Bütün medeniyetlerin ana kaynağı “Vahiy Medeniyeti”dir

Cumhuriyet dönemi Anadolu insanının kültür, sanat ve düşünce dünyasını zenginleştirerek, küresel boyutlar kazandıran düşünürlerin başında Sezai Karakoç gelir. Yitik Cennet, İslam'ın Dirilişi, Diriliş Neslinin Amentüsü, İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü gibi kitapları, yalnızca inanan insanlara değil, bütün insanlara seslenir. Ve bütün insanlığı, medeniyetlerin ana kaynağına, bütün medeniyetleri içinde taşıyan, Vahiy Medeniyeti'ne dönmeye çağırır.

*

Din ya da ülke farklarından daha çok medeniyet farklarının öne çıktığı bir dünyada, Karakoç'un verdiği medeniyet savaşı, dünyaya açılan Anadolu insanının medeniyet değerlerini, yeniden hayata geçirmede büyük önem taşıyor. Arnold Toynbee "A Study of History" isimli kitabında ele aldığı yirmi bir medeniyetten yalnızca altı tanesi varlığını koruyor. Giderek yaşayan medeniyetlerin sayısı daha da azalacaktır.

*

Dünyanın bilenen en eski kültürü, Mezopotamya'da ortaya çıkan Babil medeniyetidir. Babil'den Mısır, Mısır'dan Yunan, Yunan'dan da Roma medeniyeti doğdu. Tek Tanrı'lı ve Tek Kitap'lı dinlere kapalı medeniyetlerin, seküler mirası Roma medeniyetinde toplandı. Bu bağlamda, ilk insandan bu yana dünyada, iki ana medeniyet savaşıyor. Bir yanda Peygamberler arasında ayrım yapmayan Medine, diğer yanda mitolojiye dayanan Roma yer alıyor.

*

Şehvet ve şiddet bağımlısı Roma, mutsuzluk ve umutsuzluk içinde savaş sarhoşluğunu, mirasçısı olduğu Yunan'dan daha ileri boyutlara ulaştırmıştır. Roma'da cinsellik ve cinayet, her şeyi kuşatan ana temel ve değer olmuştur. Toynbee, Russell ve Popper, Devlet'in yazarı Eflatun'u, seküler dayatmacı yönetimlerin doruk noktası olan Faşizm'le birlikte Komünizm'in de öncüsü olarak ele alırlar. İki dayatmacı yönetim ilkeleri, Roma'nın güncelleştirilmiş örnekleridir.

*

Bütün mirasının Medine'de toplandığı, Vahiy Medeniyeti ise peygamberlere dayanır. Vahiy Medeniyeti’nin kaynağında kutsal kitaplar vardır. "Hakikat inanan insanın yitirilmiş malı gibidir. Onu nerede bulursa alır." Bu yüzden, Medine medeniyeti tarih içinde Roma medeniyeti ve onun kaynaklarıyla sürekli hesaplaşma içinde olmuştur. Karakoç'un vurguladığı gibi, "İslâm Hz. İbrahim'in ve öbür Peygamberler'in yoluna dönüş ve insanlığın ilk insandan itibaren geliştirdiği Hakikat Medeniyeti'ni dirilişi demektir."

*

İslâm'ın kaynağı Peygamberler arasında ayrım gözetmeyen, "Dört Kitap"a saygı gösteren Medine'dir. Medine ve Roma medeniyetinin ilk insanla başlayan hesaplaşması, kıyamete kadar devam edecektir. Küreselleşen dünyada, hiçbir ülkenin hesaplaşmadan kaçması mümkün değildir. Ancak hesaplaşma geçmişte olduğu gibi silahlı güçlerle cephelerde değil, silahsız güçlerle hayatın her alanında şehirlerde yapılacaktır.

*

Vahiy Medeniyeti, kutsal kitaplara ve peygamberlere; seküler medeniyet ise kutsallaştırılmış kitaplara ve peygamberleşmiş filozoflara dayanır.

*

Atina'ya ve Roma'ya dayanan medeniyetlerle, Medine'ye ve Kudüs'e dayanan medeniyetlerinin, yerel ve küresel savaşları devam ediyor.

*

Vahiy Medeniyeti'nin ana kaynaklarını içselleştirerek, özümsemesini başaramayanlar, savaş dünyasını barış dünyasına dönüştüremezler.

YORUM EKLE

banner19

banner36