banner17

12 yıl önce nasıl çıkmışlardı yola?!

Nurettin Durman, tam 12 yıldır yürüyüşünü sürdüren Ay Vakti dergisinin yola nasıl çıktığını hatırlatıp güzel bir uygulamasından bahsediyor..

12 yıl önce nasıl çıkmışlardı yola?!

Nurettin Durman, Şeref Akbaba ve Ayvakti ekibi

Serin bir yaz gecesinde, Ayasofya’nın alt taraflarında Cankurtaran’da bir araya geldiğimiz ve finalinde bir Mevlevi ayini ile yıldızlar arasında bir neşve bularak ayrıldığımız zamanın üzerinden on iki yıl geçmiş oluyor demek ki.

Zaman geçiyor. Zamanın varlığı ve yokluğu, ancak, zamanın bir türlü geçmiyor sanısı ile zor kabullenilmiş bir âlemin yaşandığı ortamda sorgulanır oluyor ancak. Evet, zaman geçiyor, hayat devri daim ederek bütün cazibesiyle yoluna devam ediyor.

Bir dergi projesi, birkaç gayretli insanın o geceki muhabbetinin ardından aleniyete dökülüyor ve böylece edebiyat dünyamıza bir dergi daha katılmış oluyor.

Her Temmuz-Ağustos sayısında uygulanan gelenek

Sözü Ay Vakti dergisinin, on ikinci yılını geride bırakacağı Eylül-Ekim sayısıyla idrak edecek bir olgunluğa erişmesi vesilesiyle söylemiş oluyoruz. Elimizdeki Ay Vakti dergisi Temmuz – Ağustos 2012 tarihli 139. sayı. Bu sayı, kapağında dikkatli ve göreve hazır bir Hüd Hüd kuşu ile bize kadar gelince şöyle bir düşünür olduk tabii. Derginin bu sayıya ve tabii ki bu yıla ulaşması, takdir edilecek bir gayreti işaret ettiği gibi, Şeref Akbaba’nın bir edebiyat sevdalısı oluşunu da bize gösteriyor. Sabır, sebat ve gayret… Takdiri hak ediyor böylesi çalışmalar elbette.

Bunca sayı ile edebiyat âleminde kendine önemli bir yer edinmiş olan Ay Vakti dergisinin bir güzel yaklaşımından söz etmek istiyorum. Şahsen takdir ettiğim bir uygulama. Derginin editörü Şeref Akbaba, her yılın Temmuz-Ağustos sayısında çoğunlukla yazmaya yeni başlayan gençlerin ilk ürünlerine yer veriyor. Kendisine, “bu sayıda hangi imzaların ilk ürünlerini yayınladınız? Ay Vakti dergisinde ilk defa yer alan isimler kimler” diye sorduğumda şöyle bir isim listesi çıktı karşıma: Süheyla Hanoğlu, Adnan Sayım, Mehmet Aksu, Ömer Hatunoğlu, Talip Çukurlu, Muhammet Yahya Karataş, Murat Arslan, Mehmet Sümer, Sedat Yılmaz, İsmail Çolak, Yahya İncik.

Ay Vakti 139Ay Vakti yürüyüşe devam ediyor

Bir dergide görünmek, orada ürününü yayınlanmış görmek müthiş bir güzellik oluyor yıllar sonrasında hatıra geldiğinde. Zevki, keyfi başka oluyor elbet. Hayata daha bir ümitle sarılıyor insan, ismini bir derginin kapağında görünce. Bunun böyle bir incelikli tarafı oluyor yazar olmak isteyen insanın hayatında.

Bu isimlerden ayrı olarak da ikişer defa ürünü yayınlanmış Selma Özeşer, Tülay Güryılmaz, Ferhat Demir, Semra Saraç isimlerini de belirtmek gerekiyor elbet. Demek ki bu isimlerde yola çıkmışlar artık ve ileriye doğru yürüyüşlerini devam ettirecekler. Tabii yazmak işi devamlılık istiyor. Sabır istiyor. İyi bir okuma süreci istiyor.

Ay Vakti editörü Şeref Akbaba dostumun bu tavrını takdir ediyor, kendisinin de derginin giriş yazısında belirttiği gibi, “Yürüyüşe devam” diyorum.

 

Nurettin Durman, hür tefekkürün kalesi olan dergileri takdir ediyor

Güncelleme Tarihi: 14 Temmuz 2012, 12:41
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
adem iriç
adem iriç - 6 yıl Önce

Çok değerli büyüğüm Dr. Şeref AKBABA'ya bu gönül yolunda haz veren şiirleri ve denemeleri için ve genç şairlere verdiği destekten ötürü teşekkür ediyor, 12 yıllık yürüyüşün nice uzun yıllar devam eden, edecek olan bir gönül yürüyüşüne dönüşmesini mevladan niyaz ediyorum.

banner8

banner19

banner20