banner17

O yürüyüşü kim kesmek ister?

Rasim Özdenören Filistin, Tunus, Mısır, Cezayir, Ürdün, Yemen, Libya, Bahreyn ve Ortadoğu'nun tüm şehitleri ve gazileri için yazdı, çalıntılıyoruz.

O yürüyüşü kim kesmek ister?
Rasim Özdenören
Rasim Özdenören

-Filistin, Tunus, Mısır, Cezayir, Ürdün, Yemen, Libya, Bahreyn ve Ortadoğu'nun tüm şehitlerine ve gazilerine-

Bir devrimciyi harekete geçiren biricik saik ancak devrimin özgül hedefi olabilir.

Devrimcinin gözünde devrimini gerçekleştirmenin dışında bir başka hedef bulunmaz.

Başka her türlü hedef devrimcinin yolunu şaşırtır.

Adalet ve özgürlük de devrimin özgül hedefi cümlesindendir.

Ölmeyi kimseye salık veremeyiz. Devrimcinin hedefi de ölmek değildir. Ancak hedefe giden yolun üzerinde ölüme rastlanırsa devrimci ona da aldırmaz.

Devrimci ölmek için harekete geçmez, fakat yolunun üzerinde ölümün pusu kurduğunu bilmesi de onu yolundan alıkoymaz. Bilakis, eğer bir adım daha ileriye geçmesi için önündeki mayına basmaktan başka bir yol görünmüyorsa; o, o mayının üstüne basmaktan geri durmaz.

24401Devrimcinin yolunu kesen kimdir dersiniz?

O, statükoyu hayatı pahasına savunmak isteyen dar kafalının biridir.

O, vaktiyle bir devrimin ürünü olarak düzenlenmiş olan statükoyu hâlâ devrimin bir parçası sayan geri kafalı biridir.

Yeni ile eskinin savaşımında galip gelecek olan daima yenidir.

Gençlik ile içi geçmiş arasındaki savaşımda da kimin kazanacağı önceden bellidir.

Devrimci ile tutucu sürekli çatışma halindedir.

Statükoyu savunan, statükonun üzerine abanan sanır ki, savunmak istediği statü hâlâ eskiden sahip olduğu yeniliği muhafaza etmektedir. Bu bakımdan durumu emekli bir devrimcinin haline benzer. Kendi halinden haberdar olmadığı için aslında acınası bir durumda olduğunu da bilecek halde değildir. Don Kişot'un ıskartaya ayrılmışı da denebilir ona...

24402Tutucu kendini eskinin zinde gücü olarak görmeye devam ettiği için devrimcinin karşısına çıkmakta da tereddüt etmez. Ona durumunu hatırlatan, savaşımdan vazgeçmesini öğütleyen herkese diş biler. Olayı onların sadakatsizliğine bağlayarak açıklamaya çalışır. Gerçek durumu asla görmek istemez.

Sonunda yenilir. Çünkü onun mukadderatı yenilmektir.

Yenildiğinde bile bir durum muhakemesi yapma ihtiyacını hissetmez. Yenilgisini, çevresinin vefasızlığına, hainliğine, ihanete uğramışlığına bağlayarak açıklamaya çalışır. Bu bakımdan statükocunun işi zordur. Zordur ve acıklıdır.

Ancak devrimci bu türden kişisel eseflenmelerle vaktini harcamak istemez

Onun amacı vardır. O amaç ileride onu beklemektedir.

O, amacına doğru yürür de yürür. O amaç daima onun bir kulaç önünde durur ve devrimciye gel gel eder.

 

 


Rasim Özdenören, Yeni Şafak, 24 Şubat 2011

 

 

 

Yusuf Ziya Gökçek ç-alıntıladı

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2011, 16:25
YORUM EKLE
banner8

banner20