250 kelimede İbn Arabî’nin Allah Kimleri Sever kitabı

Fütûhât ve Fusûs’uyla havâssa hitap eden ve çoğunlukla bu yönüyle tanıdığımız İbnü’l-Arabî’nin kısa hacimli ve genel okuyucu kitlesine hitap eden risaleleri de vardır. Allah Kimleri Sever? başlığıyla hazırlanan bu eser de iki kısa risalesinin bir araya getirilmesinden müteşekkil: İnsân-ı Kâmil ve Ahlâk Nasıl Güzelleşir? Kitabın içinde yer aldığı dizinin adı da muhatap kitleye dair bir şeyler söylüyor: “herkes için tasavvuf”…

İlk risale insan-ı kamili, kainatın yaratılışı bağlamında ele alır. Buna göre insan-ı kamil Cenab-ı Hakk’ın yeryüzündeki gerçek halifesidir. İnsanı meleklerden üstün yapan sır ise isimlerin ona öğretilmiş olması ve melekler sadece Cemal’den yaratılmışken insanın hem Cemal hem de Celal’den yaratılmış olmasıdır.

İkinci risale ilkinin devamı sayılabilir. Kâmil insanın sahip olması gereken ahlakî erdemlerin neler olduğu detaylı bir şekilde izah edilir. İbnü’l-Arabî’ye göre ahlak, “herhangi bir ön düşünce ve tercih olmaksızın, insanın davranışlarını yerine getirmesini sağlayan nefsin bir melekesidir”. En ilgi çekici bölümlerden biriyse nefsin üç kuvvetinden bahseden kısımdır: şeheviyye, gadabiyye, akliyye. Bu bölümde nefsin bu üç kuvveti nasıl kullanılırsa insanı kamil hale getireceğini ele alır İbnü’l-Arabî. Ardından iyi ve kötü huylar listelenir. İffet, kanaat, hilm, ağırbaşlılık, merhamet, vefa, alçakgönüllülük, güleryüzlülük, cömertlik, cesaret gibi huylar iyi huylar arasında sıralanırken; fücur, tamahkarlık, boş konuşma, aşırı sevgi, katıkalplilik, ahde vefasızlık, kibir, asıksuratlılık, yalancılık, ikiyüzlülük, cimrilik, korkaklık, hased gibi huylar kötü huylar arasında zikredilir. Burada dikkat çeken nokta, huyların sıradan insanlar ve hükümdarlar için ayrı ayrı ele alınmasıdır. Sıradan insan için iyi olan bir huy, hükümdar için kötü olabilmektedir.

İbnü’l-Arabî’nin, güzel ahlakların kazanılmasında vurguladığı unsurun tedricîlik olduğunu hatırlatalım. Ahlak bir anda güzelleşmeyecek, tedrîcen kazanılacaktır.