Aslolan zihinsel hicreti gerçekleştirmek

Hece’nin ‘İslam Medeniyeti’ özel sayısı çıktı. Bu sayı, birçok yazar ve düşünür İslam medeniyeti üzerine yazdıklarıyla okura bir düşünsel ziyafet sunuyor..

Aslolan zihinsel hicreti gerçekleştirmek

 

Hece dergisi, geçtiğimiz yıl çıkardığı ‘Medeniyet' özel sayısının ardından bu yıl da paralel bir konuyu irdeleyerek, ‘İslâm Medeniyeti' özel sayısını okurla buluşturuyor. Başyazıda dil, tarih, düşünce, inanç bilinciyle oluşturulduğu belirtilen 26. özel sayı, 655 sayfadan oluşuyor; önemli yazarların inceleme ve değerlendirmeleriyle İslâm medeniyetinin dünü, bugünü ve yarını anlatılıyor.

5 bölümden oluşan özel sayıda, birinci bölümde “Kavramsal Çerçeve” oluşturulmuş. Rasim Özdenören, Vefa Taşdelen, Hicabi Kırlangıç, Lütfi Bergen, Gönül Yonar, Hilmi Uçan, Veli Urhan, Cemal Şakar gibi yazarların yer aldığı bölümde, İslam Medeniyetinin alanı çiziliyor, bazı kavramlara açıklık getiriliyor.

İkinci bölümün başlığı, “İslam Medeniyetinin Toplum Kurgusu”. Bu bölümde özellikle Efendimiz (sav) zamanından örnekler ve oluşumlar anlatılarak, İslâm'ın insanlığa katkısı, Mekke ve Medine’nin nasıl medeniyet merkezi oluşu ele alınıyor. Bu bölümde Yakup Şafak, Ömer Lekesiz, Salih Özer, Ali Ulvi Temel, Yusuf Turan Günaydın, Alper Gürkan gibi yazarların birbirinden değerli yazıları, değerlendirmeleri bulunuyor.

Üçüncü bölüm ise “İslam Medeniyeti ve Hayat” başlığını taşıyor. Bu bölümde Akif Emre, M. Fatih Kutan, Necip Tosun, Mustafa Tutkun, Salih Pay, Fatih Özkafa, D. Ali Tokel ve diğer birçok değerli isim tarafından kaleme alınan yazılarda, İslam medeniyetini Batı medeniyetlerinden farklı kılan özelliklere ve yaklaşımlara değiniliyor. Sanata bakış açısı, kadının yeri, sömürgecilik anlayışı, aydın, entelektüel gibi kavramları konu edinen yazılar, hayatımızı şekillendirmesi gereken İslam’ın bugün hayatımızın ne kadarını kapsadığını görmemiz için, bize özeleştiri yapma imkânı da sağlıyor.

Dördüncü bölüm “Soruşturma” başlıklı bir değerlendirme bölümü. Ömer Faruk Dönmez, Mustafa Orçan, Dinçer Ateş, Vehbi Sınmaz, Hüseyin Güneş ve Atasoy Müftüoğlu, bu bölümde sundukları değerlendirmelerle İslam medeniyetinin zamanın ruhuna hitabının nasıl olabileceği meselesini konu edinmişler. Son bölüm olan “Kaynakça”da da Yusuf Turan Günaydın tarafından hazırlanan İslam medeniyeti kaynakçası sunulmuş. Oldukça geniş bu kaynakça bu alanda çalışmak isteyenlere de kolaylık sağlayabilir.

Hedeften nasıl kaydık?

Dergide yer alan önemli makalelerden biri, Rasim Özdenören’in ‘İslam neyi hedefliyor: Müslümanca yaşamayı mı, uygarlığı mı?’ başlığıyla yayınlanan makalesi. Özdenören burada İslam’ın neyi emrettiği ve bizim bu emre muhalif hayatımızın geçirdiği evreleri anlatıyor. Yazara göre, İslam’a uygun olma çabasındaki hayatımız ilk olarak Tanzimat’tan bu yana güzergâh değiştirmeye başlıyor ve Batı yörüngesine kayıyor. Çünkü Cumhuriyet döneminde bir uygarlık kurma/yenileme çalışmaları, Batı uygarlığının temel kültürel terimlerinin (özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi…) bizim kültürel/dinsel terimlerimize paralel olduğu söylenmek suretiyle, ‘Batı uygarlığına erişme’ çabası olarak benimseniyor. Bunun için anayasa yapılarak, meşruti yönetim biçimine girilse de aslında zaten Osmanlı yönetim biçiminin (adı farklı olsa da) meşruti yönetimi izlediği göz ardı ediliyor.

