banner17

Sadece ülkücüye değil, herkese: Galip Erdem'in teorileri

''Galip Erdem'i, Dursun Önkuzu'yu tanıdın mı ki, kendine 'ülkücü' diyorsun?'' diyerek Galip Erdem'in çok ilginç teorilerini ç-alıntılıyoruz.

Sadece ülkücüye değil, herkese: Galip Erdem'in teorileri

Meşguliyetleri sayılırken gazeteciliği, köşe yazarlığı ve avukatlığı zikredilen; fakat bunlardan çok daha önce ülkücülüğü ve ağabeyliği hatırlanan bir isim Galip Erdem. “Bir neslin ağabeyliği” vazifesini ve sorumluluğunu, vefat tarihi 12 Mart 1997’ye kadar bihakkın yerine getiren Erdem’i, küçükken babamın (ve sonra benim el koyduğum) kütüphanesindeki Ülkücünün Çilesi adlı kitabıyla tanımıştım ilkin.

Dursun Önkuzu
(+)

Bunları tanıdın mı da ülkücü kesildin başıma?

Daha sonra çeşitli vesilelerle başka yazılarına ve hakkında yazılanlara denk geldim. “Ağabeyliği” hep mümeyyiz vasfı idi onun hakkında konuşulurken, bir şeyler karalanırken. Öyle ki, verdiği onca konferansa ve yazdığı onca yazıya rağmen çoğunlukla hatırlanan hep “kendisiyle beraber vakit geçirilirkenki Galip Erdem” idi. Bugünlerde sulu-zırtlak-sahte gözyaşlarıyla kürsülerde hatırlansa da; suçsuz yere ipe gönderilen, hapishanelerde aylarca olmadık işkencelere maruz bırakılan ülkücülerin; ve en önemlisi bisiklet pompasıyla akciğerlerine hava pompalanan, sonra da bilmem kaç katlı bir binadan aşağıya atılarak şehit edilen “kahramanım” Dursun Önkuzu’nun ve onun gibi eğilmeyen, bükülmeyen, mert, sözünün eri, yiğit onbinlerce ülkücünün ağabeyliğini yaptı Galip Erdem.

Galip Erdem
Dursun Önkuzu
Galip Erdem

Bugün bunlardan habersiz, “ülkücülük”ün zihinlerde saçma sapan bir “kavga” görüntüsüyle eşdeğer tutulmasına sebep olan, fedakârlıktan habersiz, “ağabeyliğin” “a”sından habersiz kuş beyinliler; “bu satırlarda ülkücülük övülüyor; ben de ülkücüyüm(!) zaten” diyerek övüneceklerine dönüp aynada kendilerine baksınlar. Feragat ve fedakârlık ehli Galip Erdem’i, “fena fi’d devle ve’l-mille” olmuş Dündar Taşer’i, her gece teheccüde kalkmış Önkuzu’yu anlasınlar, onlardan aldıklarını hayatlarına tatbik etsinler de ondan sonra “ülkücü” olsunlar. Ben olamasam da, en azından böyle biliyorum ülkücülüğü.

Bunca lafı, Acar Okan’ın, Galip Erdem’in vefatının onuncu yıldönümünde Türk Yurdu’nda kaleme aldığı bir yazıyı ç-alıntılamak için ettim. Galip Erdem’in hayatından süzüp çıkardığı, dost sohbetlerine konu ettiği teoriler, sadece belli bir siyasî kesim için değil, her türlü siyasi fraksiyonun mensupları için geçerli gibi sanki… İşte o yazı ve Galip Ağabey’in müthiş tespit ve teorileri:

GALİP ERDEM’İN TEORİLERİ

Pek çoğunuz rahmetli Galip Erdem Ağabey’i tanırsınız ama belki “teorileri”ni bilmeyeniniz vardır. Hem rahmetliyi analım, hem de bu teorileri anlatalım.

