Brno’dan Lednice’ye

Brno Çekya’nın en büyük ikinci kentidir. Burada Špilberk ve Veveří kalelerini, Tugendhat villasını ziyaret etmek gerekir. Ülkedeki ilk cami 1998 yılında burada açılmıştır. Vídeňská 38a’da bulunmaktadır. Rusya’ya benzer bir şekilde Çekya’da da Anayasa Mahkemesi ülke başkentinde değildir, Brno’da Komenskeho caddesi üzerinde bulunmaktadır. Yine ayrı bir yüksek mahkeme ve ombudsmanlık da bu şehirdedir.

Sabah kahvaltısından sonra şehir merkezinde tur atıyoruz. Bir koleksiyon dükkânına uğradık. Deutscher Schulverein’in (1880) pulu gözüme takılıyor. Fenerbahçe ambleminin 1910 yılında, kulübün 33 numaralı azası ve penaltı kralı olan Topuz Hikmet tarafından çizildiği bilinir. Ancak sanki bu amblemden esinlenmiş.

Bu coğrafyanın ilk olarak 863 senesinde Bizans’tan gönderilen keşiş kardeşler Kiril ve Metodej tarafından Hristiyanlaştırıldığı bilinir. Asker bir millet olan Türkler de Bizans'ın hizmetinde bulunmuşlardır ve bu birliklere Bizans'ta "Türkopol" denilmiştir. Tahir el-Makdisi imparatorun kölelerinin birçoğunun Türk ve Hazar olduğundan bahsetmiştir. Birtakım tarihi kaynaklar aralarına çok fazla sayıda Türk karışmış olması sebebiyle Rus ve Slavları Türk olarak zikretmektedir. Ancak bugün buralarda araştırma yapıldığında bizden fazla iz görünmez. Ancak devletlerini yitirince kitaplarını gömen Endülüslüler gibi, büyülerini gömen Romalı köleler gibi bazı şeyleri saklayıp çocuklarına aktarmış kimseler vardır. Bu coğrafyada “Turek, Turecky” benzeri soyadlarına sahip kimseler bulunur. Bu kimseler için bazıları Türklerle savaştıkları için bu isimleri aldılar izahını getirmektedir. Ancak arkadaşımızın František adlı dayısı bu kimseler arasında Türk soyundan gelenler olduğunu söylemektedir.

Brno’ya 50 km mesafede Lednice’de Avrupa’nın en yüksek minarelerinden birisi bulunur. Burada 60 metre yüksekliğindeki Türk Kulesi’ni yaptıran Liechtenstein prensi I. Aloys’tur (1759-1805). Minarenin mimarı ise mucit Josef Hardtmuth’tur (1758-1816). Onu ürettiği meşhur Koh-i-noor kurşunkalemleriyle tanıyanlar çıkabilir. Bu kalemlerin antika versiyonlarını Trabzon, Kavakmeydan’daki Hatuncuk Hatun camisinin karşısındaki kırtasiyeden satın alıp uzun yıllar kullanmışımdır.

Yapının süslemeleri ve iç kubbesinde bizden işaretler vardır. Lednice bizim seyyahlarımızın henüz konu etmedikleri bir yerdir. Bizim yöneticilerimiz sık sık yurtdışı seyahatleri yaparlar. Ancak gezdikleri yerlerin etütlerini gereği gibi yapmazlar. Balkan coğrafyasındaki izlerimizle ilgili “Üsküp’ten Kosova’ya” eserini kaleme alan Yavuz Bülent’ten ilhamla Orta Avrupa’yı gezip kaleme alacak, vloglar, belgeseller üretecek kimselere ihtiyaç vardır. Son olarak Bakiler’e:

Âvâzeyi bu âleme Yavuz gibi saldı

Bâkîler bu kubbede bir hoş sadâ imiş.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin - 4 hafta Önce

Yazıyı zevkle okudum, emeğinize sağlık...

banner19

banner36