Akif Emre nasıl anılıyor?

Bizde hayata veda edenler ardından ağıtlar yakıp metrukesine eğilmek, yaşarken esirgediğimiz yakınlık ve dikkati teksif etmek bir yanlış okuma biçimidir. Bu yanlışı mazur ve makul bir zemine taşıyacak farklı farklı sebepler bulunabilir. Mesela daha dar bir çerçevede bilinen biri ölümüyle daha geniş çevrelerce bilinir biri haline gelebiliyor insanlar vefatının yakıcılığıyla başka başka zihinlere ulaşmış da olabiliyorlar. Bir de tabii vefat edip aramızdan ayrılan birinin yanında olmak ya da karşısında olmak yaşarken yanında olmaktan daha az maliyetli bir şey, merhum Akif Emre ağabey de öyle oldu sanki; yaşarken pek bilmiyorduk, durduğu yerin kıymetini görmüyorduk; söyledikleri kalbimize zihnimize yeterince ulaşmıyordu belki de… yıllarca Müslümanca bir duruş nasıl olur düşüncesiyle yaşadığı hayatı bir sabah beklenmedik bir şekilde sona erince geride yarım bardak çay ve yine yarım kalmış simitle zihinlerimizde yer eden görüntüyü çivileyip ayrıldı Akif Abi ve onun aslında hayatıyla nasıl bir güzellik biriktirdiğini, çizgi sahibi olmanın değerini, akıp gidenin içinde bizim olanı göstermenin ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlamış olduk. Onun vefat eden önemli birinin arkasından anmanın nasıl olması gerektiği ile ilgili uyarıları geliyor aklıma; anmanın bir tüketim objesine dönüştürülmemesi, anmanın anlamanın önüne konulmaması gerektiği şeklindeki uyarısı kendi hayatı için de geçerli…

Bu yazıyı Akif Emre ağabeyin ardından bir anma yazısı yazayım diye kaleme almıyorum. Buna ne gücüm yeter ne de ona yakınlığım buna imkan tanır. Bu satırları sevilen bir insanın nasıl anılması gerektiğini gösteren bir örnekliği haber vermek, duyurmak için kaleme alıyorum. Kıymetli dostum İzzet Gülaçar Muş’ta bir grup lise ve üniversite öğrencisi ile Akif Emre merhumla ilgili harika bir anma sayısı hazırlamışlar, metni baştan sona okudum. Metin öğrenci arkadaşların okuma gruplarından yakınlık kesp ettikleri Akif Emre ve kitapları ile ilgili duygu ve düşüncelerinin bir hülasası. Sunuş yazısından anladığımıza göre Akif Emre’nin anarken dikkatli olmak, anılan kişiyi bir popüler ikon haline getirmemekle ilgili ikazına kulak kesilerek kaleme aldıkları metinlerden oluşuyor. Metinlerin öncesinde yoğun bir okuma ve müzakere sürecinin işlediği yazılardan kolaylıkla belli oluyor. Gençlerin yazılarından sonra Akif Emre merhumun vefatından beş gün önce yazdığı ve dergiyi hazırlayanlar tarafından “bir vasiyet olarak kabul edilen” yazısı “Çürüme de umut da hep olacak” Arapça’ya tercüme edilmiş. Yazıların Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Farsça dillerinde yazılmış olması Akif Emre’nin kuşatıcılığının bir göstergesi olarak karşımızda duruyor. Dursun Çiçek hocamın çektiği fotoğraflarla bezeli bir sayının oldukça özenli bir mizanpajla sunulması yapılan işin özeni ve kalitesini, en önemlisi de gençlerin ne dediklerinin farkındalığı hakkında fikir veriyor.

Bir kadirşinaslık gereği olarak öğrenci arkadaşların isimlerini paylaşmak istiyorum. Bu isimler artık kendilerine meseleleri anlamak için nasıl, niçin, neyi eylemeleri gerektiği ile ilgili iyi birer rehber edinmiş isimler. Aysel Demir, Beste Uğurlu, Ayşenur Cemiloğlu, Betül Karaova, Esma Işık, Emine Çatal, Elif Ateş, Hacer Elitaş, Hamza Özcan, Fatma Ballı, Muhammed Ali Aktaş, Şeyda Demir, Saniye Kırmızıgül, Tuba Melikoğlu, Tuba Tavus, Vedat Koçlardan, Kadir Pekar, Yusuf Gümüş, Yakup Deniz ve Abdusselam Özdemir kitapçıkta yazısı olan öğrenci arkadaşlar. Fatih Sarı, Emrah Baş hocalarım da çevirilerle bu emeğe destek olmuşlar.

Elimizdeki metin Akif Emre’nin hayatını yine onun sözüyle ele alınmasına iyi bir örnek sayılabilir: “Bize masallar değil yaşayan örnekler lazım; geleceğe taşıyalım ki yaşayan dava adamları çoğalsın.”

Akif Emre ağabeye rahmet, bu güzel gençlere selam ediyorum.

İlgili yayına ulaşmak için:

http://www.akifemre.com/wp-content/uploads/genclerden_akif_emreye_k.pdf

YORUM EKLE
YORUMLAR
Emrah Baran
Emrah Baran - 4 hafta Önce

Bence Akif Emre’nin en büyük özelliği toplumun içerisine hapsolmuş düşüncelere tercümanlık yapmasıdır . Amme vicdanın temayülatı tabiyesine tercümanlık yapmasıdır. Allah Gani Gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun İnşAllah.

Ayhan yiğit
Ayhan yiğit - 3 hafta Önce

Allah rahmet eylesin güzel insan . yazılarıyla tanıdık bazen insan
ayrılınca devrini anlıyor. öyle olmamalı ama insan bu ya . umut ve ümitsizlik çizgisini hep ıskalıyor.
Artık bizler onu hayırla yâd ediyoruz.rabbim temennilerimiz kabul etsin

banner19

banner26