Çağdaş Arap öyküsünden seçkiler: Zamanla Konuşmalar

Büyüyen Ay Yayınları bize çağdaş Arap edebiyatının kapılarını aralayan bir eser yayınladı; Zamanla Konuşmalar – Çağdaş Arap Öyküsünden Seçmeler. Bu kuşkusuz bir ilk eser değil fakat biz bu alanda atılan her adımı kapıyı açmak için biraz daha zorlayan bir çaba olarak görüyoruz. Bu çabalara çok ihtiyacımız var.

Ülkemizde Lübnan asıllı Amin Maaluf’un romanları geniş bir okuyucu kitlesi oluşturdu. Mısırlı Necip Mahfuz, Filistinli Gassan Kanafani gibi ünlü Arap yazarları az da olsa ilgilenen bir çevreye sahip. Fakat çağdaş Arap kısa öykücülüğüyle ilgili pek fazla örnek yok elimizde. İşte bu anlamda Zamanla Konuşmalar’ı ilkler arasında sayabiliriz.  

Oysa gelenek olarak baktığımızda Arap edebiyatına öykü ne kadar yakışıyor. Ortaçağ’dan bu yana Doğu ve Batı dünyasını derinden etkileyen Binbir Gece Masalları’nın kaynağı Arap kültürünün altın çağlarıdır. Hikaye, kıssa, menkıbe, adına ne derseniz deyin anlatı türünün Arap edebiyatında derin kökleri vardır.

19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında söz konusu anlatı geleneği çağdaş bir form olan öyküde kendini gösteriyor. Bu konuda modernleşmenin öncüsü olan Mısır ekolü başı çekiyor. Aralarına sınır taşları koysalar da Arap ülkeleri ortak bir kültürün mirasçısı olarak alışverişte bulunuyor. Bir Lübnan, bir Suriye, bir Irak ekolü ortaya çıkıyor.

En önemli eserler kuşkusuz Mısır ve Lübnan’da veriliyor. Nobel ödülüne her ne kadar Mısırlı bir yazar (Necip Mahfuz) ulaşsa da bugünlerde okuyucu kitlesi açısından sanırım Amin Maalouf açık ara öndedir. Fakat eserlerini Fransızca yazdığından Arap kültürüne ait olsa da Arap diline ait sayamıyoruz. Kısacası Arap dünyasında sandığımızdan çok daha fazla hikayeci, romancı yetişmiş bulunuyor. Bunlar ülkelerinin yaşadığı siyasi ve sosyal değişmelere bağlı olarak eser veriyorlar. Yaşanan gelişmeleri eserlerinde yansıtıyorlar. Şiirde olduğu gibi öyküde de çeşitli akımlar söz konusudur.

Ülkelerindeki siyasi duruma göre birçok Arap yazar sürgüne gitmek veya kaçmak zorunda bırakılmıştır. Bu yüzden Paris Londra gibi Batı başkentlerinde yaşayan Arap yazarlar vardır. Bunlar da Arap edebiyatının Batı kültürüyle temasına katkıda bulundular. Birçok Arap yazarın eseri Batı dillerine çevriliyor ve büyük ilgi görüyor. Zaman zaman ödüller alıyor.

Edebiyatımızın Arap dünyasında tanınmasında Mısırlı Türkolog Muhammed Harb büyük katkılar sağladı. Arap edebiyatının bizde tanınmasında üniversitelerdeki bölümlerin, Ali Nar, Hasan Akay, Turan Koç gibi öncü çevirmenlerin önemli katkıları oldu. Bugün hakkında birçok bilimsel çalışma yapılıyor, bazı yayınevleri bazı ünlü yazarları dilimize kazandırıyor. Fakat ne olursa olsun, Arap edebiyatının bizdeki izlenme oranı dünyadaki karşılığına göre ne yazık ki çok gerilerde kalıyor.     

Zamanla Konuşmalar, Irak ekolü ağırlıklı bir eserdir diyebiliriz. Fakat Irak’tan Mısır’a, Suriye’ye, Lübnan’a, hatta Fas’a kadar geniş Arap coğrafyasından on adet öykü seçilmiş. Zeynep Begüm Güney öyküleri titiz ve güzel bir çeviriyle dilimize kazandırmış. Zevkli bir okumayla bizi çağdaş Arap kültüründe gezintiye çıkarıyor. Kapak tasarımını yapan Davut Köse’yi de kutlamak isterim. Gayet başarılı, albenili bir sunum olmuş. Evlerimize kapandığımız şu günlerde “zamanla konuşmaları” izlemek oldukça yerinde bir tercih olacaktır.  

Zamanla Konuşmalar – Çağdaş Arap Öyküsünden Seçmeler, Çev. Zeynep Begüm Güney, Büyüyen Ay Yayınları, İstanbul 2020, 134 s.     

YORUM EKLE