Ders kitaplarında utanılacak özensizlik!

İz Yayıncılık bünyesinde yayınladığım Kitap Postası dergisinde İbrahim Demirci'nin ilginç bir yazısını yayınlamıştık. O yazıyı ç-alıntılıyoruz.

Ders kitaplarında utanılacak özensizlik!

 

Okullar başta olmak üzere resmî kurumların hemen hepsinde İstiklâl Marşı'nın on kıtasının da yazılı olduğu levhalar vardır. İstiklâl Marşı, ilk ve orta öğretimde okutulmakta olan bütün ders kitaplarının başında da yer almaktadır.

Hem şiir tarihimize, hem İstiklâl Marşı'na ve şairine karşı saygısızlık

Bugüne kadar, İstiklâl Marşı'nın yanlışsız yazıldığını ne o levhalarda görebildim, ne de ders kitaplarında. Oysa, bu şiirin başta Safahat olmak üzere, doğru yazıldığı yerler de vardır.

İstiklâl Marşı'nın bazı kelimelerinin yanlış yazılmasının, dolayısıyla yanlış okunmasının sebebi, bu şiirin aruz ölçüsüyle yazılmış olduğunu bilmemek ya da dikkate almamaktır. Birinci ihtimal, yani cehalet, şiir tarihimizde en az bin yıllık bir geçmişi olan aruz ölçüsünün temel özelliklerini Türk öğretim kurumlarının öğretmediğini veya öğretemediğini göstermektedir. İkinci ihtimal, yani şiirin ölçüsünü dikkate almamak, önemsememek ise; hem şiir tarihimize, hem İstiklâl Marşı'na ve şairine karşı saygısızlıktır. İki ihtimal de üzücü ve ürkütücüdür.

Mehmed Âkif Ersoy, başka birçok şiirinde olduğu gibi İstiklâl Marşı'nda da aruz ölçüsünün en işlek kalıplarından birini kullanmıştır. Bu kalıp "Feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün" (. . - - / . . - - / . . - - / . . -) kalıbıdır ve on beş heceden oluşmaktadır. Aruz ölçüsü, mısralardaki hece sayılarının eşitliğini değil de, ses değerlerinin eşitliğini gözeten bir ölçüdür. Bunun bir sonucu olmak üzere, bu kalıpta mısra sonunda yer alan üç heceli "feilün" yerine iki heceli "fa'lün" de kullanılabilmekte, böylece hece sayısı on dörde inebilmektedir.İstiklal Marşı

Ayrıca mısra başında bulunan "feilâtün" istenirse "fâilâtün" de olabilmektedir. Nitekim "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" mısraında ölçü "Fâilâtün / feilâtün / feilâtün / fa'lün" ve hece sayısı on dört iken, "O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak" mısraında ölçü "Feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün" ve hece sayısı on beş olmuştur.

İstiklâl Marşı'nda yanlış noktalama işaretlerine de sıkça rastlanmaktadır

Şiirin dördüncü kıtasının son iki mısraı, "Ulusun, korkma; nasıl böyle bir imanı boğar,/ Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar?" şeklinde yazılması gerekirken, maalesef, "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" şeklinde yanlış yazılmaktadır. Böylece, hem "feilâtün"ün karşılığı olan iki açık, iki kapalı hece dizilişi bozulmakta, hem de "medeniyyet"in etkileyici sesi zayıflatılmaktadır.

Şiirin ölçüsünü bilmemek ya da dikkate almamak, son kıtada da imlâ yanlışlarına yol açmaktadır. "Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl" mısraının "ebediyen" diye başlatılması da, "Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet" mısraının "hürriyet" diye bitirilmesi de şiirin ölçüsünü bozan yanlışlardır.

İstiklâl Marşı'nda yanlış noktalama işaretlerine de sıkça rastlanmaktadır. "Hür yaşamış bayrak" da, "Hakk'a tapan millet" de sıfat tamlamasıdır ve sıfat ile isim arasına virgül koymak, olacak iş değildir. Yazık ki, birçok yerde bu hiç olmayacak ve olmaması gereken işin yapıldığını görüyoruz. Meselâ, "Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım" mısraında "cerîhamdan" kelimesinden sonra virgül koymak, ölçüye uygun seslendirme için yapılması gereken ulama (vasl) imkânını tehlikeye düşürmektedir.

Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, ilgililer harekete geçmeli

İstiklâl Marşı'nın okunuşu sırasında da kimi tuhaflıklara rastlıyoruz. Bunlardan bazıları, ölçüyü göz ardı etmekten doğmaktadır. Meselâ, "Doğacaktır sana va'd ettiği günler Hakk'ın/ Kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın" derken, kimileri "yarın" kelimesini "yaarın" diye uzatarak söylemekte ve ölçüyü bozmaktadır.

Mehmed Âkif, aruzun bu büyük ustası, hangi hecelerin uzatılacağını hayran olunacak bir güzellikle ortaya koymuştur. İsterseniz "Çatma kurbaa/nolayım" diyebilirsiniz; ama ölçüyü gözetiyorsanız, "Cânı, cânânı, bütün vaarımı" demek zorundasınız.

"Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı!" mısraını böyle yazıldığı gibi seslendirmek de çok çirkin bir yanlışlık olarak sıkça karşımıza çıkmaktadır. Bu, o kadar can sıkıcı bir durumdur ki, kimsenin bu duruma düşmemesi için mısraı "Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı!" şeklinde yazsak yeridir.

Seksen dört yıldır millî marş olarak benimsediğimiz bir şiirin doğru, tutarlı, kesin ve herkesçe benimsenmiş bir imlâ ve noktalamaya kavuşturulamaması, şairinin seçtiği ölçüye uygun olarak inşât edilememesi (Dikkat: "inşâd edilememesi" diye okunacaktır!) çok üzücü bir durumdur. Bu durumdan kurtulmak için, başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, ilgililerin harekete geçmesi gerekir.

 

İbrahim Demirci, Kitap Postası 1. sayı 2005

 

Asım Gültekin ç-alıntıladı

İstiklal Marşı

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2017, 14:46
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mahinur Mayıs
Mahinur Mayıs - 7 yıl Önce

üzerine bir inceleme yazısı var: http://www.turkishstudies.net/Makaleler/253649601_36atasoy_faysal_okan.pdf

burak uslu
burak uslu - 7 yıl Önce

kitap postası gördüğüm en ögün, en genç en samimi kitap dergisiydi. heyecanla beklediğimiz bu derginin önce taşınıp sonra kapanması kötü oldu.

Y. T. Günaydın
Y. T. Günaydın - 7 yıl Önce

Bence de Kitap Postası çıktığında camiadabir kitap dergisi yoktu. Bu dergi, mevcut kitap potansiyelini iyi değerlindiriyordu. Bir de en son çıkan sayısı Ankara'ya gelmemişti. Bi türlü de bulamadım o sayısını...

banner19

banner13