Galip Erdem Ağabey, bizim neslin ve bizden sonrakilerin hem hocası, hem rehberi idi. Kocaman bir beyni ve ondan da büyük bir yüreği vardı. Başta Tercüman ve Yeni İstanbul olmak üzere pek çok gazetede köşe yazıları; Türk Yurdu, Orkun, Ötüken, Ocak, Devlet, Töre ve Sözcü dergilerinde makaleler yazdı. Yayınlanmış kitaplarının adedini ben bile sayamam. Binlerce konferans verdi. Hepsinden önemlisi, sohbetleri doyumsuzdu. Erken yaşlarda vefatı Türk düşünce hayatı açısından çok büyük kayıptır.

Şimdi size onun ibret dolu teorilerinden aklımda kalanları, kendi ifadesiyle, sıralayacağım:

“Ağrı Dağı” teorisi: Bizler ‘dâvâ’yı Ağrı Dağı’nın zirvesine çıkaracaktık. Yola koyulduk, bin zahmet ve emekle, acılar çekerek dağa tırmandık. Zirveye vardığımızda sevincimiz sonsuzdu ama küçük(!) bir noksanımız olduğunu fark ettik: ‘Dâvâ’yı dağın eteklerinde unutmuştuk!? Meğer biz dâvâyı değil, kendimizi zirveye çıkartmışız.

“Dönen Döner” teorisi: Bir kere dönen, ilerde tekrar dönebilir; döneklere dikkatli davranın.

“Bırak Meçhul Kalsın” teorisi: Başkalarının sizi sevip sevmediğini ve hakkınızdaki kanaatini ille de öğrenme merakına kapılmayın; belki üzücü bir sonuçla karşılaşırsınız. Bırakın meçhul kalsın, böylesi daha iyidir.

“Kazık” teorisi: Başkalarının yediği kazık sizi uyarmaya yetmez; ille de bizzat kazık yiyerek ders alırsınız.

“Keman Çalma” teorisi: Kim bilmediği işi yaparsa veya bilmediği konuda konuşursa, hayatında eline hiç almadığı kemanı çalıyor gibidir.

“Metafizik Maceraperest” teorisi: Hayatın asla bilinemeyecek yönlerini araştıran; ruhlar dünyasına dalan, insanlığın bütün sırlarını çözmeye kalkan tipler metafizik maceraperestlerdir.

“Kompartıman” teorisi: Bazılarının beyni bölüm bölümdür, kompartımanlara ayrılmıştır. Kompartımanlar arasında bütünlük, geçiş ve iletişim yoktur. Beynin bir bölümünün “ak” dediğine diğeri “kara” diyebilir.Galip Erdem

Görüyorsunuz büyük kafalar öldükten sonra bile derse devam ediyor. Rahmetli de onlardan biriydi. Ruhu şad olsun!..

Acar Okan, Türk Yurdu, Mart 2007.

Not: Galip Erdem hakkında daha detaylı bilgiler ve hoş hatıralar için  http://galiperdem.wordpress.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Mehmet Emre Ayhan ç-almakta bir beis görmedi

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2017, 11:27
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet benlı
ahmet benlı - 8 yıl Önce

80 oncesının cok onemlı bır ısmı

umran
umran - 8 yıl Önce

ağrı dağı ve bırak meçhul kalsın teorileri hoşuma gitti, yüreğine sağlık Emre.

meltem oral
meltem oral - 8 yıl Önce

galip erdem hocamz gerçektn yürekli insandı.. yazıyı çok samimi buldm ve dersimi aldm tabir-i caizse.. dündar taşer, önkuzu ufuklu insanlardı.. slogan milliyetçisi değillerdi, fikir uğrunaydı kavgaları.. günlük hesaplar uğruna değil.. yazacak çok şey var ama daha fazlası benm haddim değil..

Halil ELVAN
Halil ELVAN - 2 yıl Önce

Son günlerde keman virtüözleri ortalıkta cirit atar oldular. Öyle cirit ki, etraf toz-duman. Halbuki normalde keman çalmak büyük çaba gerektirir der bilenler. Hatta sadece bir haftalığına bırakmak bile, çalabilmeyi aksatır diye de eklerler peşinden. Bilen bilir, ben onlardan esinlendim de yazıverdim... Rahmetler dilerim Üstada. Sevgi ALLAH'a.

banner8

banner19

banner20