Aralık Yediiklim'i kaçırmamalı!

Yedi İklim'de Dr. Sezai Coşkun İmkânsız Öyküler hakkında neler yazdı? Dergide bu ay da çok önemli metinler var!

Aralık Yediiklim'i kaçırmamalı!

Dr. Sezai Coşkun, Rasim Özdenören’in son öykü kitabı üzerine Yedi İklim’in bu ayki sayısında derinlikli, kitabı kuşatıcı bir yazı kaleme aldı. Yazı olağan bir kitap eleştiri yazısının çok ötesinde, Özdenören’in dilini, yapmak istediklerini, kitabın alt metnini ayrıntısıyla ele alıyor.  

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören

Öykümüzün usta isimlerinden biri Rasim Özdenören. Son öykü kitabında seksen kısa öyküye yer veriyor. Bu Özdenören öykücülüğünde çok alışıla gelinmiş bir durum değil. Fakat kıvrak bir dil, yirmi yılı aşkın yazılma süreçleriyle bize bambaşka bir dünyanın kapılarını aralıyor. İmkânsız Öyküler birçok özelliğiyle Özdenören’in öykü tarihinde farklı bir yerde duracak.  

Sezai Coşkun yazısının giriş kısmında Özdenören’in yazarlığının ve öykücülüğünün başlangıcına değiniyor. Bize, Özdenören’in ilk hikâyesini 1957’de Varlık’ta yayımladığını hatırlatıyor. Kısa öykü türünün yazar için ne anlam ifade ettiğini belirtiyor: “… bu öykü türünün Özdenören’in farklı okumalara imkan veren, yoğunlaştırılmış bir edebi dille kurgulanan ve ‘anları’ yakalamaya çalışan öykü anlayışına uygun düştüğü söylenebilir.”  

İmkânsız Öyküler’de modern kentin söz konusu edildiğini ancak zaman zaman yazarın hayatında derin izleri olan Maraş’ın geleneksel bir şehir olarak öyküleri beslediği söz konusu ediliyor. Özdenören’in öykülerinde kıssa barındırmaması, mesaj vermemesiyle de ayrı bir yerde durduğu belirtiliyor.  

Sezai Coşkun
Dr. Sezai Coşkun

Sezai Coşkun’a göre hikâyelerde yakalanan anların içeriğinde varoluşa ait meseleler ilk göze çarpan hususlar oluyor. Anlatıcı bu öykülerde eşya, insan ve hayat üzerine sıkça düşünmektedir, Coşkun’a göre.  

Modern kenti neden tercih ediyor?  

İmkânsız Öyküler’de öne çıkan öyküler yazıda tek tek söz konusu edilmiş. Birbirinden içerik yönünden ayrılan öyküler, kitabın daha iyi anlaşılabilmesi için ayrıntısıyla ele alınmış. Mesela Metal Yokuş başlıklı öykü. Sezai Coşkun’a göre bu öykü modern kent-insan ilişkisinde hususen tahlil edilmelidir.  

Özdenören’in sıklıkla modern kenti söz konusu edip, modern kenti karalaması bir çelişki olarak görülebilir fakat Sezai Coşkun bunun bir paradokstan ziyade Özdenören’in insanla beraber olmak istemesinden dolayı modern kenti tercih ettiğini söylüyor. Çünkü “Özdenören’in esas meselesi bütün öykülerine yerleşen insanın varoluşunu anlama meselesidir.”  

Yedi İklimSon olarak kitabın metinlerarası ilişkisine de bakılıyor. Rilke, Kafka, Faulkner, Necip Fazıl’a göndermelerde bulunulması Coşkun’a göre öykülerdeki anlamsal derinliği artırıyor.  

Sezai Coşkun’un bu yazısı kitabı okumayanlarda bir an önce okuma arzusu uyandırırken, okuyanlara da, bu gözle tekrar okunmasını salık veriyor. Kitap hakkında Özdenören’in verdiği söyleşileri, Özdenören hakkında yazılanları da yazısına dipnot olarak taşıyan Coşkun, İmkânsız Öyküler üzerine miras kalacak bir yazı kaleme getirmiş.  

Yedi İklim’in bu sayısında yer alan diğer ürünlerden bahsetmemek olmaz! Çünkü bu sayı gerçekten dolu dolu. Çok iyi yazılar var dergide.  

Ali Günvar, Şaban Abak, Zafer Acar, Akif Kuruçay dergide şiir yayımlayan şairlerden bir kaçı. Ali Haydar Haksal, Ömer Say, Burcu Akkanlı hikâyeleriyle dergide yer alıyor.  

