1362'de Elhamra'da unutulmaz bir Mevlid kandili

Derin Tarih dergisinin 4’üncü özel sayısı olan ‘Ah Endülüs’ ekindeki ‘Elhamra’da Unutulmaz Bir Mevlid Kandili’ yazısı, okuru yedi asır öncesine götürüyor. Metin Uygun yazdı.

1362'de Elhamra'da unutulmaz bir Mevlid kandili

Hicri yılın ilk kandili Veladet (Mevlid) Kandili’dir. 22 Aralık gecesi, Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) âlemleri şereflendirdiği Veladet Kandili’dir. Resulullah Efendimiz (s.a.v.) Rebiulevvel ayının 12’nci gecesi kainatı teşrif etmişlerdir. Fazilet Neşriyat tarafından yayınlanan Dua ve İbadetler isimli küçük mecmuada, “bu ay içerisinde mümkün olduğu kadar selat ü selam getirilmeli, Salat-ı Nariye, Salat-ı Münciye ve Salat-ı Fethiye okumaya çalışılmalıdır” tavsiyesinde bulunulur. Ayrıca bu gecenin manevi zenginliğinden istifade etmek için bir tesbih namazı kılmanın da büyük sevabı olduğu yazılır aynı mecmuada...

Elhamra’da unutulmaz bir Mevlid kandili

İsterseniz Mevlid Kandili vesilesiyle tarihte bir yolculuğa çıkalım ve Derin Tarih dergisinin 4’üncü özel sayısı olan ‘Ah Endülüs’ ekinde, ‘Elhamra’da Unutulmaz Bir Mevlid Kandili’ yazısıyla yedi asır öncesine gidelim ve bu unutulmaz merasimin misafirleri arasına katılalım. Bizi bu misafirliğe davet eden yazıyı Kuveyt Körfez Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. April L. Najjaj kaleme almış. Prof. Najjaj bu yazı üzerinden o zamanki Elhamra hakkında, kandil merasimlerinin egemenlik alameti, sembolü olarak kullanıldığı bilgisi ile Endülüs yemekleri, protokolü ve buna benzer birçok konu hakkında çok değerli bilgiler verir. Ayrıca Kuzey Afrika’da 13. yüzyılda, Kurban ve Ramazan bayramları dışında Mevlid Kandili kutlamasının çok yaygın olarak yapıldığını ve bunun ilk defa Mısır ve Kuzey Afrika’da hüküm süren Fatımiler döneminde gerçekleştiği bilgisine de yer verir yazısında. Oradan da Gırnata’ya ulaşmış bu kutlamalar.

29-30 Aralık 1362 (12 Rebiulevvel 764) tarihi gecesi kutlanan Mevlid Kandili pek muhteşemdir. Bu Mevlid Kandili, Elhamra’da kutlanan ilk kandil olmuş. Nasrilerin Sultanı I. Yusuf 1354 yılında öldürülmüş. Yerine oğlu V. Muhammed tahta geçmiş. Fakat o da babası gibi 1359’da bir saray darbesine maruz kalmış. Kuzey Afrika’daki Merini sultanlarının ve Hıristiyan Kastilya’daki I. Pedro’nun da yardımıyla Gırnata’daki tahtına geri dönebilmiş ve 30 yıl kesintisiz tahtta kalmış. Sultan V. Muhammed’in tahta dönüşü Elhamra Sarayı’nda kandil vesilesiyle bir program düzenlenerek kutlanmış. Mevlid Kandili programları için tahsis edilen mekan hakkında, “İspanyolların İki Kız Kardeş dedikleri salonda gerçekleştirilir” bilgisini veriyor yazar. Odalar el feneri ve mumlarla aydınlatılırmış. Burası Gırnata’daki en eski yerleşim birimidir.

İbn Haldun da bu kandil programındaydı

April Najjaj, “Mevlid Kandili kutlaması V. Muhammed’in tahta dönüşünü ve gücü eline almasını da kutlamak içindi” der. Kutlama 12 saatlik bir program olup, akşam namazıyla başlamış, yatsı namazıyla devam etmiş ve ertesi sabah, sabah namazının kılınmasıyla sona ermiş. Kandil merasimine katılanlar 500 kişi kadarmış. Bu kutlamanın özel tarafının İbn Hatib’in programa katılması, gözlemlerini aktarması ve hatıralarının günümüze kadar gelmesi olduğunu belirtiyor yazar. İbn Hatib katılanlardan birisinin ismini verir. Bu İbn Haldun’dur.

