banner17

Sudan'da iftara 'suyun içilmesi zamanı' derlermiş

'Sudan’da bayram namazı camilerde değil, büyük meydanlarda kılınır. Bayram namazı bitince herkes birbiriyle bayramlaşır.' Dr. Tarig Nour'un Sudan'da yaşanan Ramazanlara dair bir yazısını ç-alıntılıyoruz.

Sudan'da iftara 'suyun içilmesi zamanı' derlermiş

Müslüman toplumların âdet ve örflerinde çok fazla benzerlikler olmasına rağmen farklı yörelerde, birbirinden ayrılan değişik kutlamalara rastlamak her zaman mümkündür. Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alan ve bir dönem Osmanlıların Mısır valileri tarafından yönetilen Sudan’da Ramazan ve bayram kutlamalarına bakınca, hem İslam’dan kaynaklanan hem de Afrika kültüründen gelen âdetler görülür.

Ramazan tebriki

Ramazan ayı başladığında Sudanlılar birbirlerine bu aya ait dualar ederler. Bir Sudanlı karşılaştığı birine “Ramazan Kerim” yani “biz ikramı bol bir ayda yaşıyoruz” der. Muhatabı ona “Allahu Ekrem” yani “Allah daha cömerttir” veya “el-Habibu küllihû kerim” yani “bu ayın bütün sevenleri cömertlerdir” diye karşılık verir. Taraflar “Tasumu ve tafturu ala hayr” yani “hayırlı oruç ve iftarlar” diyerek birbirinden ayrılırlar.

İftar sofraları

Genel olarak Sudanlı kadınlar Recep ayında Ramazan için hazırlıklara başlarlar. Bu hazırlıklar, genelde Ramazan ayında kullanılacak yiyecek ve içeceklerin önceden kurutulması şeklindedir. Bunların başında Sudan’ın en meşhur Ramazan içeceği olan kırmızı “Abre” veya “hulu mur” gelir. “Hulu mur” kelimesi hem tatlı hem de ekşi anlamındadır. Bu içeceğin hazırlaması zordur. Arpaya farklı baharatların karıştırılması ile elde edilir. Hazır hâle geldiğinde koyu kırmızı bir renk alan Hulu mur’a şeker eklenir ve soğuk içilir. Sudanlılar’a göre, bu içecek, Sudan’ın sıcak ikliminde vücudun kaybettiği suyu geri kazandırır.

Sudan sıcak bir ülke olduğu için Ramazan'da daha çok susuzluk problemi yaşanır. Bu yüzden iftar saatine “Şarab almoyat” yani “suların içilmesi zamanı” derler. Hulu mur'un yanında ondan daha beyaz olduğu için “Abre” adı verilen içecek gelir.

Ramazan'ın yiyecekleri arasında “Rukak” meşhurdur. “Rukak” Türkiye’deki güllaca çok benzeyen tatlı bir yiyecek olup, kuru hâlde hazırlanır ve sahurda süt ve şeker eklenerek yenir. Ayrıca yemek için baharatlar, kuru etler kullanılarak farklı malzemeler hazırlanır.

İftar sofrası şehirlerde bölgeden bölgeye, mahalleden mahalleye değişir; hatta aynı mahalledeki aileler arasında dahi farklı âdetler vardır. Bu değişiklikler, iftar verenin hem zenginliğinden hem de kültürel seviyesinden kaynaklanmaktadır. İftar veren Sudan’ın hangi bölgesinden ise o yörenin yemeklerini iftar sofrasına taşır. Herkesin tadına bakması için bu farklı yemekler tabaklar içerisinde elden ele dolaştırılır. İftarlarda Sudan’ın çeşitli bölgelerinin yemekleri sofraları tezyin eder.

Batı ve Doğu Sudan’ın arpadan yapılan meşhur yemeği “aside”, kuzeyin meşhur pidesi “kurase” ve bunun yanı sıra bütün Sudanlılar arasında meşhur olan ve bakladan yapılan yemek “ful” bulunur. Yine, bu sofralarda yerel içeceklerden “abre” ve bazı meyve suları yer alır.

İftar yemeği genellikle sokaklarda yenir ve yoldan geçenler sofraya davet edilir

Maliki mezhebine bağlı olan Sudanlılar, az bir şeyle iftarlarını açarak cemaatle akşam namazı kılarlar ve daha sonra yemeklerine devam ederler. Öyle ki bu konuda insanlar aralarında şakalaşırlar. Özellikle, namazı kılmaya acele edenlere, “namaz soğutur mu?" ve köylerde ise “namazı keçi yer mi?” denir.

İftar yemeği genellikle sokaklarda yenir. Akşama doğru genç erkekler evlerin önünü temizleyip üzerine kilim ve seccadelerini sererler. Yola yakın olan evlerden tepsilerle yemekler gelir, hazırlanan yer sofralarına konur. O saatte yoldan geçenler bu sofralara davet edilir.

