Hayatımıza yön veren hadisleri nasıl keşfederiz?

"Ciğerlerimizin temiz havaya nasıl ihtiyacı varsa ruhumuzun da âyet ve hadislere öyle ihtiyacı olduğunu biliriz. Çünkü biz âyet ve hadislerle nefes alır, hayat bulur, yeniden diriliriz." Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir'in yazısı.

Hayatımıza yön veren hadisleri nasıl keşfederiz?

Rahmân ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Alemlere rahmet olan Efendimiz'i bize hidayet rehberi olarak gönderen yüce Rabbim’e sonsuz hamdü senalar olsun.

Dünyada nasıl yaşayacağımızı, âhirete nasıl hazırlanacağımızı hadis-i şerifleriyle öğreten sevgili Efendimiz'e, onun al ve ashâbına sayısız salat ü selâmlar olsun.

Biz Müslümanlar hayata Kur'ân-ı Kerîm'in ve hadis-i şeriflerin ışığın da bakarız.

Ciğerlerimizin temiz havaya nasıl ihtiyacı varsa ruhumuzun da âyet ve hadislere öyle ihtiyacı olduğunu biliriz.

Çünkü biz âyet ve hadislerle nefes alır, hayat bulur, yeniden diriliriz.

Ve şu gerçeğe bütün kalbimizle inanınız:

Allah Teâlâ'nın bu ümmete en büyük lütfu, Muhammed aleyhisselamı peygamber, Kur'ân-ı Kerîm'i de hayat rehberi olarak göndermesidir.

Peygamberimiz Efendimiz, Kur'ân-ı Kerim'i ümmetine hem tebliğ etmiş hem de Rabbimizin onlardan yapmalarını istediği ve uzak durmalarını emrettiği konuları bir bir açıklamış, böylece hadisler Kur'ân-ı Kerim'in ilk tefsiri olmuştur. Allah'ın Resulü Kur'ân-ı Kerim'de temas edilmeyen konuları vahyin ışığında ümmetine öğretmiştir.

İşte bu sebeple Müslümanlar, özellikle de gençler bu fânî âlemde nasıl yaşayacaklarını, sonsuz bir hayata nasıl hazırlanacaklarını öğrenmek için hadis-i şerîfleri çok okumak hatta ezberlemek durumundadır.

Bazı İslam büyükleri, hadis öğrenmekten daha üstün bir şey olmadiğini hadis öğrenmeyenlerde hayır bulunmadığını söylemiş, hadis okumayı Peygamber Efendimiz'in seçkin ashabı ile beraber olmak diye nitelemişlerdir.

İşte bu sebeple hadisleri öğrenmek ve ezberlemek isteyenlere kolaylık olmak üzere elinizdeki kitapta 1000 kısa hadis güvenilir kaynaklardan seçilip bir araya getirildi.

Sevgili Efendimizin çok okuduğu, bize de okumamızı tavsiye ettiği "Seyyidü'l-istigfar" gibi, diğerlerine göre metinleri biraz uzun birkaç hadis de kitaba alındı.

Hadis-i şeriflerin daha ilk bakışta ilgi çekmesi için onların her birine içeriğini yansıtan birer başlık konuldu.

Hadisleri açıklarken her cümleyi bir satırda ifade etmeye özen gösterildi.

Önsöz'ün hemen ardından bir hadis kitabının nasıl okunması ve hadislerin nasıl ezberlenmesi konusunda bilgi verilmeye çalışıldı.

Bu kitabın ilk birkaç hadisini hazırlayınca, görüşlerini almak üzere onları sevgili kardeşlerim Nureddin Yıldız ve Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan'a gönderdim. Her iki dostum da bu kitabın Ümmet-i Muhammed'e çok fay dalı olacağını belirttiler. Hatta İsmail Lütfi Bey yazdıklarımı yayımlanmadan önce okumak istediğini söyledi. Ben de her bölümü yazdıkça kendi sine gönderdim ve görüşünü aldım. Son bölümü de lütfedip okuyunca, şu sözleri teşekkür yerine kabul etmemi söyledi:

"Resûl-i ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin irşad ve rehberliğinde îmânla başlayıp fitneler ve kıyâmet alâmeleri ile sürdürülecek müstakim müslümanı olma gayretinde Yüce Rabbim hepimizin yardımcısı olsun."

Her iki kardeşime verdikleri destek, gösterdikleri teveccüh dolayısıyla teşekkür eder, siz okuyucu kardeşlerimin de dualarını beklerim.

