Aktüel ve entelektüel bir dergi idi!

Aktüel dergicilik dindarlar arasında her zaman özlenen ama çok ömürlü olmayan bir dergicilik tipidir.

Aktüel ve entelektüel bir dergi idi!

 

Türkiye’de yıllarca dar bir alana hapsedilen dindarların kendisini görünür kıldığı/kılmaya çalıştığı alanlardan biri de dergicilik dünyasıydı. Bu alanda özellikle Üstad Necip Fazıl merhumun çabaları çığır açıcı oldu. Her ne kadar estetik sahibi nesiller yetiştirmek değil iman sahibi bireyler yetiştirmek birincil hedefi olsa da, sanatçının doğal hali “ince zevk” sahibi olma, ister istemez onun ürünleri dahil yaptığı her şeyde tezahür ediyordu.İzlenim dergisi

Türkiye’de, özellikle 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında görece ortaya çıkan özgürlük ortamı ve İslami kesimin sermaye birikimi, medya alanında da ciddi girişimlerin ortaya çıkmasına yol açtı.

Bu girişimlerin hepsi önemliydi ve hepsi de bir tuğla misali, yükselen yapıda önemli işlevlere sahipti. En gereksiz sanılanın bile bir boşluğu doldurduğunu göz ardı etmemek gerek.

İzlenim dergisi

Bizim camia”da eksikliği hissedilen popüler aylık dergi boşluğunu doldurmak için ortaya çıkan dergilerin öncülerinden biri oldu İzlenim dergisi. Derginin kadrosuna baktığımızda, bu derginin kalitesi hakkında herkes fikir sahibi olacaktır: Ahmet Şişman’ın sahibi olduğu derginin Yayın Kurulu Başkanı Hayreddin Karaman, Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert, Yazı İşleri Müdürü ise İbrahim Kiras.

Her ne kadar yukardaki isimler bir fikir vermek için yeterli olsa da, derginin Yayın Kurulu’ndaki isimleri de, bir vefa borcu olarak analım: “Ali Bulaç, Ahmet Davudoğlu, Davut Dursun, Ebubekir Eroğlu, Nazif Gürdoğan, İlhan Kutluer, Mustafa Özel, Kemal Sayar, Nazife Şişman”.

Dergiye Ankara izlenimleri aktaran isim de aşina birisi: Fehmi Koru.

Ayın konuları

Elimde derginin Kasım 1994 tarihli 15. sayısı var. Derginin içeriğine şöyle bir göz atıldığında, iki şeyin çok güzel harmanlandığı dikkat çekiyor: Popüler olan ile kalıcı olan. 

Ayın dosya konusu “Türk Eğitim Sistemi”yken popüler konu olarak seçilen konu da,  literatürümüze “Rüşvetin belgesi olur mu la!!!” cümlesiyle geçmiş olan yolsuzluk, rüşvet ve tabii bu olayın müşahhaslaşmış hali: Engin Civan olayı.

İzlenim dergisiO zaman “Güneydoğu Sorunu” idi

İbrahim Kiras’ın imza attığı yazı, günümüzün de tartışma konularından biri: “Devletin İdeolojisi Olmasın”

Dergide ayrıca şimdiki adı Kürt Sorunu, o zamanki adıyla Güneydoğu Sorunu olan konu da incelenmiş. Konuyla ilgili görüşüne başvurulan kişiler A. Melik Fırat ve Altan Tan. Altan Tan’ın söyleşisindeki spot cümle ise ilginç ve sanırım da güncel: “Değişimin önündeki en büyük engel CHP’nin altı okudur.”

Kaliteli isimler vardı

Derginin bu sayısına katkı sağlayan bir başka isim: Cihan Aktaş.

Dergide ayın söyleşisi, Şeyh Nazım Kıbrısî ile yapılmış. Kıbrısî, görüşlerini şu cümleyle özetlemiş: “Bütün sistemler çürümüştür, İslam alternatiftir.”

Derginin kültür sayfalarında Şeyh Bedrettin incelenirken, Rasim Özdenören de “Rasim Özdenören’in Yaklaşımı” başlıklı köşesinde Kafka’nın öykülerinden yola çıkarak insan ruhunda bir gezinti yapmış.

Bilim sayfalarında Kemal Sayar ve Azmi Özcan yazılarıyla yer almış.

94’ün meseleleri bugünle aynı

Şehir konusu da derginin sayfalarında yer alırken yayın dünyası ve bizi ilgilendiren boyutuyla cemiyet hayatı da ihmal edilmemiş. Cemiyet sayfalarında haber değeri bulan konu başlıklarını, günümüzün konu değeri bulan başlıklarıyla karşılaştırma yapmak için özellikle anmak isterim: “Bağcılar’da İmam Hatip Lisesi temeli atıldı.”, “Bilim ve Sanat Vakfı’nın Seminerleri”, “Birleşik Dağıtım’da Türk Basını Tartışması”, Kültürde Çokseslilik”, “Beşinci Boyut’un İtalya Zaferi”

 

Ahmet Serin, güzel bir dergiyi hatırlayarak yazdı

GYY'nin notu: İzlenim dergisinin ilk dönemi özellikle muhteşem bir dönemdir. Ahmet Serin Bey derginin 2. döneminden bir sayısını anlatmış bizlere. Varın o 1. dönemin (13 sayı sürdü bu dönem) kalitesini siz düşünün. 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2011, 01:15
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
rabia kardaş.
rabia kardaş. - 8 yıl Önce

yihhu in, ya hu out! sayısı vardı bizde de. nadir eserler koleksiyonumuzda.

Y. T. Günaydın
Y. T. Günaydın - 8 yıl Önce

İzlenimin 2. dönemi, aylık çıkan ilk 13 sayıyla 14-40. sayılar arasında bir yerlere sıkışan haftalık çıktığı dönemdir. Haftalık İzlenim sayı 1'den başlayıp sayı 10'da sona erdiği ve aslında derginin üçüncü dönemi olan 14-40 arası sayılardan önce çıktığı; her şeyden önemlisi çopk kısa ömürlü bir dönem olduğu için gözlerden kaçmış olsa gerek.

A Sabit
A Sabit - 8 yıl Önce

İzlenim, çıktığında daha çocuk olduğumdan kıymetini bilemediğim ama akıl ermeye başladığında, babamın kütüphanesinde ilk dikkatimi çeken dergilerdendi. Çok sayısı yoktu o kütüphanede ama yine de kapak konuları güzeldi.
Sonra sahaflarda rastladığımda ne yapıp edip aldığım ama çok fazla da rastlayamadığım güzel dergi...

Önce "İzlenim" gitti..
Sonra "Bilgi ve Hikmet"
Sonra "Yarın"
Sonra "Anlayış"...

: (

hatice tokdemir
hatice tokdemir - 8 yıl Önce

şimdilerde bir dengi var mı (varsa bilgilendirin lütfen) bilmem ama "izlenim" çok değerli kalemleri biraraya getiren ve seçilmiş konuda okuyucuyu doyuran kalite bir dergiydi. ben de özlemle hatırladım.

banner19

banner13