, 26 Mayıs 2017
Hac sosyal kültürel bir liğe vurgu yapıyor

8736

Hac sosyal, kültürel ‘bir’liğe vurgu yapıyor

Kurban Bayramı bir tatil değil, Allah için kurban olabilmenin hatırlandığı, Hacc’ın dolu dolu yaşandığı çok önemli bir zaman dilimidir.

İlgili Yazılar
Gidebilen hac yolunda ya gidemeyen bizler
Gidebilen hac yolunda, ya gidemeyen bizler?

Hacca gidecek dostlar, ahbablar! Allah rızası için Cenab-ı Peygamber’den bir şeyler getirin artık. Ebu Bekir Efendimiz’in sıdkından birazcık getirebilin.
15/10/2012 14:02
Hac yolculuğuna çıkanları uğurlarken yapılacak du
Hac yolculuğuna çıkanları uğurlarken yapılacak duâ

Muzaffer Ozak'ın Envârü'l Kulûb'una yazdığı müminleri hac yolculuğuna uğurlarken yapılacak duayı Ahmed Sadreddin ç-alıntıladı.
16/09/2015 15:03
Atasoy Müftüoğlu ndan hac izlenimleri
Atasoy Müftüoğlu’ndan hac izlenimleri

Atasoy Müftüoğlu ile henüz gerçekleştirdiği hac ibadeti üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik, Hac sırasında edindiği izlenimleri dinledik.
04/12/2011 13:01
Son On Asra Ait Hac Seyahatnameleri Bir Kitapta Toplandı
Son On Asra Ait Hac Seyahatnameleri Bir Kitapta Toplandı

''Mekke'ye Giden Bin Yol''da Michael Wolfe, ilk seyahatname 1050 yılına ait olmak üzere her yüzyıla ait birkaç seyyahın hatıralarını derlemiş. Kitapta seyahatnameden kesitler verildiği gibi seyyahların yol haritaları ve rotaları da yer alıyor.
19/09/2016 11:11
Hac İslam ın Kalbine Yolculuk
Hac: İslam’ın Kalbine Yolculuk

Hacca uçak ile gidilmeye başlanılan 20. yüzyılın ortalarına kadar insanlar hangi yollar ile hacca gittiler, nasıl adetleri, ritüelleri vardı, hacca hangi milletler daha çok giderdi gibi gözden kaçırılmış sorular, 'Hac: İslam'ın Kalbine Yolculuk' kitabında görseller ve yazılar vesilesi ile cevap buluyor. Mehmet Erken yazdı.
05/09/2016 11:11
Hacca niyetlenen kişi neleri merak eder
Hacca niyetlenen kişi neleri merak eder?

Gerçek manada haccı kavrayan, hacca karşı iştiyak duyan, azmeden, gayret gösteren kulları nice müjdeler bekler. Haccın Sırları ve Hikmetleri kitabı üzerine Meral Afacan Bayrak yazdı.
20/11/2013 08:08

 

Her yıl olduğu gibi bu sene de Kurban Bayramı yaklaşırken toplumun farklı kesimlerinde değişik hazırlıklar yapıldı. Şehirlerin muhtelif bölgelerinde kurbanlık satış alanları kuruldu. Belediyeler rahat bir kesim imkanı sağlamak için imkanlarını seferber ettiler.

Özellikle arefe ve bayramın ilk gününde mezarlıklar ziyaretçilerini ağırladılar.

Ailelerin büyükleri günler öncesinden, ziyaretlerine gelecek çocukları ve torunları için hediyeler hazırladılar.

Hacılar Arafatta Vakfeye durdular. Hep beraber acziyetlerini ikrar ettiler ve el açıp, boyun büküp dua ettiler

Bayram Sabahı, İslam Coğrafyasının tüm camileri dolup taştı. Müslümanlar çoluk çocuk Bayram namazı kıldılar, tekbir getirdiler, birbirleriyle bayramlaştılar

Vakıflar ve dernekler de bayramın çok öncesinde çalışmalara başlamışlardı. Alacakları fazladan her deri veya her kurban için, okutulacak bir talebenin şu kadar günlük ihtiyacı veya yarım kalmış Kur’an Kursu’nun eksik 20–30 tuğlası diye düşünülerek hummalı bir faaliyete giriştiler.

Ayrıca son yıllarda yurt dışındaki bir çok noktada kesilecek kurbanlarla ilgili organizasyonlar yapılarak Kurban Bayramının ümmet bazında daha yaygın bir tarzda kutlanması yönünde çalışmalar gerçekleştirildi.

Tabii tüm bunların yanı sıra, son yıllarda artan bir tarzda yaygınlık göstermeye başlayan, bayramların 'tatil' yönünün ağır basmasıyla şehirlerin terk edilerek tatil beldelerine gidiş programları da daha fazla görülmeye başladı.

Kurban Bayramı’nın bir diğer önemli yanı da Müslümanlar için çok değerli olan hacc ibadetinin bu tarihlerde olması.

