Camilerde akustik III

Günümüz camilerinde akustik

Camilerde akustiğin (ses iletiminin) sağlıklı yapılabilmesi için mimari tasarım ve elektronik cihaz alt yapısının yeterli doğrulukta oluşturulması elzemdir. İnsanların içinde yaşadıkları tüm mimari çözümlemelerde fonksiyon ve estetik ana saikleriyle teşekkül ettirilen tasarımın insanoğlunun beş duyusuna hitap eden ses, aydınlatma, koku, ısı ve benzeri etkenlerin en konforlu ve doğru biçimde algılanmasına imkân sağlayacak özellikleri de taşımalıdır. Bundan amaç, kaynaktan çıkan ses enerjisinin hacim içinde homojen dağılımının sağlanması ve rezonanslar oluşmasının önlenmesi veya oluşan rezonansların kontrol altına alınmasıdır.

  1. Tasarım etabında ele alınması gereken bu problemin çözümünde ilk şart, hacmin en, boy, yükseklik boyutlarının farklı olmasıdır.
  2. Bunun yanı sıra ses enerjisinin dağılımında hacim içindeki yüzeylerden sesin yansıması detaylı bir şekilde incelenmeli ve aşağıdaki şartların yerine getirilmesine dikkat edilmelidir.
  1. Rezonans(titreşim) oluşmaması için karşılıklı, paralel ses yansıtıcı yüzeylerden kaçınmalıdır.
  2. Büyük ve düz yansıtıcı yüzeyler oluşturulmamalı, bunlara çeşitli biçimlerle hareket verilmelidir.
  3. Yansıtıcı yüzeyler, sesi dağıtarak yansıtacak biçimde tasarlanmalıdır.
  4. Yansımalarda, odaklanmaya neden olan formlardan kaçınılmalıdır.

Ses enerjisinin kaynaktan çıktıktan sonra düşüşüne “çınlama” denilmektedir. Mimarî akustikte 60 db (desibel) azami eşik olarak alınmış olup, enerjinin 60 db azalması için geçen süre "çınlama zamanı" olarak tarif edilmektedir. Homojen ses dağılımı gerçekleştirilmiş bir hacimde anlaşılabilme olgusu doğrudan doğruya çınlama zamanına bağlıdır.

Camilerdeki duruma gelince, vaaz ve hutbe gibi konuşmaya dayalı eylemler göz önüne alındığında, konuşma oditoryumları için verilen değerlere uygun olmaktadır. Ancak, camilerdeki konuşma dînî bir eylem olduğundan, çınlama zamanını arttırarak dînî etkiyi vurgulamak yararlı olacaktır.

Bunun yanı sıra mevlid gibi müzik karakterinde olan fonksiyonlar dikkate alındığında, bu sürenin küçük camilerde 1,5 saniyeden baş­layıp hacim büyüdükçe artması gerekmektedir. Uygun çınlama zamanı, hacimdeki ses enerjisi düşüşü kontrol altına alınarak gerçekleştirilir. Bu amaçla, hacim sınırlarındaki eleman yüzeyleri gerekli yutmayı verecek malzeme ile kaplanır ve hacimdeki bütün ekipmanların ve kullanıcıların vereceği ses yutma değerleri de hesaba katılır. Çınlama zamanının bütün frekanslarda aynı değerde olması istenirken, yapı malzemelerinin ses yutma değerleri frekansa bağlı olarak çok çeşitli değişkenlik gösterir. Bu nedenle malzeme seçimi bütün sonucu etkileyen ana faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Camilerde ses iletiminin sağlıklı yapılabilmesi için iki temel meselenin çözümlenmesi gerekir;

  1. Mimari Akustik; “mimari akustiğin tasarım safhasında doğru ve uygun çözümlemelerle sağlanması gereklidir. Bu sağlanamamışsa caminin üç boyutlu iç mekân modellemesi yapılır ve mimari akustik açısından tetkik edilerek binanın akustik performansı tespit edilir.
  2. Elektronik Cihazlarla Yapılan Akustik”; Mimari akustikten elde edilen veriler ışığında akustik çözümü doğru bir şekilde sağlayacak “elektronik cihazlarla akustik” çözümlemesi yapılmalıdır. Bu da elektronik ses iletim cihazlarının konum, tip ve modellerinin doğru bir şekilde seçimini sağlayacak akustik hesaplarıyla yapılmaktadır.

  • Sonuç olarak ilk etapta mimari akustik modellemeleri yapılmalı ve müteakiben elektronik akustik cihazlarıyla sağlıklı ses iletimi(akustik) sağlanmalıdır.
  • Bazı camilerin küçük hacimli olup doğal ses iletiminin yeterli oluşuna rağmen ibadet esnasında bu eylemin mekanik cihazlarla sağlanmakta oluşu teknolojinin rasyonel olmayan kullanımına ilginç bir örnek olarak literatürdeki yerini almıştır.

YORUM EKLE

banner26