, 22 Eylül 2017
Dünyabizim'de bir yayın kurulu oluşturduk

6788

Dünyabizim'de bir yayın kurulu oluşturduk

Şehrin tüm sokakları, kahveleri, bakkalları, iş yerleri, anlamak isteyene, görmek isteyen meraklısına bir davet taşıyor. Gideniyle kalanıyla, koşanıyla duranıyla herkes bu davetin sahibi ve muhatabı. Mehmet Erken yazdı.

Geçen bir senenin ardından elhamdülillah Ramazan'a erdik. İstanbul’un serin havaları, bu uzun günlerde ne yapacağını düşünenlere “bu kadar düşünmene gerek yok” der gibiydi. Umuyorum müslümanlar olarak bu aydan azami miktarda istifade edebiliriz.

Müsaadenizle bu mübarek günler başlamadan önceki birkaç ayın değerlendirmesini ve önümüzdeki günlere dair niyetlerimizi izhar etmek istedim.

Vakıf insanları bulma ve gündem yapma gayretlerimiz devam ediyor

Ramazan başı itibariyle, “Anadolu’da Kültür Sanat” soruşturmaları, Türkiye’de Arapça eğitim ve İslami düğünlere dair dosyalarımız devam etmekte. Ramazan ayında her gün bir âlim, mutasavvıf veya şair-yazarın oruç ve Ramazan'a dair yazılarını da yayınlıyoruz. Bunların yanında kültür sanat etkinlikleri, yeni çıkan kitaplar, önemli adamlar, ne zamandır hakkında konuşulmayanlar üzerine haberler yapmaya ve yapılmamış haberler üzerine düşünmeye devam ediyoruz.

Türkiye’de Müslümanlar, çoklukla ezildiler ve İslam her daim, önde giden şahsiyetlerden çok, geri planda olan ihlaslı insanlar eliyle gelecek nesillere aktarıldı, aktarılıyor. Pek çok hizmetleri vefatları ile aşikar olan vakıf insanları bulmak ve gündem yapmak noktasında gayretlerimiz devam ediyor.

Sitemizin geçmiş kadar bugünü de an be an takip etmek amacı olduğu artık kabul edilmiş bir gerçek. "Anadolu’da Kültür Sanat" soruşturmaları ile çerçevesini genişletmeye çalıştığımız “auramız”ın yakın gelecekte tüm dünyaya yayılması ümidi içindeyiz. Bu meyanda bir süredir, Türkiye’de yaşayan yabancı öğrenciler ile yaptığımız söyleşiler de devam ediyor.

Bu yayın döneminde 8 toplantı halinde tertip ettiğimiz Dünyabizim Buluşmaları'nın sonuncusunu geçtiğimiz ay sonu itibariyle gerçekleştirdik. Bu buluşmalar önümüzdeki günlerde, Bahçelievler Belediyesi'nin katkılarıyla kitap olarak yayınlanacak inşallah.

Haydi sokağa çıksana!

Son zamanların en popüler kelimelerinden bir tanesi “medeniyet”. Doğrusunu yanlışını sorgulamayı başka mecralara bırakarak, okurlarımızı ve habercilerimizi medeniyetlerin şekil bulduğu damarlara davet ediyoruz: İnsanlara ve sokaklara!

Şehrin tüm sokakları, kahveleri, bakkalları, iş yerleri, anlamak isteyene, görmek isteyen meraklısına bir davet taşıyor. Gideniyle kalanıyla, koşanıyla duranıyla herkes bu davetin sahibi ve muhatabı. Değişen ve dönüşen şehirlerimizin yanında, yoğun bir akış halinde ihmal ettiğimiz binlerce sokak ve insan var.

Ufak örnekler vermek istiyorum: Marmaray açılalı beri geçen 1 seneden fazla zamanda, Avrupa yakasının, daha önce pek de ziyaret edilmeyen mahallerinin, mecburen insanların gündemine girmiş olması gerekiyor, en azından meraklılarının. Yıllarca kötü namları ile bir kenara itilmiş Laleli, Kumkapı, Yenikapı, Samatya, Kazlıçeşme, vs. artık Marmaray kullanıcılarının her gün geçtikleri mahaller haline geldi. Bu vesile ile istanbul’un tahmin ettiğimizden daha kozmopolit olduğunu idrak ettik ve yetmiş iki milletin bir arada buluştuğu Yenikapı otobüs durağında saf tuttuk. Fakat bir kaç arka sokakta duran Bodrum Camii için değişen bir şey olmadı, Kumkapı'da neden bu kadar çok yabancı olduğunu sorgulamadık, Aksaray'da açılan onlarca Arap lokantasına ve derneğine ufaktan da olsa göz gezdiremedik.

Mecburi göçler nedeniyle ülkemize muhacir olmuş pek çok kardeşimiz var son senelerde. Dönüşün imkansızlaşmaya başladığı her an, onlar da bu toprakları benimsemeye ve artık buraların bir ferdi olmaya başlıyorlar. İkitelli, Aksaray, Edirnekapı, pek çok insanın ağzında artık “Arap toprağı” diye anılır hale geldi. Hayatımızın bu kadar içinde yer alan kardeşlerimizle ne kadar diyaloğumuz olduğu ise, sorgulanması gereken önemli bir soru olarak tam karşımızda duruyor. Pek çok âlim, arif, siyasetçi, sanatçı ve kültür insanını da içinde bulunduran bu binlerce kişilik nüfus ile temasımızı arttırmadığımız her gün, eksideyizdir. Pek çok fert ve kurum bu noktada gün geçtikçe çalışmalarını artırıyor.
Habercilerimizi ve okurlarımızı bu noktada gözlerini açmaya, bizleri de uyarmaya davet ediyoruz. Herkes kendi kapısının önünü silse...

Yayın İlkeleri ve Yayın Kurulu

Sitemiz dahilinde ufak bir değişikliği de ilan ederek yazıyı tamamlamak istiyorum: Yıllardır değişmeden duran Yayın İlkeleri'mizde ufak düzeltme ve değiştirmelere gittik. Yıllarca “deneme yayınlamıyoruz ama bazen de yayınlıyoruz” demekten yorulduğumuzu fark ederek deneme yazılarına ilkeler bazında kapı araladığımızı ve aynı zamanda, değerlendirme türünde yazılar yayınlamak istediğimizi ilan ediyoruz. Dünyabizim, haber metinlerine verdiği önceliği arka plana atmadan, kültürel eserlerin etraflıca değerlendirildiği (hadi sevilen bir tabirle söyleyelim, eleştirilebildiği) yazılara da yer verecek. Fakat yine hatırlatmakta yarar var ki, haber dışı tüm metinler, sıkı bir değerlendirmeye tâbi tutulacak.

Son olarak, Dünyabizim'in siteyle bilfiil ilglenen ekibini bir nebze genişlettiğimizi ve Yayın Kurulu ile faaliyet gösterdiğimizi de ilan etmek istiyorum. Ofisimizde yer alan ekibimize ek olarak Kamil Büyüker, Ömer Yalçınova, Muhammed Özbey, Deniz Baran, Serdar Arslan, Ahmet Serin, Muaz Ergü, Mustafa Nezihi Pesen ve Mustafa Uçurum'un katkılarıyla sitemizin hem eksiklerini daha rahat görüp giderebileceğini hem de alanını genişleteceğini ümid ediyoruz.

 

Mehmet Erken yazdı