'Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur

'Arap İhaneti Efsanesi' başlığıyla çıkan Derin Tarih dergisinde, yüz yıl önce Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in İngilizlerin verdiği destekle Osmanlı’ya karşı çıkardığı isyanın, Arap ve Türk toplumundaki yansımaları, meydana getirdiği sonuçlar ele alınıyor. Metin Uygun yazdı.

'Arap İsyanı' Algısı İngilizlerin Oyunudur

Derin Tarih dergisi Ocak 2017 tarihli 58. sayısında yüzyıllık bir meseleyi dosya konusu olarak işliyor. “Arap İhaneti Efsanesi” başlığıyla çıkan dergide, yüz yıl önce Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in İngilizlerin verdiği destekle Osmanlı’ya karşı çıkardığı isyanın, Arap ve Türk toplumundaki yansımaları, meydana getirdiği sonuçlar ele alınıyor. Türk,  Arap akademisyen ve tarihçilerin katkı verdikleri dosyada dile getirilen ortak görüşlerden birisi, Araplar tarafında “Türkler bizi yüz yıllardır sömürdüler, baskı ve zulüm uyguladılar” söyleminin ve algısının hafızalarında, politikalarında, eğitim programlarında yer almasıdır. Bizde de “Araplar bizi arkadan vurdu, bize ihanet ettiler” gibi düşüncelerin toplumumuza yerleşmiş olmasıdır.

Dile getirilen diğer bir ortak görüş de; her iki tarafta da bu düşmanca düşüncenin, algının İngilizler tarafından inşa edildiğidir. Şerif Hüseyin’in isyanına bütün Arap toplumunun katılmadığı, destek vermediği, ancak Arap nüfusunun en fazla onda birinin bu isyana iştirak edip destek verdiği, bununla beraber Arap halkının büyük kısmının Osmanlı’nın yanında yer aldığı vurgulanan diğer önemli bir husustur.

İsyanın en ağır bedelini Filistinliler ödemiştir

Prof. Dr. Zekeriya Kurşun bu dosyanın editörlüğünü yapmış ve kendisiyle, ‘Arap isyanı değil Şerif Hüseyin isyanı’ başlığını taşıyan bir röportaj gerçekleştirilmiş. Kurşun, burada, iki toplumun özellikle Yavuz Sultan Selim ile başlayan münasebetlerinin tarihi, diğer Arap isyanları, bu isyanların çıkış sebepleri, Şerif Hüseyin isyanının çıkış sebebi gibi konuları kapsayan açıklamalarda bulunur. İngilizlerin devamlı surette Arap milliyetçiliğine vurgu yaparak bu milleti Türklerden koparmayı hedeflediklerini ifade eder. Bu isyanın ‘Arap isyanı’ olmadığını ısrarla teyit eder. Modern Arap tarihçilerinin ve sosyal bilimcilerin bu vakayı ‘Şerif Hüseyin İsyanı’ olarak değerlendirdiklerini açıklar.

Zekeriya Kurşun, Şerif Hüseyin isyanını hazırlayan tarihi, siyasi, sosyolojik, ekonomik sebepler hakkında da önemli bilgiler verir. Bu olayın Ortadoğu’da meydana getirdiği sonuçlarıyla ilgili görüşlerini dile getirir. Bu olay önce savaş döneminde toplumsal direnci kırmıştır. Araplar ve Türkler arasında soğukluk meydana gelmiştir. İşgalciler, bölgede Osmanlı’nın sömürgeci bir güç olduğu algısını yaymışlardır. İsyanın en ağır bedelini Filistin’in ödediğini belirtir Kurşun. Haşimiler varlıklarını sürdürmek için İsrail’in kurulmasına göz yummuşlar.

Bu isyan, İslam ile savaşma alanı olarak kullanıldı

Zekeriya Hoca, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren günümüze kadar bütün ders kitaplarını incelediğini, kitaplarda Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair doğrudan bir iddianın olmadığını söyler. Buna karşı Arapların ders kitaplarında konuya daha çok yer verildiğini ve olumsuz ifadelerin yer aldığını açıklar. Türkiye’de resmi görüş olarak Araplarla ilgili olumsuz bir argümanın geliştirilmediği, ancak bu isyanın bazı çevreler tarafından İslam ile savaşma alanı olarak kullanıldığı konusuna dikkat çeker. Anadolu’da Arap ihaneti üzerinden propaganda yapılması Arap ihaneti argümanını beslemiştir. Bu düşünce zamanla resmi söyleme de yansımıştır. Neticede halklar arasında ciddi soğukluklar meydana gelmiştir.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan ve bugüne kadar devam eden dünya düzeni, özellikle İslam âlemi ve biz Türkler için bir fetret devri olmuştur. Yüz yıllık fetretten kurtulmak, alışkanlıkları terk etmek kolay değildir. İslam âlemi bu oyunun farkına varmaya başlamış, bundan kurtulmanın yollarını aramaktadır.

Ortak tarihimiz, dinimiz, medeniyetimiz, inanç birliğimiz ve ortak menfaatlerimize göre hedef belirleyip hareket etmemiz bu fetretten kurtulmamızı sağlayacaktır. Derin Tarih dergisi, bu konuyu gündeme getirerek iki toplum arasında bir dostluk köprüsü inşa ediyor.

 

Metin Uygun

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2017, 11:28

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Oldirik
Oldirik - 4 yıl Önce

Bu olay ümmetçilik fikrini bertaraf etmek akabinde halifeliği kaldırmak için oluşturulan algıdır. Eğer böyle yapılmasıydı Halifelik kaldırılamaz islami birlik bozulmazdı. Orta Doğu da bir olay olduğun da abd rusya iran gibi ülkeler fesat çıkaramazdı. Bu birliktelik bir şekilde engellendi. Umarım Allah bize tekrar halifelik adı altında birleşmeyi nssip eder. Çünkü buna mecburuz.

erkan
erkan - 4 yıl Önce

Öncelikle tarihte yaşanan her olayı ingilize bağlamak biz müminlerin sorumluluk bilincini ve anlayışını olumsuz etkiliyor. Kendimizi sorgulayarak işe başlamalıyız. Eğer biz irademizi kullanamazsak başkalarının oyuncağı oluruz. Ümmeti meydana getiren unsurların önce kendini yerel ve etnik kimliğinden sıyırması, kendini mümin olarak tanımlaması gerekir. Dünyayı değiştirmek istiyorsak önce biz değişmeliyiz. Her şeyi İngiliz'e bağlamak sorumluluktan kaçmaktır. Kendi hatalarımızla yüzleşelim.

Hacı Veli
Hacı Veli - 4 yıl Önce

Yazınızda belirtmişsiniz. Arap dünyası ders kitaplarında Türk düşmanlığı var. Türkiye Cumhuriyeti ders kitaplarında böyle bir şey yok. Tarafsız ve milliyetçi kaynaklar Şerif Hüseyin İsyanını da Cemal Paşa'nın zulmünü de yazıyorlar. Arap dünyasında bazı devletler eğitime Türk düşmanlığını sokmuşlar. Halbuki Türkler Suriye, Filistin, Mısır ve Hicaz'ı Araplardan değil Türk ve Kafkasyalı toplumların yönettiği Memluklerden almıştı. (1517-1519)

Serkan altuntaş
Serkan altuntaş - 4 yıl Önce

Güneşin önüne gelen bulutların sebebi ingiliz yahudi ve Amerikalılar mı acaba

banner19

banner13

banner26