, 27 Mart 2017
Osmanlıca'da psikolojik engeller bir bir aşıldı

10280

Osmanlıca'da psikolojik engeller bir bir aşıldı

Dünya Bizim kültür portalımız bir çok yeniliği sayfalarına taşıdı ve taşımaya da devam ediyor. Erhan Erken yazdı.

'Sonbahar, Kültür Dünyamızın İlk Baharı' temasıyla kaleme aldığımız son Genel Yayın Yönetmeni yazısını yazdığımızdan bu yana bir mevsim daha geçti.

Bu yaklaşık üç aylık sürede yayınevleri birbiri ardına kitaplar yayınladı. Belediyeler kültür etkinliklerini başlattı. Çeşitli sivil toplum kuruluşları bir çok program düzenledi. Açılışlar, sergiler, paneller, sempozyumlar ard arda devreye girmeye başladılar.

Kültürel faaliyetler bizleri ziyadesiyle heyecanlandırıyor. İmkanlarımız ölçüsünde bu etkinlikleri ve gelişmeleri sizlere yansıtmaya çalışıyoruz.

Star gazetesinin düzenlediği Necip Fazıl Ödülleri çerçevesinde üstad Nuri Pakdil'in ödül alması ve ödülün bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edilmesi, yaşanan olaylar içinde en fazla göze çarpanlardan birisiydi. Tabii burada önemli ayrıntı, üstad Nuri Pakdil'in ödüle layık görülmesi değil, onun ödülü almayı kabul etmesi ve ödül töreninde yaptığı konuşmaydı. Kendine has bir selamlamayla konuşmaya başlayan Pakdil, gençliğin sadece yaşla alakalı bir şey olmadığını da bizlere anlatıyordu.

Yeni Türkiye'de Kültür” söyleşi dizimiz ve anketlerimiz

Dünya Bizim kültür portalımız bu arada bir çok yeniliği de sayfalarına taşıdı ve taşımaya da devam ediyor.

Yeni Türkiye” sözünün çokça kullanıldığı bir dönemde 'Yeni Türkiye'de Kültür Politikaları Nasıl Olmalı' başlıklı soruşturmamız bu alanda farklı bakış açılarının bir defa daha ortaya çıkmasına imkan sağladı. Soruşturmamız, zaman içinde yeni isimlerin katılımı ile biraz daha devam edecek gibi görünüyor.

Bu dönemde sizlerin de yakından takip ettiğiniz gibi bir yeniliğimiz daha var: Belli aralıklarla yayınlamaya başladığımız anketler...

İstanbul'un nesi ilham verici?”

Modern hayatın dayatmalarına en güzel cevap nedir?”

Çizdiğiniz bir mahalle resminde ilk ne yer alır?”

Camilerimiz nasıl daha güzel olabilir?”

Sosyal medyanın edebiyata en büyük etkisi nedir?” başlıklı anketlerimiz büyük ilgi uyandırdı. Soruları ve cevaplarıyla farklı bir üslupla hazırlanan anketlerimiz ilerleyen haftalarda da inşallah yeni ve çarpıcı başlıklarla devam edecek.

Marka şehirler” üzerine düşünmeye davet ediyoruz

Marka Şehirler ve Rol Modeller” adıyla yepyeni ve farklı açılımları olabilecek bir dosyanın kapağını aralamaya başladık. Bu dosyamızın da zaman içinde önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatini taşımaktayız. Bu dizimize başlarken kaleme aldığımız ilk yazıyı bitirirken meramımızı şu şekilde özetlemiştik:

'Dünya Bizim olarak şehirlerimiz bazında o şehirlerde yaşamış olan önemli tarihi kişileri ele almayı, onların eserlerini farklı bir bakış açısı ile yeniden incelemeyi düşünmekteyiz. Bu sayede ilk etapta o şehirde yaşayan yetişmiş insanların, gençlerin ve çocukların zikri geçen rol model şahsiyetlere farklı bir gözle bir daha bakmalarını sağlamak istiyoruz. Ayrıca bu şehirlere ziyarete gelen insanlara da bu şahsiyetleri ve eserlerini en iyi şekilde sunabilmenin, iyiliklerin ve güzelliklerin yayılması prensibi çerçevesinde ciddi bir önemi olacağını varsayıyoruz. Yine bu yayınlarımızla, devleti ve şehrin yerel dinamiklerini (üniversiteler, belediyeler, vakıflar, memleket dernekleri, vs.) de kültürel anlamda marka şehirler üzerine düşünmeye davet ediyoruz.'

İlgi duyan arkadaşlarımızın bu diziyi dikkatle takip etmelerini ve kendi şehirleri ile ilgili bu tip bir yazı kaleme almak isteyen kardeşlerimize de bizimle irtibata geçmelerini tavsiye ediyoruz. İnşallah bu sayede çok daha doyurucu bir dosyaya kavuşma imkanına sahip olacağız.

