banner17

Abdulhay Efendi: “Olacak muhakkak olur”

Beşiktaş’taki Yahya Efendi Dergâhı’nın son şeyhi Abdulhay Efendi, hem Kadirî hem Nakşîdir. Seha Neşriyat tarafından 1990’da basılan Abdülhay Efendi’nin mektuplarının bir kısmı 1970’lerde Sebil dergisinde tefrika edilmişti. O mektuplardan birini alıntılıyoruz..

Abdulhay Efendi: “Olacak muhakkak olur”

Yaradılışımızın sebebi, yalnız bu âleme muvakkat bir zaman boy göstermek değildir. Mecazi, mevhub varlığımızın hakiki varlığa, ezeli ve ebedi mercie nispet ve marifet peyda etmek içindir. Bunun yegâne yolu, kendimiz gibi, bütün ufacık zerrelerden, büyük büyük mahsus ve gayri mahsus kürelere kadar fikir salıp her birisi sani-i hakiykinin eseri olan bu küçük, büyük izlerden müessire, o ulu dergâha yaklaşmaya çalışmalı ve her halde var olması muhakkak olan o dergâha ak yüzle gitmenin çaresine bakmalı. Bütün hayat ensaf ile berdevam ve enfas ise yaradılan her zerre için mağdud olunca, şu iki buçuk günlük hayatımızda mağdud olan zamanın o,  ulu Allah’a tahsis ve muhabbetini hâsıl etmeye çalışalım ki: rücu ettiğimiz vakitte kadir ve kıymetşinas olarak rücu etmiş olalım.

Maddiyunun, tabiyunun dediği gibi hayat bundan ibaret ise, her halde bir gün hitama erecek olan şu hayat hiç başka bir şey düşünmeden idame eshabına bütün varlığımızla çalışıp duralım. Vakit gelince bakalım, durdurabilecek miyiz? Fakat mütedeyyin olanların dediklerine, hepimizin itikadı üzere mevhub olan şu hayatın zemani ikmaline kadar sıhhat ve afiyet geçirmek eshabına tevessül ile beraber, o hayatın halikı olan Hakka ait şükran vazifelerimizi de, ara sıra olsun hatıra getirmeye çalışalım. Ah!...  Ah!... Bilaistisna, hepimizde bir ihmaldir gidiyor. Bütün sa’y-ü gayretler, daimi elde tutmaya hiç birimizin muvaffak olmadığı ve olamayacağı Dünya’ya müteveccih ve ma’tuf kalıyor. Büyük bir fabrika, yahud değirmen olan şu âlem-i fanide büyük küçük her mevcud için faaliyetine bir son verilecek bir paydos memuru vardır. Bu her an borusunu kaçmakta ve o binlerce kişi faaliyetine bir son vermektedir. Bir günde bu bizim için olacaktır. Yakın ve uzak, akraba ve taallukata, ahbaba gelen bu son keyfiyet, şüphesiz bize de gelecektir.

Mamafih bir gün ızdırapla Allah’a yalvarmak çok müessirdir. Acizler haklarını müdafaa, mahlûkların istihsal için bir vekil tutarlar, biz de bütün umur ve huşumuzun hüsnü cereyanında Rabbimizi kefil ve vekil ederiz. (Hasbünallahu ve ni'mel vekil.) Çok okuruz. Ulu Rabbimiz, bir de bakarız ki; umulmayan bir yerden bir ferce-i halas ve necat yaratmış olur.

Müslümanlıkta güç bir teklif yoktur. El verir ki şeytan, nefis düşmanlarımızı kovmanın yolunu bilsek de her iş suhuletle meydana gelir. Mesela: soğuk almaktan korkan bir hasta, bir zayıf hasta adam namazını teyemmüm kılacağı gibi, büyük abdestsizlikten bile yalnız teyemmüm ile temizlenebilir. Binaen aleyh Allah’ın emirlerini, teshil üzeredir, gönlün yapmak arzusu da alameti hayırdır. İnşallah samimi olur da Rabbim celle şanuhu bir günde amali salihaya muvaffak edilebilir. Tevbe ve istiğfar ara sıra Rabbim rıza-yi şerifi için kusuru itiraf eyle. Birkaç yaş akıtmağı bırakmamayı ki ulu Allah’ın zelilane isteğini hiç boş bırakmaz izzeti icabeti ile mukabele buyurur.

Şuna inanmalı yahud telkin ile zorla kendine inandırmalı ki: Ömür enfas ile maksumdur. Bu böyle olduğu gibi hayat sahibi her fert gerek ferah gerek müzayaka gerek sıhhat, gerek maraz, gerek fakr, gerek zaruret, gerek görüş, gerek ağlayış bütün yekdiğerine nakıs ahvale ve hadisata müstahid ve maruz ve hatta mahkûm olarak şu âleme gelir. Seyrini takip eder, nihayet hatimesine erer, yürür gider. Şu sözüm yanlış anlaşılıp eshab-ı inkâr zehabında bulunulmasın. Hayır katiyyen hayır.

İki âlemde bir bilirim müsebbib zat-ı mevlayı,

Veli, hesaba rebtetmiş hem alayı, hem ednayı,

Eshah inkâr olunmaz. Ondan tegafül edemeyiz. Teşebbüş iyfası mümkün her türlü tedabir ve o eshaba müracaatla beraber on eshaba fazla rabt-ı kalb etmeli. Olacak muhakkak olur.   

Güncelleme Tarihi: 28 Şubat 2019, 13:52
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20