninden başlayıp ele aldığı konular, mekânlar, olaylar, kişiler üzerinden tespitlerde bulunan Necip Tosun, bu öykülerin okuyuculara kazandıracaklarından da bahsetmekte.

Masallar, özellikle çocukların dünyasını renklendiren bir özelliğe sahip. Hayal denen dünya, masalda bütün sınırları ortadan kaldırıyor. Çocuklar masallarla büyüdükçe dünyalarında uçsuz bucaksız bir pencere açılıyor. Sevgileri, umutları, mücadeleleri sınır tanımıyor. Masal okudukça, çocuklar daha da çocuk oluyor.

Hikâye içinde hikâye

Şehrazat, ülkedeki kızları ölümden kurtarmak için masallar anlatır. Bu masallar öyle sürükleyicidir ki bitmek bilmez. Hikâye içinde hikâye dedikleri bir serüvenle binbir gece masallar anlatır. Bu masallar, bir medeniyetin her karışını adım adım gezen, insanlar üzerinden fıtratlara süzülen bir tezahürü de içinde barındırmaktadır. Necip Tosun yazısında; kişilerden, mesleklerden, kavramlardan, yargılardan, yazgılardan bahseder. Masallardan örnekler verir; olayların yoğunlukla işlediği adalet, ibret, merak, kahramanlık konularını örneklerle birleştirerek, hikâye içindeki yeni hikâyelerin birbiriyle olan bağlantısını anlatır.

Bu masalların daha güzel bir yanı, hepsi birbirine bağlı gürünse de okunurken farklı masallar olarak da okunabilmeleridir. Necip Tosun bunun sebebini de, her hikâyenin farklı başkişileri olmasına bağlıyor. Ayrıca, kahramanların yanında temaların da bütünlüğü sağlamasından dolayı, her hikâye başlı başına bir hikâyedir.

Necip Tosun, yazısının son bölümünde, bu masalların dünya edebiyatına kazandırılma serüvenini de anlatıyor. Kimlerin çalışma yaptığından, derlenme aşamasından, yayılma yollarından bahsediyor. Dünyanın bir kültür mirası olan bu masalların tüm milletler için önem arz ettiğinden bahsediyor. Dünya edebiyatında birçok yazılı esere tesir eden Binbir Gece Masalları’nın dünyaya yayılmasının, edebiyat adına büyük etkileri olduğunu örneklerle veren Necip Tosun, bu masallar üzerine dünyada çalışma yapmış araştırmacıların düşüncelerini de paylaşıyor. Doğu medeniyetine ait figürlerin Batılılar tarafından ilgiyle okunduğunu, onlar için özlenen bir dünyanın anahtarının bu masallarda saklı olduğunu ve bu masalların evrensel bir dili olduğunu anlatır.

Karagöz Dergisi’nin, edebiyatın her alanında geniş bir yelpaze sunarak dolgun bir sayı hazırlaması, dergiciliğimiz adına güzel bir gelişme. Yetkin kalemlerden önemli çalışmaları okuyucularla buluşturuyor olması, derginin geleceği adına önemli bir adım olarak görülebilir.

Hayat bir masaldan ibarettir. Yaşarız ve yeni masallar taşırız geleceğe. Geçmişimizden masallar devşirdikçe, gönül dünyamızla birlikte cümlelerimizde bereketlenir. Borges’in dediği gibi: “Binbir Gece Masalları bitmiş değil; binbir gecenin sonsuz zamanı kendi yolunda ilerliyor.”

 

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 23 Aralık 2013, 14:06
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13