Akıl oyunları: “Ama herkes yapıyor” ve “Ama niye ben?” söylemi üzerine

Kullandığımız sözcükler birer aynadır ve bizdeki algıları yansıtır. Özellikle de fark etmeden ağzımızdan çıkıverenler. Bazı sözcükler şahsi algılarımızı açık ederken bazıları da kolektif bilinç dışımızı ele verir. Çoğu zaman fark etmeyiz bu sözcükleri neden kullandığımızı. Halbuki bizim için sıradanlaşan, günlük rutinlerin bir parçası haline dönüşen eylem ve söylemlerin muhasebesini yapmak gerekmez mi? “Ben bu ifadeyi niye sıklıkla kullanıyorum?”, “Bu ifade bendeki ya da bizdeki neye karşılık geliyor?” türünden sorular alışkanlıklarımızı farkındalık seviyesine çıkarmak için son derece lüzumlu.  

Bu soruları sormak ve cevaplar üzerine düşünmek akıl yetisinin kullanımını gerekli kılar. Ancak akıl bazen oyun oynar bize. Bir yanlışı meşrulaştırmak, bir usulsüzlüğü kılıfına uydurmak gibi bir görev yüklenir adeta ve bunu mahirce yapar. Bize sorular sorduracak ve doğruyu bulduracak olan akıl kendi kendimizi kandırmanın aracı olarak çıkar karşımıza. Zorlukları göğüslemek yerine kolay ve kestirme olanı bize sunar çözüm diye. Bunu yaparken de retoriklere başvurur sıklıkla. Bu söylemler hem bireysel hem de kolektif aklı iğfal eder.

Kimi toplumsal pratik ve kabuller aklın bu ters yönlü etkisinden meşruiyetini alır ve söylemlerle desteklenir. Örneğin toplumda yaygın olan bir yanlışı meşrulaştırmak için hemen dilimizden “ama herkes yapıyor” ifadesi çıkıverir. Kendi tercihimizle şekillenen yanlış bir eylemi başkalarının aynı konuda yaptığı yanlış eylemlerle meşru ve makul kılmaya çalışırız. Yanlışı bir şekilde makulleştirip bu yanlışın bizde oluşturduğu psikolojik gerilimi aşmak isteriz. Yine aynı yolla çevreden gelecek tepkileri bastırmayı, tabiri caizse zeytinyağı gibi üste çıkmayı amaçlarız. Burada aklın doğruyu araması yönünde bir çabanın yerini yanlışın akla kabul ettirilmesi, sevimli gösterilmesi şeklinde bir niyet ortaya çıkar. Yani yine çok bilinen ifadeyle minareyi çalıp kılıfını hazırlarız ya da işi kılıfına uyduruveririz. Psikolojide “yansıtma” olarak tabir edilen savunma mekanizmasına yöneliriz hemen. Dikkati kendi yaptığımız eylemden alıp başkasının eylemine doğru çeviririz. Örneğin sokakta trafik levhasını dikkate almayıp ters yönden gelen bir sürücüyü uyardığınızda “ama herkes yapıyor, bunu neden bana söylüyorsunuz” şeklinde bir cevap almak ya da sınıfta çok konuşan bir öğrenciyi ikaz ettiğinizde “ama herkes konuşuyor hocam, siz bir tek beni görüyorsunuz” türünde bir ifadeye muhatap olmak pek olası.

Bu bahsettiğimiz, mutat hâle getirdiğimiz olumsuz davranışlarımızla ilişkili olan kısmı. Bir de sorumluluktan kaçmak için çok sık başvurduğumuz bir ifade de daha var ki özellikle ortak sorumluluk alanlarında bunu sıkça duyarız: “Ama niye ben?” Örneğin bir kurum çalışanı olarak bize bir görev tevdi edildiğinde ilk bu soruyu sorarız çoğu zaman. Kurumdaki herkes aynı soruyu sorduğunda bu sorumluluğu kimin yerine getireceği kısmı pek aklımıza gelmez. İş beni bulmasın da kime giderse gitsin türünde bir tavır takınırız. “Niye başkası yapmıyor?”, “Tek kişi ben miyim?” türünde sorularla perçinlenir bu algı. Görevden kaçmak, böylesi bir meşrulaştırma sürecine tabi kılınır. “Bu hepimizin sorumluluğu ve ben de bana düşeni yapmalıyım” diyebilsek acaba daha makul olmaz mı?

Senaryoyu çıkar ya da fayda sağlayacak bir eylemin sorumluluğunu üstlenmek şeklinde değiştirsek acaba neyle karşılaşır, ne tür bir söyleme muhatap oluruz dersiniz? Bu durumda en sık duyduğumuz sözlerden biri “Niye ben değil?” ya da “Niye hep o?” şeklinde olmaz mı? Safi sorumluluk olduğunda köşe bucak saklanan, çıkar ve menfaat söz konusu olduğunda en yüksek perdeden haykıran bir tipolojinin ahlâkiliğinden ve dolayısıyla insaniyetinden bahsetmek ne derece mümkün olabilir?

“Ama herkes yapıyor”, “Ama niye ben?” gibi sık karşımıza çıkan söylemleri yeniden bir düşünüp tartmak gereği var. Zira bunlarla olumsuz tavır ve davranışlarımızı meşrulaştırıyor, aklı da buna alet ediyoruz. Bunu, biz yapıyorsak “akıl oyunu” oynuyoruz; yok bu, bize yapılıyorsa “aklımızla oynanıyor” demektir. Aman dikkat!

YORUM EKLE

banner19

banner36