Anadolu’nun kalbinde kadim bir şehir Afyonkarahisar: 2

1 / 22
Afyon Kalesi 

Tarihi Afyonkarahisar Kalesi tüm şehre hâkim bir kayalıktan oluşmaktadır. Doğal koruma imkânına sahip müstakim konumundan dolayı vaktiyle şehrin savunmasında hayati önemi haizdi. Geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu önemini korumuştur. Günümüzde gezginlerin veya turistlerin uğrak yeridir. Sarp kayalık ve dik bir yapı görünümünde olan kale, surlarla çevrelenmiş ve kadim zamanlardan beri savunma amaçlı olarak şekillendirilmiştir. Kaleye çıkmak için 600 basamaktan oluşan merdivenleri tek tek çıkmanız gerekir. 
Mevlevihane’den kalenin tepesine bakınca boynunuzun ağrıdığını hissediyorsunuz. Kaleye Afyonlu mihmandarımız Yusuf ve Ali kardeşlerimizle birlikte çıkıyoruz. Kaleden tarihi camilere bakınca tüm yapıların minarelerinde tuğla malzemelerin kullanıldığı görülür. Kale yolu üzerinde bir çay bahçesi var. Semaver çayının lezzeti Afyonkarahisar’ın soğukluğunu unuttuyor. Kale merdivenlerinden çıktıkça Eski Afyon şehrini daha net bir şekilde görüyoruz. Tarihi evler, şekil olarak kendine özgü bir model oluşturmuş. Tarihi çevreyi koruma, kültürel mirasa sahip çıkma adına Mevlevihane civarındaki bir beton evin yıkımına bizzat şahit olduk. Tepeden bakıldığında şehirdeki yegâne yeşil alanların cami civarları olduğu hemen fark ediliyor. Bütün büyük şehirlerimiz böyle değil mi? Yeşil alan olarak cami çevreleri ve mezarlık alanları kaldı. Onlarda maalesef günden güne erimekte!

Afyon Kalesi

Tarihi Afyonkarahisar Kalesi tüm şehre hâkim bir kayalıktan oluşmaktadır. Doğal koruma imkânına sahip müstakim konumundan dolayı vaktiyle şehrin savunmasında hayati önemi haizdi. Geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğine kadar bu önemini korumuştur. Günümüzde gezginlerin veya turistlerin uğrak yeridir. Sarp kayalık ve dik bir yapı görünümünde olan kale, surlarla çevrelenmiş ve kadim zamanlardan beri savunma amaçlı olarak şekillendirilmiştir. Kaleye çıkmak için 600 basamaktan oluşan merdivenleri tek tek çıkmanız gerekir.
Mevlevihane’den kalenin tepesine bakınca boynunuzun ağrıdığını hissediyorsunuz. Kaleye Afyonlu mihmandarımız Yusuf ve Ali kardeşlerimizle birlikte çıkıyoruz. Kaleden tarihi camilere bakınca tüm yapıların minarelerinde tuğla malzemelerin kullanıldığı görülür. Kale yolu üzerinde bir çay bahçesi var. Semaver çayının lezzeti Afyonkarahisar’ın soğukluğunu unuttuyor. Kale merdivenlerinden çıktıkça Eski Afyon şehrini daha net bir şekilde görüyoruz. Tarihi evler, şekil olarak kendine özgü bir model oluşturmuş. Tarihi çevreyi koruma, kültürel mirasa sahip çıkma adına Mevlevihane civarındaki bir beton evin yıkımına bizzat şahit olduk. Tepeden bakıldığında şehirdeki yegâne yeşil alanların cami civarları olduğu hemen fark ediliyor. Bütün büyük şehirlerimiz böyle değil mi? Yeşil alan olarak cami çevreleri ve mezarlık alanları kaldı. Onlarda maalesef günden güne erimekte!

banner26