Yazar, daha sonra eğitim alanında da Batıyı örnek alışımızı ve düşünürlerimizin de bunu desteklemelerini hep Batı uygarlığına imrenme eğilimi olarak görüyor ve tüm bunların dünyaperest bir eğilimin sonucu olduğunu söylüyor.

İslam medeniyeti sadeliği hedefliyor

Kültür ve uygarlığı birbirinden ayıran yazar, kültürü insan ihtiyacının belirlediği bir sonuç olarak oluşan yaşam biçimi, bu yaşam biçiminin ihtiyaç dışı bazı kaygılarla değiştirilmesi, bir plan dâhilinde geliştirilmesini uygarlık olarak görüyor. Mesela, basit bir ibriğin tenekeden yapılmış halinin insana hizmet eden bir eşya, altından yapılmış, elmaslarla süslenmiş bir ibriğin ise sahibinin hizmet ettiği bir varlık olarak, artık bir uygarlık ürünü haline geldiğini belirtiyor. Halbuki hiçbir peygamberin hayatında süslü bir ibrik bulunmuyor.

Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberlerin hayatında (çoğunun ilgilendiği bir zanaat olmasına rağmen) bu uygarlık tanımı altına alınabilecek bir şey bulunmuyor, hiçbir şey asal görevi dışında kullanılmıyor ve yazara göre, kültürün uygarlık haline dönüştürülmesi, insanın sapmasında bir rol oynuyor. Bundan dolayı yazar okuyuculara, ‘günlük hayatta ihtiyaca binaen kullandığımız her türlü eşyanın esas görevini icra edecek biçimde üretilmesi, pahalı malzemelerle asal işlevini yapamayacak duruma gelmesinden kaçınılması gerektiği’ni söyleyerek uyarıyor.

Niçin Ay’a seyahati Müslümanlar gerçekleştirmedi?

Özdenören yazısında, İslam’da varsıllığın da yoksulluğun da övüldüğü durumlar olduğundan bahisle önemli olanın bu iki duruma da şükredilmesi gerektiğini, Müslümana dünyadan el etek çekmesinin salık verilmediğini söyleyerek, o zaman eskilerden beridir tekrarlanan ve Müslümanların geri kalmışlığına, tembelliğine kendilerince delil bulanların ‘televizyonu neden Müslümanlar icat etmedi’ ya da ‘Ay’a niçin ilk Müslümanlar gitmedi’ sorularına da yine bu meyanda cevap veriyor: Gerek duymadılar ki!...Ve hatta Müslümanlar kendilerine özgü hayatı hakkını vererek yaşasaydılar bu icatlara yönelme ihtiyacı bile duymayacaklardı. Çünkü yazara göre, bunlar basit hesap meseleleridir, gözde büyütülecek işler değildir; asıl zor olan tüm bu icatlarla bezeli tağuti hayattan vazgeçebilmektir, bu dramatik durumun farkına varabilmektir.

Ve sonuç olarak, yazar, İslam’ın bize basit ve sade bir hayat öngördüğünü, böyle bir hayatın insanı hem başka insanlardan hem de dünyadan müstağni kıldığını belirterek ‘öyleyse yapılması gereken şey nedir’ sorusuna şöyle cevap veriyor: “Basit: zihinsel hicreti gerçekleştirmek… Zihinsel hicret, onun zihnine yerleşmiş olan tağuti düzenin tüm ayartıcı kavramlarını, kurumlarını zihninden dışlayarak, İslam’ın öngördüğü basit hayat tarzına talip olmak; kendi asal ilmini yeniden, sil baştan ondan ne istediğini kavramak ve gereğini yerine getirmek…”

 

Zehra Sena Güray yazdı

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2013, 10:37
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13