banner17

Mürekkepsiz yazanlara dikkat!

Ömer Lekesiz "Sorumluluğun" sınırlandırıcı, daraltıcı etkisine karşılık, "sorumsuzluğun" sınır tanımazlığı ve yaygınlığı üzerine yazmış..

Mürekkepsiz yazanlara dikkat!

Ömer Lekesiz’in bugünkü Yeni Şafak köşesinde “Mürekkepsiz” başlığı altındaki yazısı belli bir yazar sınıfıyla ilgiliydi. Bu yazarlar daha çok gençlerden oluşan katılımcı sözlük yazarları.

Lekesiz, kalemini estetik anlayışı, manevi kaygılar, benlik maskeleme, doğruluk ve adalet gibi kavramların ivmesiyle hareket ettirip atalarımızdan yadigâr “söz uçar yazı kalır” sözünün de üstüne basarak; “yazdıklarınız birer belge niteliğindedir, dikkatli olmaz iseniz ise birer lekedir.”  demiş olmuş.

Yazı içeriğinde bazı ihlsözlük nick'lerinden bahsedilmiş, bir nevi örnek gösterilmişler ve diğer sözlüklerin yazarlarının da “sorumluluk sahibi” olduklarını unutmamaları “hadi bakalım” diyerek istenmiş. Söylentilere gelecek olursak; bu sorumlu yazarlardan en azından ikisinin dünyabizim.com yazarlarından olduğu konuşuluyor.

Buyrun yazıya:

 

08 Şubat 2010 Pazartesi

Mürekkepsiz...

"Söz uçar, yazı kalır" deriz... Yazının kalıcılığına dair bir vurgu yapmak için kullanırız bu cümleyi...

Sadece bunun için mi?

Yazanlar / yazılanlar için bir uyarı olarak da kullanırız onu...

"Bak yazılan kalıyor; yazdıkların, senin kendi ellerinde ürettiğin belgelerdir, o halde ayağını denk al!"

Mürekkebin, insana çektiği tatlı bir numaraya dönüşür böylece yazı...

"Sen misin, hakikat (ses) âleminden, sözü gasbedip, benimle söze (harflere) suret veren; icadın senin cezandır, al bakalım" der gibi nanik yapar sanki bize mürekkep.

Bu manada, hemen her icadı ayağına dolaştığı halde, icat etme ihtirasını dizginleyemeyen insan, nihayet "mürekkepsiz yazı"yı da keşfederek, mürekkepten bir tür rövanş aldığını sandı...

Artık bilgisayarlarda, mürekkepsiz yazıyoruz...

Mürekkepsiz yazdığımız için de artık "yazma sorumluluğu"ndan değil, "yazma sorumsuzluğu"ndan söz ediyoruz...

Yazma sorumsuzluğunu kuşanmakla yetinmeyip, fazla tedbirde fayda gözeterek sorumsuzluğumuzu çeşitli yöntemlerle tahkim de ediyoruz...

Diğer bir söyleyişle, mürekkepsiz yazı, özü itibariyle sanalken, bu sanallığı başka sanal perdelerle destekliyoruz.

Örneğin, ekranda var"mış gibi"liğimizi, "nick name" ile pekiştiriyoruz...

Peki, "katmerli örtüler"in ardından yazmak, kime ne kazandırıyor?

"Katılımcı sözlük"leri düşünerek arayalım bu sorunun cevabını:

Yazmak (yazar olmak) için, izlenmesi gereken (okumak, incelemek, gözlemlemek, anlamlandırmak, alıştırma yapmak, zihin yormak, dergi kapılarında sıra beklemek, tarz oluşturmak vs. vs. gibi) aşamaları es geçip, kısa süreli bir "çaylak"lıktan hemen sonra "yazar" oluverme şansını kazandırıyor.

Yazma yeteneğine sahip olduklarını sanıp, mürekkeple yazma konusunda engellendiklerini düşünenlere, yazarlık havasını atacakları geniş bir hareket alanı kazandırıyor.

Mürekkeple yazma sorumluluğunun hakkını veremeyip, edebiyat kanonunun dışına düşenlere, "sorumsuzluk" duygusu içinde, bir intikam özgürlüğü kazandırıyor.

