Ali Ural'dan ‘Raf Ömrü’ bitmeyecek yazılar

Denemenin uçsuz bucaksız bir alanı var. Bu sınırsız alanda adına söz söylenen her şey ufuk açıcı bir imge olarak okuyucunun zihnine nüfuz edebiliyor.

Ali Ural’ın Şule Yayınları arasından çıkan Raf Ömrü ( Kasım 2019) isimli kitabı içerdiği konuların geniş yelpazesi düşünülünce bir ömürlük başucu kitabı olmayı hak eden bir çeşitliliğe sahip yazılar sunulmuş okuyucuya.

Kitaptaki özellikle edebiyat merkezli yazılar Ali Ural’ın edebî kişiliği de düşünülünce bir kaynak eser olma özelliğini de barındırıyor.

Robinson-Hay Bin Yakzan

Robinson ve Hay Bin Yakzan edebiyat dünyasının iki meşhur yalnızı. Hikâyeleri birbirine benzerlikler gösteren bu iki kahramanın hayat hikâyesi daha sonra birçok kitapta, filmde işlenen konular arasına girdi.

Ural bu iki eseri inceliyor yazısında. Karşılaştırma yaparken ortaya koyduğu tespitler özgün ve sahih. “Robinson’un Cuma’ya yaptığını yapmaz Hay, inançlarını yaymak isterken başka adalara. Bütün insanlar hürdür ve onlarla farklı inançlara sahip oldukları için çatışmayı asla getirmez aklına. Yanlışın ancak güzel söz ve davranışlarla giderilebileceğine inanır. Bilgisizlik ve itaat yüzünden ilahi hakikatlere sırt çevirmekle direnenleri zorlamak yerine, kendi hallerine bırakıp uzaklaşır yanlarından.”

Ali Ural bu iki ıssız adama inançlar yönünden bakıyor. Bulundukları mekânı hangi amaçla nasıl kullandıkları zaviyesinden bir inceleme yolunu tercih ediyor.

Kitaplar, yazarlar, kahramanlar

Sadece Robinson ve Hay Bin Yakzan ile sınırlı değil romanlar ve kahramanlar. Sayfalar arasında ilerledikçe karşımıza Küçük Prens çıkıyor bir uçağın içinden el sallayarak. Elinde fener ile Diyojen, Lazarus, İvan İlyiç, Don Quıjot ve daha birçok kahraman çıkıyor karşımıza. Sadece romanlardaki halleriyle değil, dünyaya bıraktıkları izlerle de bir varoluş mücadelesinin kahramanı hepsi.

“Diyojen’in gündüz fenerle ‘insan’ aramasından daha zordu işi ‘Yalnız gezer’in. Zira ilk önce ‘Ben, ben kendim neyim?’ sorusunun peşine düşmüştü o.”

Küçük Prens’i anlatırken Ural’ın şiirsel üslubu hemen yayılıyor yazının özüne.

“Bana bir mağara çiz! Av resimleri yapacağım duvarlara açlıktan ölürken. Bana bir deniz çiz! Gökyüzünü sırtlandım oksijen tüpü yerine. Bana bir at çiz! Islık çaldığımda kişnesin. Bana bir ağaç çiz! Kırsın salıncağımı. Bana bir olta çiz! Balıklar uğramasın yanıma. Bana bir kayık çiz! Gemilerimi batırsın. Bana bir kitap çiz! Kurdelesinden tırmanayım aya. Bana bir kardan adam çiz! Eridikçe kara bir mürekkep olsun. Bana bir boşluk çiz! Çil çil yıldızların peşine düşeyim. Bana bir köpek çiz, kocaman bir kemik atayım önüne.

Bu dünya bize yetmez.”

“Palto” da var kitapta. Gogol’un Palto’su ile Bahaeddin Özkişi’nin Palto’su merkezinde bir yazı bu. Diğer yazılarda olduğu gibi Ural bizleri sadece Palto ile buluşturmuyor. Oylumlu bir yazı ile ucu açık bir yolculuğa çıkarıyor.

“Gogol’un Palto’su kaybetmenin, Özkişi’nin Palto’su elde etmenin can yakıcı öyküleri. Akakiy Akakiyeviç’in Palto’sunu çaldırdığında attığı ölümcül çığlıkla, Özkişi’nin adsız kahramanının paltosunu seyrederken büründüğü ölümcül sessizlik, bir kefesi yükseldikçe diğerinin alçaldığı bir varoluş terazisi dengede ürperen. Bütün sahiplerinin geçici olduğu bir dünyanın çocukları çıplaklıklarından da kat kat giysilerinden de elem duyuyor.”

Son paylaşımım Kafka’nın Dava’sından olacak. Sadece bir kitap tahlili değil Ural’ın yaptığı. Bir yazarın bize portresini sunarken aynı zamanda eserle yazarını da öylesine bir üslupla yazısında birleştiriyor ki Kafka’nın bütün şifrelerini de sunuyor bize. Böylelikle Ural’ın yazıları bir deneme olarak gençler için rehber niteliğine bürünüyor. Burada da Ali Ural’ın Hoca kimliğinin baskın geldiğine şahit oluyoruz.

“Kafka’nın bütün karakterleri gerçek bir dünyanın rüya kahramanlarıdır. Can yakacak kadar gerçek olan bu dünyada bir işleri, düzenli birer hayatları vardır. Her şey yasaldır, her şey kitabına uygundur.”

“Kafka karakterleri tek başlarına birer dünyadırlar. Onlar ne toplumun değer yargılarını benimserler ne de herhangi bir inancın veya kuralların birer yansımaları olurlar. Kimseye zarar vermeden kendi kanunlarını koyarlar.”

Raf Ömrü; Ali Ural’ın bir kitabın, yazarın dünyasına hepimizi davet ettiği rehber niteliğindeki bir eseri. Kitap okunduğunda görülecek ki Raf Ömrü’ndeki yazıların bir ömür hatrı kalacak hepimizde.

YORUM EKLE