Başkalarının Hayatı'nın farkı ne?

Başkalarının Hayatı dergisinin çerçevesini diğer dergilerden farkını Mustafa Celep kaleme aldı..

Başkalarının Hayatı'nın farkı ne?

 

Yayınına ‘İhtiyat yeteneği çürütüyor’ giriş cümlesiyle başlayan, Adana merkezli Başkalarının Hayatı adlı iki aylık şiir ve edebiyat dergisi, Salim Nacar yönetiminde ‘insan ve hakikat kaygılı’ derinlikli yürüyüşüne 4 sayıdır devam ediyor. Bu yürüyüşün bendeniz nazarında mana teşkil eden tarafı, taşıdığı içerikle birlikte mesele edindiği konunun ciddiyetidir.

Derinleşmek için…

‘Derinleşmek için dibe batmayı göze almak gerekiyor’ diyen Nacar’ın ilgili giriş yazısında ‘haklı çıkma’ gayreti içine girmeyişi, sığ seslere kulak tıkadığının ve meselesinin üzerine yoğunlaştığının ifadesi şeklinde okunabilir.

Türkiye’de yayınlanan birçok edebiyat dergisinin aksine, ‘Hakikati önemsiyoruz. Hakikate yanaşmaya çalışıyoruz.’ anlayışıyla yayınlanan bir edebiyat dergisinin sözü edilmeye değer oluşu, diğerlerinden de farklılığını oluşturan bir nüans ve gerçekliktir aynı zamanda.

Allah’a karşı sorumluluğumuz: Edebiyat

Edebiyatı ve şiiri, imanın konusu haline getiren kim var aramızda, sorusu poz verip trip yapan şairleri düşündürse gerektir. Başkalarının Hayatı dergisinin temel farklılığını burada arayabiliriz. Din ve edebiyatı bütünleştiren bir anlayışla yola çıkıyor Nacar, Müslüman kimliğini taşıyan bir edebiyatçının sorumluluk yüklü cümleleriyle karşılıyor okuru her sayıda. Mahiyet sorgulaması yapıyor daha çok. Edebi etkinliği Allah’a karşı sorumluluk bilincinin yansıması olarak görmesini de, bir anlayış ve tutum olarak önemsenmeye değer görüyorum. Akif gibi edebiyat, şiir ve inancı birbirine koşut düşünüyor Nacar. İnancın belirleyici ve hayatın ekseni haline geldiği ve yoğrulduğu bir edebiyat da bizi sekülerleşmenin tuzaklarına karşı koruyacaktır. Salim Nacar’ın bir derdi var: ‘Bu topraklara has’ yerli edebiyatın taşıdığı imkânları araştırıyor hemen birçok yazısında.Başkalarının Hayatı

Zihni açmazlara çare: Ahmet Midhat İslamcılığı

Teklifler de sunuyor. Derginin 3.sayısında ‘Vaadim o kadar yeşildi’ adlı giriş yazısında İslamcılık, yerlilik, şiirin yazılış gerekçeleri gibi konuların yanında ‘bu toprakların edebiyatı’ vurgusunu da gözeterek Ahmet Midhat İslamcılığı mirasının günümüz edebiyatı açısından taşıdığı anlamı tartışarak ana çizgilerini çiziyor.

‘Şiirin yoksul evlerindeki işlerliği hakkında utanmadan, konuşabilmeliyiz. Ahmet Midhat İslamcılığı bu yolu açacaktır bize.’

Salim Nacar’a göre genç yazarın gündeminde Ahmet Midhat Efendi’nin olmayışı yaşadığımız zihni açmazın bir örneğini teşkil eder. Bu da günümüzde birçok genç yazarın düşünceye hayatında ne kadar yer ayırdığını gösterir. Benim nazarımda şair, bir düşünür, bir tefekkür adamı demek aynı zamanda. Bir ağırlığı, bir duruşu olan adam demektir. Artistik cümleler kurmak zihnimize açılım sağlamak yerine ‘ben’imizi devleştirmekten başka işe yaramayacaktır. Şair alçakgönüllü bir düşünce işçisidir, insanın ve hayatın mahiyeti üzerine düşünen, geniş ufuklu bir mütefekkirdir.

Siyasi Giriş Yazıları

Derginin çıkan son sayısı olan 4. sayının giriş yazısı, güncelin ardındaki anlamı da açığa çıkartarak, siyasi ve kültürel iktidarın bugün geldiği aşamayı -ki Nacar’a göre tamamen yutturmacadır bu- Türkiye’nin varlığını ve taşıdığı anlamı sorgulayan canlı, dinamik bir yazıyla başlıyor. ‘Türkiye varlığını ne ile pekiştiriyor, Türkiye ne iken ne olmak istiyor?’ soruları da hayati denebilecek önemde esaslı sorular. Benim bu meselelere dikkat çekişimin nedeni, yüzeysel genç Türk şairinin bu ve benzeri meseleleri mesele edinmeyişidir daha çok. ‘Bam teli’ diyebileceğimiz sorular, sorgulamalar bunlar. Edebiyat ortamındaki sönüklüğün ve verimsizliğin nedeni, kalburüstü birçok dergide bu derinlikte bir düşünme ameliyesinin yer almayışıdır. Yaşıtlarının aksine düşünen bir şair profili çiziyor Nacar. Slogana yanaşmadan direnmenin imkânlarını kullanıyor.

Türkiye’den haberli

Şunu kabul etmek gerekiyor artık: Türkiye’de birçok dergi Türkiye’den habersiz bir şekilde yayınını sürdürüyor. Dergilerde Türkiye yok! Çoğunluğu itibariyle edebiyat dergilerinde Türkiye’nin meseleleri tartışılmıyor. Şairimiz/editörümüz sanki kulağını tıkamış, kafasını kuma gömmüş, hayattan kopuk teorisine yoğunlaşmış durumda. Böylece edebiyat ve siyaset arasındaki mesafe gittikçe açılıyor. Meselesiz dergiler yığını karşısında Başkalarının Hayatı, Türkiye’den haberli bir yayın anlayışını gözetiyor kanımca. Ürün bazında toplumsal meselelere biraz daha ağırlık verdiklerinde önemi, görmeyi bilen birçok edebiyatçının gözünde bir kat daha artacaktır.

4 sayının tartıştığı sorunlar bağlamında genel bir özetini vermeye çalıştığımız bu derginin çerçevesini çizmeye çalıştık. Derginin mesele taşıyıcı gücü bizi buna sevketti. Edebi uğraşı ‘kraker’ yani eğlencelik bir uğraş olarak düşünmeyen, ciddiyetle buna mesai harcayan Türk okur-yazarının bigâne kalamayacağı bir dergidir Başkalarının Hayatı. Salim Nacar’ın öncülüğünde iyi ve halis bir niyetle yola çıkmış olan bu dergi, ‘başkalarının dergileri’ne de, taşıyacağı iyi niyet istikrarıyla örnek olacaktır, umulur ki hayra vesile olur.

Mustafa Celep, vurguladı

 

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2012, 23:14
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13