Açılım dediğin böyle olur

Her yaş grubuna, her cenahtan düşünce sahibine sesimizi duyurmayı amaçlıyoruz. Belki bunun için hakikati söyleyen herkese sayfalarımızı açıyoruz.

Açılım dediğin böyle olur

Sonbaharın hüznü ve ağırlığından her şey gibi kelimeler de nasibini alırken Yeni Dünya Dergisi aydınlık bir Kasım sayısıyla okuyucusunu selamlamış. En güzeli sunabilme endişesi ve azmi bu ay da mecmuanın hoş kokulu satır aralıklarından okuyucuya gülümsüyor.  

 

Yeni Dünya DergisiDergi çıkarmak üniversite kurmaktır

“Dergi çıkarmak bir üniversite kurmaktır.” düsturunu merkeze almak, Dergi’nin hedeften sapmayan çizgisini her sayıda biraz daha belirginleştiriyor.

Dünya ve ülkemiz çerçevesinde sancılı bir dönemden geçerken Yeni Dünya Dergisi de bu değişim rüzgârından nasibini almış görünüyor.  “Sahip olduğu manevi dinamiklere dayanarak daha çok insanı; daha çok zihniyeti kucaklayıcı “yeni” bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Her yaş grubuna, her cenahtan düşünce sahibine sesimizi duyurmayı amaçlıyoruz. Belki bunun için hakikati söyleyen herkese sayfalarımızı açıyoruz. “Birlikte kardeş gibi yaşamayı öğrenmeliyiz, yoksa birlikte aptal gibi öleceğiz.” diyordu Martin Luther King.” Mahmut Bıyıklı’nın editör yazısındaki bu ifadeler mecmuanın yapısındaki bir  açılımın da öncü işaretlerini taşıyor.

8849
Mahmut Bıyıklı

Kasım sayısı  “çarpıcı” başlık ve gündemlerden oluşuyor. “Açılım” konusunda maneviyatsızlık parazitinden uzak, duyarlı sesleri kayda geçirmek adına titiz bir gayretlilik dikkat çekiyor. Dergi sayfalarından uzak duran gençlerin yeni Yunus’u  Sagopa ile gerçekleştirilen söyleşi, pek çok genç okuyucuyu kendine çekeceğe benziyor. Tasavvuf söyleşileri ise derginin tasavvufu bir lezzet bir zevk olarak sunma anlayışına uygun zenginliklerle dolu. Vefatının 29. yılında  M. Zahit Kotku’nun anılması, güzel bir kadirşinaslık örneği. Bu suretle bütün güzelliklere kapısının açık olduğu söylemini gerçekleyen Yeni Dünya Dergisi, bulunduğu mecrada takdiri hak ediyor. Prof. Dr. Recep Şentürk’ün ortak hafızamızın kuvvetlenmesi ile ilgili görüşleri önemli. Farklı bir “Ergenekon”a dair söyledikleri ise daha önce telaffuz edilmemiş üzerinde düşünülmesi gerekli bilgiler getiriyor. Hidayet öyküleri Dergi’ye canlılık ve renklilik getirmiş. Yavuz Sultan Selim’in ve Bediüzzaman’ın “açılım” hakkındaki görüş ve politikaları tarihi geniş çerçeveden görmemizi sağlayan derin yazılar. Dergi’de dikkat çeken bir husus ise şu: İnsanların uzun şeyler okumaya vakit, takat ve tahammüllerinin giderek azaldığı bu sür’at çağında, söyleyeceği önemli mesajları “dağarcık” adı altında çok renkli ve çok sesli sayfalar eşliğinde okuyucuya sunması. Yalnız gençler için değil, her yaş grubu insan için dinlendirici, eğlendirici ve bir o kadar da düşündürücü bu ifade tarzı, Dergi’nin okunurluğunu çok arttıracak gibi görünüyor.

 

İbrahim Ethem Gören haberdar etti…

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2009, 08:31
YORUM EKLE

banner19