Birilerine, geçerli ya da geçersiz nedenlerle diş biledikleri halde, medeni cesaretten yoksunlukları yüzünden bunu mürekkeple dile getiremeyenlere, sövme, iftira etme şehvetini zevkle yaşama cesareti veriyor.

Vikipedia'da "her türlü kelime ve kavram hakkında, kayıtlı yazarların yorumlarını içeren, katılımcı sözlük (Collaborative Hypertext Dictionary) tarzında bir ağ sayfası" olarak tanımlanan söz konusu sözlüklerin, son on yılda pıtrak gibi çoğalmasındaki asıl etki başka nasıl gerekçelendirilebilir?

"Sorumluluğun" sınırlandırıcı, daraltıcı etkisine karşılık, "sorumsuzluğun" sınır tanımazlığı ve yaygınlığı...

Nick-nicke, "masumca bir eğlenme" niyetinden, sadece tatminsizlerin tatminine yarayan uygulamaların üretilmesi...

Bunca sorumsuzluğun, kimi akıl ve ahlak sahiplerini "çok kirlendi, artık temizleyelim" deme noktasına getirmesi beklenirdi... Çünkü sorumsuzluk yaygınlaşabilir ama tümüyle kuşatıcı ve asla uzun soluklu olamaz...

İşte, itusozluk, uludagsozluk ve son olarak ihlsozluk... Mürekkepsiz yazma sorumsuzluğundan, mürekkepsiz yazma sorumluğuna iyi niyetli bir dönüş çabası olarak değerlendiriyorum bunları ve benzeri katılımcı sözlükleri...

Örneğin, "ihlsozluk" başlığı altındaki kimi "entry"ler "sorumluluk" vurgusunu güçlendiriyor.

Ve "sözlük hakkında sık sorulan sorular"daki şu diyaloglar:

"- Hukuki ve cezai sorumluluk ne ki?

- (...) cezai sorumluluk da ceza kanunları çerçevesinde savcılık ve dahi ceza mahkemeleri ile muhatap olmanıza sebebiyet verecek sorumluluktur. bu anlamda sözlüğün sahibinin başını ağrıtacak ve bize de yakışmayacak tanımları sevmeyiz buralarda.

- Biz derken?

- Yüzde 99'u müslüman, yüzde 100' yüksek ahlak ilkelerine bağlı ihlsözlük ailesi.

- Ne yapacaksınız yani? satacak mısınız bizi?

- Bir yazara hakaret ya da küfür ettiğiniz zaman, her türlü bölücülük yaptığınız zaman, kanunda cezai yaptırımı olan bir fiili işlediğiniz zaman anında satarız. hem de büyük bir gönül huzuru ile."

İstanbulsghot, ahmet müsaade etmez, haritacı70, rosaparks, ufunet, poetical, acz ve fakr, bilgekralalia, iyibilgi, detroitli kızıl, adapazarlı, lombardini, mechul-x, melalkolik, dersu, reyhane, tekfurun kızı, harzemsah... ve diğerleri...

Katmerli örtülerin ardındaki örtüsüzler...

Mürekkepsiz yazı ortamına mürekkeple yazma sorumluluğunu aşılayanlar ya da...

Sözü, ses (fena) aleminden devşirdiklerine ilişkin kadim bir bilinci kuşanıp, yine onları ses (fena) alemine iade edenler veya...

Sorumsuzluk evreninde sorumluluk üretenler...

Neden olmasın?

Hadi bakalım bir de onları görelim...

Uludagsozluk, itusozluk, ihlsozluk...

Mürekkepsiz mürekkepliler...

Sorumluluktan ne kadar sorumlu olacaklar?

Görelim.

 


 

Kerem Abadi Yeni Şafak'tan (ç)alıntıladı
Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2010, 18:30
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
mütecanib
mütecanib - 9 yıl Önce

sonunda bu sözlük olayına el atan birisi çıktı şükürler olsun...

mürekkebli
mürekkebli - 9 yıl Önce

sanal başıboşluğun sınırlarını çizen önemli bir yazı.

banner8

banner19

banner20