Yoldan geçen insanlara iftar verme âdeti geçmişten gelmektedir. İftar saati gelince bu sokaklardan geçen hiç kimseye, (fakir olması önemli değil, hatta evi yolun ilerisinde olanlar dâhil) gitmesi için izin verilmez ve orada iftar yaptırılır. Bir yere davetliyseniz davet yerine ulaşmak için bu sofralar kurulmadan önce yola çıkmanız gerekir aksi hâlde davet yerine ulaşamazsınız.

Bu gelenek köylerde daha katı uygulanır. Normal şartlarda, köylerde sokaktan geçenler birbirinin akrabasıdır, misafir sayısı da azdır. Bu yüzden köylerde herkes iftar yapar ve aç kalmaz. Fakirler Ramazan ayı boyunca yemek konusunda zorluk çekmezler.

İftar saatinde, köylerin yakınından geçen çevre yolları insanların başındaki sarıklarla kapatılır, yolcular iftara davet edilirler.

Sudanlıların iftar törenlerine sıkıca sarılmalarının sebebi, oruç tutanların sevabından faydalanmaktır. Bu gelenek o kadar yerleşmiştir ki oruç tutmayanlar bile ayıp olmasın diye yemeklerini alır, sokaktaki iftar törenlerine katılırlar. İftar törenleri sadece yemek ve içmekten ibaret değildir. Bu törenler sayesinde toplumun fertleri birbirlerine daha çok yakınlaşırlar. Mahallede bir hasta veya sıkıntılı biri var ise grup hâlinde ziyaret edilir, yardımcı olunur. İftar saatinden sonra teravih namazına kadar sohbetler devam eder. Bu sohbetler ibadetlerden spor ve siyasete, ciddi konulardan şakalaşmalara kadar farklılık gösterir.

Bayramlaşma

Sudanlılar bir yandan Ramazan'ın manevi bereketi ve güzelliklerinin bitmekte olmasından hüzünlenirken, diğer yandan bayram için hazırlıklara başlarlar.

Ramazan Bayramı için yapılan alışverişler içinde -Türkler gibi- en fazla giyim, mefruşat ve şeker yer almaktadır. Kadınlar kuru pastalar pişirirler. Bu kuru pastalar arasında “Ka’ak” ve “Bitfor” en fazla yapılanlardır.

Bayram sabahında erkekler Sudan’ın yerel kıyafetleri olan beyaz “celabiye”leri (uzun etek ve yenli kıyafet, sarık), “merkub” denilen ayakkabıları giyerler ve omuzları üzerine şal kuşanırlar. Çocuklar rengârenk kıyafetlerle sokaklara dökülür, şehrin meydanında toplanırlar.

Sudan’da bayram namazı camilerde değil, büyük meydanlarda kılınır. Bayram namazı bitince herkes birbiriyle bayramlaşır. Küçük gruplar hâlinde evlerine dönen insanlar mahallenin bütün evlerine sırayla uğrar, komşularının bayramlarını kutlarlar. Bu ziyaretler sırasında oturulmaz. Bunun için evdekiler ayakta durur, bir elle selamlaşır, öteki eliyle de bayram şekeri ve kuru pasta ikram ederler. Bu şekilde bayramlaşma, yemek saatine kadar hızlı ve yoğun bir şekilde devam eder. Bu ziyaretlerde yaşlılara ve yetimlere öncelik tanınır. Komşu erkekleri bir evde toplanır, beraber yemek yerler. Yemekten sonra akrabalar ve uzak tanıdıklar ailece ziyaret edilir. Bu ziyaretler de kısa tutulur.

Bayramlaşmada en fazla kullanılan kutlama cümleleri, “Kullu sene ve antum tayyibin” yani “her sene iyi olunuz”, “Kulla âm ve antum bi hayr” yani “hayırlı yıllar”, “İd said” yani “mutlu bayramlar” ve “İd mübarek aleykum” yani “bayramınız mübarek olsun”dur. Bunlara cevap olarak “Bisaha ve Selama” yani “sağlık ve barış size de olsun”, “aleyna ve aleykum mübarek” yani “size ve bize de mübarek olsun” gibi özel dualar ve dilekler yer alırlar. Bayram ziyaretlerinde Sudanlıların birbirleri ile helalleşmeleri üzerinde önemle durulan çok yaygın bir gelenektir. “Hakkınız helal olsun.”

Hartum Ünv. Edebiyat Fak. Tarih Bölümü’nde görev yapan Dr. Tarig Nour, bu yazıyı Türkiye’de bulunduğu sırada kaleme almıştır.

Tarihte Ramazan, ed. Ertuğrul Tarık Kara, Yitik Hazine Yayınları, 2013.

 

M. Murtaza Özeren ç-alıntıladı

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2016, 10:35
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20