Protokol hakkında da bilgi veren yazar, misafirlerin önem sırasına göre sultana yakın olarak oturdukları bir düzen içinde yerlerini aldıklarını ifade eder. Protokol şu şekildeymiş. Sultana en yakın kişiler, kabile şeyhleri (Endülüs’teki Berberi kabile reisleri), onların yanına Hz. Muhammed’in (s.a.v.) soyundan gelenler (seyyidler ve şerifler), Nasriler hanedanı mensupları, âlimler, daha sonra sufiler ve Gırnata Sultanlığı'nın fakirleri sultanın oturduğu tahtın önünde hafif yükseltilmiş kürsü üzerinde otururlarmış. Daha başka misafirlerin de bulunduğu bilgisi veriliyor. Yabancı misafirler, Hıristiyan misafir ve tüccarlar, askeri görevliler, köleler, Hıristiyan esirler, Müslüman kölelerin de diğer misafirler olarak programa katıldığı anlatılır. Gırnata Sultanları misafirlerin önünde açıkça görülebilecek yüksek bir yerde otururlarmış. Yemekler İslam dünyasında şimdi de devam eden geleneksel alçak sofra etrafında, minder ve halılar üzerinde oturularak yenirmiş. Yemek servisi tahtın en yakınında oturan misafirlerden başlayarak, protokolün en sonundaki kişi yemek alıncaya kadar devam edermiş. Ziyafetten arta kalan yemekler saray muhafızlarına ve hizmetlilerine dağıtılırmış. Programda, akşam yemeği, gecenin geç saatinde atıştırmalar ve ertesi günkü sabah kahvaltısıdır.

İbn Hatib’in menüden de bilgiler verdiğini yazıyor April L. Najjaj. Akşam yemeğinde önce kuzu ve içinde tavuk, kaz, güvercin ve kumru etinin bulunduğu kümes hayvanları yemekleri servis edilmiş. Etler yaygın olarak pişirildiği gibi, kızartma, ızgara, kıyma veyahut haşlama, buğulama şeklindeymiş. Ayrıca içine badem ve diğer kuru meyveler de konulurmuş. Hatta kuskus ve köfte tariflerinin bulunduğu bilgisini de veriyor yazar. Ayrıca Tard adı verilen bir çorbadan da bahsediliyor. “İrmik ve ekmek kırıntıları, güvercin ya da piliç suyundan yapılmış bir sosun içine konulur ki, bugün Fas’ta hâlâ pişirilmektedir (pastila)” diye yazar.

Zikirler yapılır, Kur’an-ı Kerim’den sureler okunur ve Kasideler söylenirdi

Gece boyunca devam eden programda değişik sufi grupları tarafından zikirler yapılır. Kılınan üç vakit namazdan sonra Kur’an-ı Kerim’den de sureler okunur, ayrıca profesyonel kişilerce kasideler de okunurmuş. Şiirlerin konuları hakkında da bilgi veriliYOr yazıda. Bunlar astroloji ve horoloji (vakit tayiniyle ilgili ilim) ile ilgili konular olup her saat başında yeni bir kasideye başlanırmış.

Yazar, 1362 yılında gerçekleşen bu Mevlid Kandili programının Gırnata Sultanlığı için özel bir program olarak düşünülmemesi gerektiğini söylüyor. Bu tip kutlamaların Ortaçağ boyunca Batı İslam dünyasında yapılan benzer programlardan sadece bir tanesi olduğunu belirtiyor. Bu programı özel kılanın, daha önce belirtildiği gibi İbn Hatib’in gözlemlerini kaydetmesi ve hatıralarının günümüze kadar gelmesi olduğunun altı çizilir.

Böyle mübarek geceler Cenab-ı Allah tarafından Müslümanlara bahşedilen bulunmaz af ve mağfiret fırsatlardır. Hicri yılın ilk mübarek kandili olan Mevlid Kandili de, inşallah İslam dünyasının içinde bulunduğu durumdan madden ve manen kurtulma vesilesi olur. Bütün İslam âleminin Mevlid Kandili mübarek olsun.

Metin Uygun yazdı

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2018, 09:31
YORUM EKLE
YORUMLAR
Salih Demiray
Salih Demiray - 5 ay Önce

Bu güzel bilgileri bize kadar ulaştıran herkesten Allah teala razı olsun.

banner19