Babalar ve oğullar camide buluştu

Allah'ın mescitleri küçük-büyük kendisine inanan herkesi içinde toplar. Hem mescit müminleri içinde toplar, hem de mescit müminlerin içinde yaşar. Camiler sadece taştan topraktan yapılmış binalar değildir. Anadolu insanı, camilere “Beytullah” der ve öylece saygı gösterir. Orayı Allah’ın evi olarak düşünür. Camiye gelince de kendini Allah'ın misafiri olarak kabul eder.

Geçen hafta pazar günü Türkiye'nin bütün illerinde “Babalar ve çocuklar buluşması programı” vardı. Cihannüma Derneği'nin güzel bir faaliyetine katıldık. Çocuklarımızla hem buluşmak hem de bunu cami gibi genel ve manevi bir buluşma mekânında gerçekleştirmek güzeldi.

Ben de oğlumla Konya Sultan Selim Camii'nde sabah namazını kılma şeref ve saadetine erdim. Cami namazdan önce dolmuştu. Cemaatin bir kısmı dışarıya taştı. Sabahın bu erken saatinde uyanıp babası ile beraber cami yoluna düşmüş minik yavrularla aynı safta kıyam etmenin tadını yaşadık. Hareketlilik ve yaramazlık için sabırsızlıkla namazın bitmesini bekleyen miniklerin tatlılığı görülmeye değerdi. “Bu da benim oğlum. Elinden tutup camiye gelmek için illa da küçük mü olmalı?” diye bu neşeye ortak olan dede ve yetişkin oğullarını gördük.  

Camiye çağrı sadece böyle bir günle sınırlı olmamalı elbette…  Keşke her gün aynı haz ve heyecanla doldurabilsek camileri… Ama tamamını elde edemediğimiz bir şeyin azından da vazgeçmek mantıklı bir tercih değil.

Konya'nın tanınmış, hem malı hem de meşguliyeti çok bir işadamını oğluyla beraber önümdeki safta gördüm. “Ne var bunda? Namaz, sadece fakirlere farz değil ki… Camiye zenginleri de çağırmışlar…” diyebilirsiniz. Kendi mahalle mescidinde veya evinde namazı kılmak yerine böylesine bir günde ve küçük boyutta bile olsa ümmetin birlik ve vahdetine katkı sunmak için orada yer almak bence küçümsenmemeli…

Konya müftüsünün güzel duası, namazdan sonra müezzin efendinin davûdi bir sesle okuduğu, cemaate okuttuğu tesbihat ve zikirler; o küçük yavruların dimağlarında ayrı bir lezzet olarak kalacaktır.

Tekrarını belki de mutat bir takvim ve sıklıkla beklediğimiz bu güzel organizasyona ait gördüğümüz birkaç noktayı da ilave etmeli:

  1. Konya gibi büyükşehirlerde bir tek camiye toplanmak yerine, her ilçede ayrı bir camiye işaret etmek gelemeyen diğer Müslümanların da bu nimetten faydalanmasına vesile olacaktır. Herkesin aynı imkâna sahip olamayacağını düşünmek lazım...
  2. İl merkezinin dışındaki diğer ilçelerde de bu ve benzeri faaliyetler mutlaka teşvik edilmeli. Oradaki baba ve evlatların da buna ihtiyacı var.
  3. Allah'ın kendilerini kız evlatla nimetlendirdiği ve erkek çocuk vermediği babalar, mahzun bırakılmamalı. Bu buluşmalar için bayanların da namaz kılabileceği özellikteki büyük camileri merkez almalı. Böylesi güzel buluşmalara anneleri ve kızları da davet etmeli. Onların da bu güzel dualara âmin deme ihtiyacı vardır.
  4. Namazdan sonra cemaate simit, çay, ballı süt gibi ikramlarını sunan belediyelerimizin de bu inceliği ve desteği takdire şayandır.

Buluşmalı… Görüşmeli… Gözlerinin içine bakarak konuşmalı… Kucaklaşmalı… Safları sıkı tutmalı…

Araya şeytanın girmesine engel olmalı… Gelecek nesle örnek olmalı…