O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler...

Eyüp Sabri Hoca, Ömer Nasuhi Hoca’yı içeri alır ve ona: “Devir, devri mefsedet (fesat) devri, celb-i maslahat (iyilik) devri değil. Zor günler geçireceğiz.Bu makama seni getirdikleri için ben hamdettim Allah’a. Çünkü sen yine devletimizi, milletimizi Diyanet’in tarihinde olduğu gibi nice kötülüklerden, yanlışlıklardan vazgeçireceksin inşallah” der.

O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler...

Okuyacağınız satırları, Prof. Dr. Mehmet Görmez’in 2015’te katıldığı bir radyo programındaki anlatımından aktarıyorum: “ 27 Mayıs 1960 Darbesinden sonra Ömer Nasuhi Bilmen Hoca başkan olarak atanır. İstanbul’dan trene biner ve Ankara Garı’na indiğinde bir polis memuru ile bir şoför kendisini arabaya alırlar.

“Hocam sizi otelinize götürüyoruz” deyince Ömer Nasuhi Bilmen Hoca “Hayır olmaz” der.

“Nereye gitmek istiyorsunuz?’ diye sorduklarında, “Önce Eyüp Sabri Hayırlıoğlu’nun evine gidelim” deyince polis memuru şaşırır. Yolda arabayı sağa çeker. Arkasına döner, “Hocam, bu ülkede bir darbe oldu biliyor musun?”

Hoca “Biliyorum, evladım” der.

Polis memuru ile Ömer Nasuhi Bilmen Hoca arasında şöyle bir konuşma geçer: “Bu ihtilal Diyanet İşleri Başkanı’nı görevden aldı biliyor musun?”

 “Biliyorum”  

“Seni de Diyanet İşleri Başkanı yaptı.”

“Evet, biliyorum.”

“Peki, yeni Diyanet İşleri Başkanı’nın Ankara’ya geldiğinde ilk işi görevden azledilen Diyanet İşleri Başkanı’nı ziyaret etmek mi olmalıdır?”

Ömer Nasuhi Bilmen Hoca “Evladım, siz gitmek istemiyorsanız ben evi biliyorum, yaya da giderim’ der. Ve gider.

Kapı çalınır. Eyüp Sabri Hayırlıoğlu, karşısında Ömer Nasuhi Hoca’yı görünce şaşırır.Ömer Nasuhi Bilmen: ‘Efendim, bana bir vazife yüklediler. Ben de Ankara’ya geldim, o makama, göreve başlamadan önce sizden izin almaya geldim.’

Eyüp Sabri Hoca, Ömer Nasuhi Hoca’yı içeri alır ve ona: “Devir, devri mefsedet (fesat) devri, celb-i maslahat (iyilik) devri değil. Zor günler geçireceğiz.Bu makama seni getirdikleri için ben hamdettim Allah’a. Çünkü sen yine devletimizi, milletimizi Diyanet’in tarihinde olduğu gibi nice kötülüklerden, yanlışlıklardan vazgeçireceksin inşallah” der.

Böylece Ömer Nasuhi Hoca’ya icazet verilir. Hoca göreve başlar ve 8 ay sonra istifa etmek zorunda kalır. Çünkü o zaman Menderes ve arkadaşlarının idamıyla ilgili ‘Katledilmelerinin dinen de caiz olduğu hatta vacip olduğu’ şeklinde bir hutbe okumasını isterler. Bunu kabul etmez ve onurlu bir şekilde istifa eder. (https://www.gercekhayat.com.tr/kapak/diyanetin-aci-tarihi)

Kaynak:tefekkurdanismanlik.info

Yayın Tarihi: 05 Kasım 2022 Cumartesi 11:00
YORUM EKLE

banner19

banner36