Avrupa’ya dair karbon kopya yargılar

Ayhan Sicimoğlu, "Renkler" adlı gezi programının Frankfurt bölümünde (onuncu dakika) Martin Luther'in Protestan Reformu’nun (16. yüzyıl) Rönesans’ı getirdiğini ve Orta Çağ’dan çıkılmasını (15. yüzyıl) sağladığını, böylelikle heykel ve resmin yeşerdiğini söylüyor. Öncelikle Rönesans Reform'dan çok önce İtalya'da başlamıştır. Sanatsal açıdan resim, heykel, tasvirin en iyi örnekleri Katolik kilisesinin veya Katolik prenslerin himayesinde üretilmiştir. Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Raffaello, Brunelleschi, Donatello, Caravaggio'yu kim desteklemiştir? Bu sanatçılar Protestan mıdır?

Aslen, Protestanların önemli bir bölümü Eski Ahit'teki On Emir'de yer alan "Kendin için oyma put; yukarıda göklerde olanın ya da aşağıda yerde olanın ya da yerin altında sularda olanın suretini hiç yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin" hükmü mucibince kiliselerine resim ve heykel koymazlar.

Aslında tarihin her alanında birçok ezber hepimizin zihnine yerleşmiştir ve sorgulamalar yapmaya ihtiyacımız bulunuyor. Almanya’da başlayan Reform neden Rönesans’ı Almanya’da başlatmamıştır? Neden Afrika’da, Asya’da dini otoritenin olmadığı özgür toplumlar Rönesans sanatını, Batı teknolojisini geliştirememiştir? Ku Klux Klan Katolik bir hareket miydi yoksa Protestan olduğu iddiasında mıydı? Bu tür birçok soru sormak gerekir.

Eski büyükelçi ve dışişleri bakanı Yaşar Yakış Bey de 8 Kasım 2017 tarihli Hürriyet Gazetesi'ne verdiği mülakatta "Arabistan'ın zihni altyapısı 1440 yıl geride... Bir din 1440 yaşına gelince reforma ihtiyacı var... 1440'da Martin Luther King Reform yaptı... İslamiyet şimdi 1443 yaşında, çağdaşlaşması lazım." demişti. 

Yakış, Reform'un 1517 olan tarihini 1440 olarak vermiş, ayrıca Martin Luther King'le Martin Luther'i de karıştırmıştı. Röportaj yapan ben olsaydım "Katoliklerle Protestanlık arasında ortada kalmış Anglikanizm’i çağdaş mı çağdışı mı kabul ediyorsunuz? İtalya ve Fransa'da hâkim mezhep Protestanlık olsa İtalyanlar ve Fransızlar daha da fazla gelişebilirler miydi?" sorularını da sorardım.

Katolik inanca sahip Galileo Galilei, René Descartes, Louis Pasteur, Blaise Pascal, André-Marie Ampère, Charles-Augustin de Coulomb, Pierre de Fermat, Antoine Laurent Lavoisier, Alessandro Volta gibi birçok önemli bilim adamı vardır. İlerlemenin öncelikle çevreden alınan birçok farklı tesirle bir ilgisi kurulabilir. Maddelerin sertlik derecesini ölçen Mohs derecelendirmesine göre Grafit 1-2 ölçekteki en yumuşak bir madde iken, Elmas 10 sertlik ölçekte tabiattaki en sert maddedir. İşin ilginç yanı Grafit de, elmas da saf karbondur, karbonun allotroplarıdır. Kurşun kalemin ucu içine kil katılarak sertleştirilmiş grafittir. Ama elmas ancak çok "yüksek basınç altında" oluşan bir maddedir. Güneşimiz hemen hemen tamamen hidrojen ve helyumdan oluşuyorken Dünya’da doğal olarak 94 element bulunmasının hikâyesini bilirsiniz. Bizim kökenimiz daha büyük yıldızların merkezindeki büyük basınçtır. Avrupalılar iki bin yıldır ateist ve rahat olsalardı ilerleyebilirler miydi çokça tartışılır. Günümüz rahat koşullarında geriledikleri vakidir. 

 

YORUM EKLE

banner19

banner36