Zafer Acar'ın iki ürünü daha var. Karagöz’ün ve Fayrap’ın son sayılarından hareketle önemli bir yazı yazmış ki bu yazı ayrı bir haber olmayı gerektiriyor. Süleyman Çobanoğlu’nun yakın zamanda yayımladığı şiir kitabı Hüdayınabit hakkında da önemli bir eleştiri yazmış. Yeprem Türk, Hakan Şarkdemir’i yazmış. İsmail Demirel, Abdullah Harmancı’nın hikâyeciliğine yazmış. Yazı önemli tespitleri barındırıyor. 

Aykut Nasip Kelebek, Murat Menteş'in Kuzgunun Gölgesi isimli şiir kitabını yazmış. 

Bunlar haricinde birçok inceleme, hatıra yazıları da derginin sayfalarında yer alıyor.  

Dolu dolu bir Yedi İklim okurlarını bekliyor.  

 

Yakup Öztürk haber verdi.

Güncelleme Tarihi: 16 Aralık 2009, 08:49
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bülent Yetili
Bülent Yetili - 9 yıl Önce

derginin en has bölümü sondaki eleştiriler. Murat Menteş roman çıkardığı aylarda Aykut Nasip Kelebek, ona şiiri unutmaması gerektiğini, ona o başarılı romanları yazdıranın şiir olduğunu vurgulamış gibi. Kelebek'in şiirleri kadar yazıları da başarılı. Aziz Mahmut Öncel' katılıyorum ( geçen ay onun çok şık bir şiirini okumuştum) Zafer Acar tarafsız bir bakış atmış ve herkes gibi Arslanbenzerin hakkını yememiş, tebrikler

Orhan ÖZEKİNCİ
Orhan ÖZEKİNCİ - 9 yıl Önce

Sezai hocayı, geç kaldığım derslerinden sonra burada görmek memnun etti beni... Keşke bir gün öykü yayınlasa yedi iklimde.

aziz mahmut öncel
aziz mahmut öncel - 9 yıl Önce

zafer acar'ın arslanbenzer ve karagöz hakkındaki yazısını çok beğendim. lüzumsuz onca eleştirinin ardından zafer acar durumu iyi özetlemiş. karagöz'ün tutumu ve fayrap'ın tutumu iyi gözlenmiş. ve sonuçta dikkat edilmesi gereken noktaları iyice belirtmiş.
karagöz aslında dinamik bir dergi hatta kaliteli bir duruşu var ama hiç mi eleştirilecek yanı yok. zafer acar'ın murat üstübal yorumuna katılıyorum sonuna kadar.

kenan
kenan - 9 yıl Önce

yedi iklim son iki yıldır şiddetli bir parlaklıkla çıkıyor. ben cümle kurmada yetenekili değildirim, lakin bu güzel ilk cümleyi gerçekten derginin niteliği kurdurdu. Yazılar dikkat çekici, Zafer Acar yine çarpıcı şeyler yazmış, onun eleştirileri ile şiirleri başa baş gidiyor. Şiirde yedi iklim son iki yıldır bizi bahtiyar etti. Bakalım yıllıklar ne yapacak, mesela zafer acar'ı edebiyat ortamı konuşup dururken yıllıklar yine atlayacak mı? Özellikle Hakan Arsalnbenzeri merak ediyorum.

şahin günaydın
şahin günaydın - 9 yıl Önce

ali haydar haksalın hikayesi bomba gibiydi. bir ölü kendini anlatıyor.
okuyun arkadaşlar.
Ali Günvar da zafer acar'a uymuş, 6 sayfalık soluklu şiir yazmış. Eyvallah.
Çok hoş. şiirimiz, cüsseleniyor.

hamza
hamza - 9 yıl Önce

Muhterem hocanın yazıları takip edilmesi gerekenler arasında yer almalıdır. Genç yaşına rağmen muhterem hoca inşaallah çok iyi işler yapacaktır. Bu sayede biz de Yedi İklim'i okuyacağız..

Süheyl
Süheyl - 9 yıl Önce

Yediiklim dergisi şuan edebiyat dünyasında çıta gibi duruyor. Bu çıtayı yükseltmek hepimizin görevi. Ben yediiklimi neden okurum ?
1) Zafer Acar ağabeyimizin ironik ve bir o kadar da lirik şiirleri
2) Cevdet Karal ağabeyimizle gireriz metafizik gerilime
3) Eleştiri dedin mi Aykut Nasip Kelebek
4) Hikaye alanında fazla birşey söyleyemeyeceğim ama son sayıyı esas alarak Ali Haydar Haksal.
5) Vee son olarak genç şairlerimiz( onları yazmazsak gelecek hakkında birşey düşünemeyiz değil mi?

banner19