Mehmet Yaşar Kandemir

Ağustos 2021, Üsküdar

BİR HADİS KİTABINI NASIL OKUMALI?

Herhangi bir hadis kitabını okuyan bir Müslüman, okuduğu hadislerden faydalanabilmek için aşağıda zikredeceğimiz bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.

*Dinimizi öğrendiğimiz iki ana kaynak vardır: Biri Kur'ân-ı Kerim, diğeri hadis-i şeriflerdir.

Hadis-i şerifleri doğru anlamak, doğru yorumlamak ve onlardan faydalanabilmek için hadislere bu gözle bakmalı ve onları dürüst bir niyetle okumalıdır.

*Hadisleri okuyup öğrenmenin ve ezberlemenin Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olduğunu bilmelidir. Hadisleri Peygamber ahlâkını öğrenmek için okumalı ve okuduklarını kendi hayatına uygulamaya çalışmalıdır.

*Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ilahi denetim altında bulunduğuna, onun söz ve davranışlarının vahyin süzgecinden geçtiğine bütün kalbiyle inanmalıdır.

Allah'ın Resûlü yanlış bir şey söylerse Cebrail aleyhisselamın hemen araya girip ona doğrusunu öğrettiğini unutmamalıdır.

*Bir hadis kendi aklına ve anlayışına uymasa bile, "Bu hadis-i şerifi Rabbimin alemlere rahmet olarak gönderdiği sevgili Peygamberim söylemiştir, bunda benim anlamadığım bir incelik vardır" diye düşünmeli ve o hadisi anlamaya çalışmalıdır.

*Üzerinde yeterince düşünülmediği için bazen okunan hadisin bir âyete ters düştüğü zannedilebilir. O konu etraflıca araştırılınca söz konusu hadisi bir başka âyetin desteklediği görülebilir.

Şunu da hiçbir zaman unutmamalıdır ki Peygamber Efendimiz Kur'anı Kerim'in en yetkili ve ilk müfessiri, Kur'an ayetlerinin ilk yorumcusudur. O konudaki bütün ayetler ve hadisler incelendiği zaman, zihne takılan hadis-i şerifin mânâsı daha iyi anlaşılacaktır.

Hadislerin bir kısım: Kur'an-ı Kerim'in tefsiri, bir kısmı da Kur'an'da temas edilmeyen konularda Peygamberimizin koyduğu hükümlerdir. Hadisleri Peygamber aleyhisselâmdan duyup bize nakleden sahabeler bu ümmetin en seçkin neslidir. Nitekim Allah Teâlâ onları, "İnsanların iyiliği için yeryüzüne çıkarılan en hayırlı ümmet" diye övmüştür.

Ashab-ı kirâm Resûlullah Efendimiz'i canlarından çok sevdiler. Hadis-i şeriflere Peygamber emaneti gözüyle baktılar ve onları duydukları gibi aktarmaya özen gösterdiler. Hadisleri rivayet ederken, yanlış yaparım korkusuyla alınları terler, boyun damarları şişer, gözleri yaşla dolardı.

İşte bu sebeple her Müslüman ashâb-ı kirâmı çok sevmeli, Kur'ân-ı Kerim'den sonra en büyük servetimiz olan hadis-i şerifleri bize ilettikleri için onlara minnet duymalıdır.

*Sahabeden sonra tâbiin, onlardan sonra tebe-i tâbiîn gelir. Peygamber Efendimiz bu üç nesli "en hayırlı nesiller" diye övmüştür.

Hadis âlimleri, hadisleri rivayet eden kimselerden, Kur'ân-ı Kerim'in "yeryüzüne çıkarılan en hayırlı ümmet" diye övdüğü sahâbevi tenkit dışı bırakmış, onlardan sonra gelen ravileri her bakımdan araştırmış. bu ravilerden güvenilir bulduklarının rivayetlerini kitaplarına almışlardır.

Alimlerimizin okumamızı tavsiye ettiği hadis kitaplarında yer alan hadis-i şerifleri gönül rahatlığı ile okumalıdır. Elinizdeki eserde bulunan hadis-i şerifler, işte o güvenilir hadis kitaplarından seçilerek size sunulmuştur.

* Kütüb-ı Sitte diye anılan altı hadis kitabı güvenilir hadisleri ihtiva eder. Bu altı kitabın en güveniliri ise "el-Camiu's-Sahih" adlarıyla anılan Sahih-i Buhâri ve Sahih-i Müslim'dir. Bu iki kitaptaki bütün hadisler sahihtir.

