İnsan, ilahi mesaja muhatap olmuştur

Cuma namazını kılmak için gittiğim Akabe Vakfı’nda Adnan İnanç Hoca neler anlattı?

İnsan, ilahi mesaja muhatap olmuştur

 

Allah insanı muhatap aldı

Allah Teâla varlığı çeşitli kategorilerde yaratmıştır. Mesela cemadat dediğimiz bîşuur varlıklar vardır. Biz insanlar zişuur olarak onlarla birlikte yaşarız. Üzerinde yürüdüğümüz toprak, kürre-i alem, kozmik alem bunlardandır. Bir de hayvanat ve nebatat dediğimiz kategoriler vardır ki onlardan da istifade ederiz. Rabbimiz varlıklar âleminin tüm bu kategorilerini büyük bir insicam içinde yaratmıştır. Bütün bu kategorilerdeki yaratmaların hepsini Allah yarattığı halde, bu varlıklardan yalnızca birisini kendisine muhatap almıştır. Bütün varlıklar içerisinde insana özel bir konum vermiştir. Yani onu merkez, diğerlerini uydu olarak yaratmıştır.

Rabbimiz insanı muhatap kabul ettiği için insan çok önemli bir varlıktır. Diğer varlıklar insan için yaratılmıştır. Kur’an insana onlardan faydalanması gerektiğini söyler. Yani onları Rabbimiz insanın emrine vermiştir. Din de insan içindir. İnsan bu kadar önemli ve merkezi bir yerde durur. Bütün bu varlık kategorileri içinde en fazla ona değer verilmesi, ona ikram edilmesi ve onun muhatap alınması ona verilen değerin kanıtıdır.

Allah’ın insanı muhatap alması üzerinde düşünmemiz gerekir. Kur’an’da 235 yerde “nas” yani “insanlar” diye hitap eder. “Ya eyyühen nas” der… 60 yerde “insan” kelimesi geçer. Bir yerde “ins” bir yerde de “enas” kelimesi geçer. Kur’an Mushaf’ına baktığımız zaman “Allah”la başlayan Kur’an “nas” ile biter. 

Bir konuyu da atlamamız gerekir. Varlık alanlarından birisi de cinlerdir. Kur’an’da Allah cinlerden de bahsetmiştir ve onları da muhatap almıştır. Ancak ne var ki Kur’an’da cinlerle ilgili az bir bilgi verilmiştir bizlere. Onlar soyut varlıklardır, bizim bu anlamda onlarla bir diyalogumuz yoktur. Onlar da dinen mükelleftir. Cin suresinin başında onların da Kur’an’ı dinlediği ve “Ne kadar güzel bir Kur’an dinledik” dedikleri ifade edilir.

Onu en güzel şekilde yarattıAkabe Vakfı

İnsan Allah’ın en büyük sanatından biridir. Onun içindir ki bir takım arifler “Hz İnsan” ifadesini kullanmışlardır. Acısı, duyguları, akliyeti, mantığı bütün bu refleksleri, heyecanı, korkusu, sevinci ve hepsi ile birlikte insan muhteşem bir varlıktır. Onun için Rabbimiz insandan bahsederken  “Ve legad kerremna beni âdem” yani; “Âdemoğlunu keremli kıldık” diye övgüyle bahseder. “Fiy ehsani takvîm” yani; “Onu en güzel bir biçimde yarattık. Allah bir şeyi en güzel bir biçimde yarattık diyorsa o ne güzel bir hilkate sahiptir. 

Üzerinde düşünmediğimiz her şey bizim için cazibesi olmayan bir şeydir. Bir şeyi düşünüp araştırdıkça ona karşı ilgimiz artar. İnsanı araştırdığımızda, onu keşfetmeye çalıştığımızda gözlerimiz kamaşır ve bu harikulade yaratma karşısında şaşkına döneriz. Onun için irfan mektebinin hocaları: “Bir damla su, bin türlü endişe” demişlerdir. Yani bir damla sudan yaratılan insanda nice duygular mündemiçtir. Alexis Carrel insan üzerinde araştırma yaparken “hayatımı laboratuvarda çürüttüm insanı tanımaya çalıştım” der. O kadar insanı tanımak için uğraşmıştır ama kitabının ismi ne biliyor musunuz? “İnsan Denen Meçhul”

İnsanı keşfetmek…

Kur’an bizden insanı keşfetmemizi ister. Nitekim ilk inen Alak suresinde Rabbimiz bize “oku” buyurur. Bundan sonra “Halegal insane min alag” buyurarak insanın yaratılış sürecini anlatır. “Alaktan yarattık” diyerek o embriyolojik safhayı anlatmaya başlar. İlk ayette “oku” buyurulduğuna göre Rabbimiz bizden insanı okumamızı yani onu tanımamızı istemektedir.