Dünya Bizim Buluşmaları Bahçelievler'de her ay devam ediyor

Bu arada yine bu sene başladığımız Dünya Bizim Buluşmaları çerçevesinde Bahçelievler Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediğimiz toplantılar aylık periyotlarla devam ediyor. Şu ana kadar “Yayın Dünyası”nı ve “Sinema”yı konuştuk. İnşallah Aralık ayının 23'ünde, saat 19.00'da, 'Geleneksel Sanatlarda Usta Çırak İlişkisi ve İcazet Müessesesi' konusunu yine yetkin isimlerle konuşmaya çalışacağız. İstanbul'da bulunan ve vakti olan arkadaşlarımızı Bahçelievler Belediyesi Necip Fazıl Kültür Merkezi'ndeki Dünya Bizim Buluşmaları'na bekliyoruz. Bu toplantılarda hem konuşmacıları dinliyoruz, hem de bir hasbihal imkanı doğuyor. Ayrıca her etkinlikte, söyleşi konusuyla alakalı olarak, kardeş kuruluşumuz Kuzey Haber Ajansı'nın katkılarıyla hazırlanan “Sokak Röportajları” da meselelere sokağın gözünden de bakmamızı sağlıyor. Bu kısa röportajları da video galerimizde izleyebilirsiniz.

İstanbul'da bulunamayan veya toplantıya çeşitli sebeplerle gelemeyen kardeşlerimiz için de bu toplantıları aynı anda sitemiz üzerinden canlı olarak yayınlıyoruz. Eski toplantılarımızın kayıtlarını da youtube üzerinden izlemek mümkün.

Psikolojik engeller bir bir aşılıyor

Değerli Dünya Bizim dostları,

Son günlerde Osmanlıca konusu Türkiye gündemini yoğun olarak meşgul etmeye başladı. Gerçi bizler için kendimizi bildiğimiz andan bugüne Osmanlıca, gündemimizi her daim meşgul etmiştir. Cumhuriyet'in kuruluşu sonrası gerçekleşen devrimler sürecinde, Kur'an yazısı olan Osmanlıca'yı bırakıp Latin harflerine geçişimiz ile birlikte binlerce yıllık kitabî birikimimizle aramıza çok önemli bir engel girmişti. Bu engeli aşabilmek için büyüklerimizin bizlere tavsiye ettikleri üzere kendi kısıtlı imkanlarımızla Osmanlıca öğrenmeye gayret ediyorduk. Daha sonra bizler de çevremize bu konunun önemini anlatmaya başladık. Bu mahrumiyet dönemlerinde bazı fakültelerde çeşitli seviyelerde Osmanlıca dersleri mevcuttu ama yaygın bir Osmanlıca eğitimi imkanı bulunamıyordu.

En önemlisi, her anlamda zemin buna müsait değildi.

Malum olduğu üzere 1990'ların sonunda Osmanlı'nın 700'üncü kuruluş yılının kutlanması sürecinde Osmanlı'ya karşı devletin de bakışında belirgin bir değişiklik oluşmaya başladı. Bakış açısındaki bu müsbet gelişme çerçevesinde zamanla çeşitli gönüllü kuruluşlarımızın da gayretleri ile Osmanlıca dersleri belli bir yaygınlık kazanır oldu. Nihayet tüm bu gayretlerin son halkasında, Osmanlıca'nın üniversiteler dışında okullarda da ders olarak okutulması konusu gündemin en önemli maddelerinden biri haline geliverdi.

Öncelikle bu konunun konuşuluyor oluşunu bile müsbet bir gelişme olarak görmekteyiz. Bu hal, ilk etapta öz dilimiz üzerindeki psikolojik engelin aşılmasını, bu dilin daha ulaşılabilir olmasını sağlayacaktır. Okullarda Osmanlıca'ya ilk giriş ve kademe dersleri yapılacak, öğrenciler de gayretleri ve nasipleri nisbetinde bu alanda yol kat edeceklerdir. Bu yeni gündem inşallah hayırlı bir çığır açacaktır kanaatini taşımaktayız.

Biz de Dünya Bizim portalı çerçevesinde bu konu ile ilgili bir gündem oluşmasını yararlı buluyoruz. Konunun özü, nasılı, niçini, bize kazandıracaklarını sükünetle ve detayları ile konuşalım istiyoruz. Tabii bu konuda farklı görüşleri olup bunları ifade etmek isteyenlere de sayfalarımız açık olacaktır.

Dünya Bizim farklı kesimlerce de takip ediliyor

Değerli Dünya Bizim okurlarımız,

Geçtiğimiz günlerde popüler bir sitenin 'takip edilesi 7 kültür sitesi' başlığı altında Dünya Bizim kültür portalımızı da zikretmesi bize ilginç geldi.

Başkalarının bizden bu tarz bahsetmesine ihtiyacımız mı var, biz zaten ne olduğumuzu ve ne yapmaya çalıştığımızı bilmiyor muyuz?” diye içten içe bir soru yönelttiğinizi de duyar gibiyiz.

Fakat yine de Onedio adlı sitenin yaptığı değerlendirmede bu şekilde yer almak, farklı kesimler arasında da takip edildiğimizi göstermesi bakımından önemli bir gelişme diye düşünüyoruz. İnşallah 2008'den bu yana sürekli yukarıya doğru giden çıtamızdaki bu istikrarı sürdürür ve her daim takip edilecek nitelikte bir site olmayı başarırız.

Kış aylarının verimli bir kültür iklimi getirmesi, ümmetin içinde bulunduğu sıkıntılı gündemlerin bir an evvel son bulması ve yaradılış gayesine uygun bir çizgi üzerinde sabit kalabilmemiz konusunda Yüce Rabbimizin hepimize yardımcı olması dilekleriyle yazımıza son veriyoruz.

Allah'a emanet olun.

 

Erhan Erken