*Bir hadis hem Sahih-i Buhari'de hem de Sahih-i Müslim'de varsa, elinizdeki kitapta bunlarla yetinilmiş, başka kaynak verilmemiştir. Bir hadis bu iki eserden sadece birinde varsa, Kütüb-i Sitte'nin diğer eserleri de kaynak olarak gösterilmiştir.

Bir hadis Sahih-i Buhâri ve Sahih-i Müslim'de yoksa, diğer hadis kitaplarından en az ikisi kaynak olarak gösterilmiştir. Peygamber Efendimiz söylemediği halde, o söylemiş gibi rivayet edilen sözlere "mevzû" denir. Bu sözlerin içeriği çok güzel olsa bile onlara hadis denmez. Hadis diye uydurulan sözlerden uzak durmak, onları başkalarına aktarmamalıdır.

• Biz sahâbilerden her birini, Allah ondan râzı olsun anlamında "radıyallahu anh" diye anarız. Hadisi rivayet eden sahâbînin babası da sahâbi ise Allah her ikisinden de râzı olsun anlamında "radıyallahu anhümna" deriz.

Bu kitaptaki bir hadisi iki sahâbî rivayet etmişse onlar için de "radiyallahu anhüma" tabiri kullanılmıştır. Bir hadisi üç ve daha fazla sahabi rivâyet etmişse onlar için "radıyallahu anhüm" tabiri kullanılır. Biz böyle yerlerde Allah onlardan râzı olsun demeyi tercih ettik.

Bu kitapta her hadisin kaynağı gösterilmiştir. Hadis Kütüb-i Sitte dediğimiz altı hadis kitabından birinde geçmişse kaynağı, "Buhâri, Edeb 15" gibi bir ifade ile verilmiştir. Bunun anlamı, bu hadis Sahih-i Buhâri’nin Edeb bölümünde (kitabında), 15 numaralı babda geçti demektir. Bundan sonra verilen numara ise hadisin o kitaptaki sıra numarasıdır. Bu sıra numarasıyla hadis kolayca bulunur.

Kütüb-i Sitte dışındaki hadis kitaplarının kaynağı cilt ve sayfa numarası verilerek gösterilmiştir. Bu kitapların baskı yerini ve tarihini görmek isteyen "Bibliyografya"ya bakmalıdır.

HADİSLERİ NASIL EZBERLEMELİ?

*Bir hadis-i şerîfi hatasız olarak ezberlemek için metne bakarak birkaç defa okumalıdır. Çünkü bir hadisi hatalı ezberlemektense ezberlememek daha iyidir.

Hadisi ezberlediğine kanaat getirdikten sonra kitaba bakmadan defalarca tekrar etmelidir. Hadisin zihne iyice yerleşmesi için biraz ara vermeli, sonra birkaç defa daha ezberden okumalıdır. Çünkü ezberlenen bir hadis ne kadar tekrarlanırsa zihne o kadar iyi yerleşir. Dinî metinleri çok iyi ezberleyen bazı âlimler, onları 1000 defa tekrar ettiklerini söylemişlerdir.

*Her hadisi ayrı ayrı ezberlemeli, birini iyice ezberledikten sonra ikincisine geçmelidir. Birkaç hadisi aynı zamanda ezberlemeye çalışmak zihni yorar.

* Sabahın ilk saatlerinde, sabah namazından sonra veya gecenin son saatlerinde ezber yapmalıdır. Çünkü bu saatlerde beden dingin, zihin sakin, etraf gürültüsüzdür. Böyle bir ortamda hadisi şerif daha kolay ve sağlıklı bir şekilde ezberlenir.

"Ezberlemede tekrarın önemine Peygamber Efendimiz de işaret buyurmuş, Kur'an hafızlarına ezberledikleri ayetleri sık sık tekrarlamayı tavsiye etmiş, ayetleri tekrar tekrar okumadıkları zaman emeklerinin boşa gideceğini şöyle dile getirmiştir:

"Ezberlediğiniz Kur'an âyetlerini korumaya özen gösterin.

Canımı kudretiyle elinde tutan Allah'a yemin ederim ki Kur'ân-ı Kerîm, bağlı devenin ipini koparıp kaçmasından daha hızlı bir şekilde hafızadan uçup gider."¹

Nebiler Sultanı Efendimiz'in tavsiye buyurduğu üzere, ezberlenen hadisleri hâfızaya iyice yerleştirmek için tekrar etmek çok önemlidir.

Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir

Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2022 Cumartesi 11:00 Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2022, 06:58
YORUM EKLE

banner19

banner36