İlk inen ayetleri dikkate aldığımızda görürüz ki onlar bizi kendimizi keşfetmeye ve içimizdekini çıkartmamıza yöneltir. “Kendini bilen Rabbini bilir” meşhur sözünü hatırlayalım. Bir insan ancak kendisini bilirse Rabbinin azametini fark eder. Eğer bu cevheri fark ederse küçük olan şeyden en büyüğün şifrelerini okuyabilir. Fark edemezse gurur meydana gelir. “Ey insan ulu ve cömert olan Rabbine karşı bu gururun nedir?” İnfitar suresindeki bu ayet bizi şunları düşünmeye sevk eder: Bu kadar yüce ve ikramı olan Rabbinin seni muhatap alması karşısında, senin bu biganeliğin bu ilgisizliğin nedir? Bu gururun bu sırt dönmenin anlamı nedir? Bu kadar ikrama mazhar olmuşken bu kayıtsızlığın nedir? 

İman edenlerle özel bir diyalog

Allah’ın bize “Ya eyyühen nas!” diye hitap ettiğini ve bizi muhatap aldığını söylemiştik. Bir de Allah “Ya eyyühellezine amenu” diyerek insanlık âlemi içerisinde iman edenlerle özel bir diyaloga geçer. Hatta interaktif bir ilişkiye geçer. Onlara bir tahsis yapar Rabbimiz. “Ya eyyühellezine” diye başlayan hemen hemen tüm ayetlerde Allah bir ahlaki umdeden bahseder. Bu da Kur’an’da 89 yerde geçer. Yani Allahü Teâla varlık âlemi içerisinden önce insanları seçti. Sonra da onlar içerisinden iman edenleri seçti. Ve ayetlerle onları arındıracak telkinlerde bulundu. Mesela “Ey iman edenler Allah’tan korkun” buyurulur. Başka bir yerde Kur’an kardeşlik sorumluluğu yüklemiştir. “Müminler ancak kardeştir” buyurulur. Evet, müminler ancak kardeştir ama müminler diğer insanlık âlemi ile de bağlarını kopartmazlar. Hz Ali’nin Malik Bin Eslem’e göndermiş olduğu mektupta “insanlar hemcinslerimizdir bizim gibi insanlardır, müminler ise kardeşlerimizdir” demiştir. Yani insanlarla iyi ilişkiler kurmak üzerimize vaciptir. Peygamberimiz;“Müslüman Müslüman’ın kardeşidir ve birbirini yıkayan iki el gibidir” buyurarak bu kardeşliğin hususiyetlerini ortaya koyar. Yani biri olmadan diğeri kemale eremez. Bu hadis ne kadar harikulade bir sözdür, ne kadar güzel bir ifade biçimidir.

Allah insana ahlaki öğütler verir…

Allah insana ahlaki öğütler vererek onu öyle saydamlaştırır, öyle yükseltir, ona öyle derinlik katar ki o kimse şöyle dua eder Rabbi’ne: “Bana yardım et ki benim gıybetimi eden şahsın hoş sohbetini yaparak ona ikramda bulunayım. Bana yardım et ki bana düşmanlık eden kişi hakkında içimde husumet taşımayayım. Bana yardım et ki bana olumsuz tavırlar takınan kardeşimin düşmanlığını kendi enginliğim içerisinde eriteyim” Ve sonra öyle bir seviyeye gelir ki: “Ben dost meclislerinden usandım. Hani nerede eksik taraflarımı söyleyerek beni acıtacak ama beni arındıracak dostlarım nerede” diyerek kardeşlerinin kendisine yaptığı övgüyü istemeyecektir. İşte böyle bir anlayış, yüksek bir ruhî disiplin inşa eder ki Kur’an bütün varlık içerisinde insanı alır ve aşama aşama yetiştirir. Sonra saydamlaştırarak tertemiz berrak birisi olarak insanlığa sunar.     

Amin...

Rabbimizden niyaz ederim: Bize kendi içimize dönmeyi, derinleşmeyi, bu bahsettiğimiz anlamda ilahi muhataba layık olabilecek idraki hepimize bahşetsin. Her türlü hayrı kalbimize ilham eylesin. Rabbimizin bizi muhatap almasını ve bize emirler nehiyler göndermesini büyük bir heyecanla büyük bir coşkuyla karşılamayı bize nasip eylesin. Allah bize hayrı, güzeli, en güzeli sevdirsin. Kötü şeylerden de bizlere nefret etmeyi nasip etsin. Amin…

 

Aydın Başar bir güzel hutbe dinledi

Bu hutbe nerede verildi, o gün neler oldu? Okumak için tıklayınız.

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2011, 10:14
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Emre ŞENER
Emre ŞENER - 8 yıl Önce

evvela rabbimiz bize "oku" buyuruyor evet amma sonrasında "bismi rabbikellezi halag" buyuruyor.benim anladığım kadarıyla öncelik insanı okumak değil yaratan rabbimizi okumak , yaratan rabbimizi tanımak .sonrada yaratılanı okumak. rabbimizi bilmeden insanı okursak eğer “Ey insan ulu ve cömert olan Rabbine karşı bu gururun nedir?” ayeti ile muhatap olma ihtimali çıkabilir ortaya(Allah korusun).

banner19

banner13