İslâm’ın şartlarından olan haccın ifası için Müslümanlar, Hicri Zilkade ayından başlamak üzere, yoğun olarak da Zilhicce ayının ilk günlerinden itibaren gruplar halinde hacc yoluna çıkmaya başlıyorlar.

Arefe gününe kadar Mekke’ye ulaşıp güneş batıncaya kadar Arafat’a çıkacak olan her Müslüman, Hacı olabilecek ve kul hakkı hariç tüm günahlarından arınmış ve hayatlarında “bembeyaz bir sayfa” açılmış olarak Müzdelife’ye ve Mina’ya inecek.

Hacc, birçok farklı özelliği bünyesinde barındıran müthiş bir olay. Hiçbir insanî komut insanları bu tarz bir hareketin içerisine dâhil edemez. Müslümanlar tamamen ay ve güneş hareketlerine bağlı olarak, senenin bir gününde aynı mekânda toplanabiliyorlar ve güneş batıncaya kadar tayin edilmiş olan o “çizgi”yi geçemiyorlar. 1400 küsur senedir her sene bu olay aynı şekilde gerçekleşiyor. Güneş batıyor, sanki bir yarış startı verilmiş gibi “arınmış” insanlar Arafat”ı terk etmeye başlıyorlar.

İslâm kardeşliği, Hacc için bir araya gelen Müslümanları birbirine yaklaştırıyor

Sadece bu nokta mı? Hayır. Ali Şeriati’nin Hacc isimli kitabında tasvir ettiği gibi hac iklimindeki her insan, Hz. İbrahim (A.S), oğlu İsmail ve hanımı Hacer arasında cereyan eden senaryoyu, aktörleri kendisi ve ailesi olduğu halde “tek kişilik bir oyun gibi” oynuyor veya daha doğru bir deyimle oynaması gerekiyor.

Hiç bir kimsenin bire bir Hz. İbrahim (A.S)’ın saçının teli olamayacağını bildiğimiz halde, sırf Allah için hanımını ve çocuğunu çölde Allah’a emanet ederek vazifeye giden o mümtaz kişinin durumunu hissetmesi, kendini onun yerine koyması, adeta kendi nefsinde aynı imtihanı verip veremeyeceğini sorgulamasına vesile olması “hacc”ın önemli yönlerinden bir diğeri olsa gerek.

Tabii Hz. İbrahim'in oğlu İsmail'i Allah için kurban etmeye niyetlenmesi ve bunun karşılığında kendisine verilen Kurban ikramının, Kurban Bayramı ve Hacc menasiki içerisinde önemli bir yerinin bulunması , iki ibadeti de adeta birbirinden ayrılmaz bir hale getiriyor.

Çok farklı ülkelerden gelmiş, Kâbe’ye farklı yönlerinden “kıble” diye yönelmiş insanların, tek bir komutla yan yana ibadet etmeleri, aralarında var olan farklılıkların aslında detayda farklılıklar olduğunu kavrayabilmeleri, “hacc”ın sağladığı diğer bir mühim nokta.

“Hacc”a giden Müslümanların kendi milletlerinin ötesinde çok büyük bir ümmetin ferdi olduklarını kavramalarında da “Hacc”ın önemli bir faydası oluyor.

İdarecileri farklı zihniyetlerde olsa da, aralarında kalın sınırlar bulunsa da, siyasi gündemleri düşman gibi görünse de İslâm kardeşliği Hacc için bir araya gelen Müslümanları birbirine yaklaştırıyor, onlara “kardeşliklerini” hatırlatıyor ve bazen her şeyin “sun’i” olduğunu adeta haykırıyor; sosyal, kültürel “bir”liğin öneminin altını çiziyor.

O’nun gezdiği mekânlarda O’nun tavsiye ettiği fiilleri yapma imkânı

Ya iktisadî hayat… Hacc, Müslümanların sadece ruhî olgunlaşmalarını ve birbirlerinin farklı sosyo-kültürel özelliklerini tanımalarını sağlamıyor, ilave olarak iktisadî açıdan da birbirlerine yaklaşmalarını, alışveriş yapmalarını, birbirlerinden bir şeyler alıp satarak meşru şekilde geçinmelerini teşvik ediyor. “Medine Pazarı”nın kurulmasını ve bu pazarda müminlerin birbirleriyle alış-veriş yapmalarını isteyen bir Peygamberin (sav) ümmetine, O’nun gezdiği mekânlarda O’nun tavsiye ettiği fiilleri yapma imkânı veriyor hacc.

Ve tabii Medine’ye gelen her Müslüman, sanki kendisine sağlığında gidilmişçesine haberdar olacağını müjdeleyen Peygamberini (sav) ziyaret ederek, onun yaşadığı, savaş yaptığı, devlet kurduğu mekânları dolaşarak o tarihi yeniden gözünün önüne getiriyor ve bin bir dersle dolu kutlu yolculuğunu tamamlayıp adeta kan tazeleyerek ülkesine dönüyor.

İşte Kurban Bayramını bayram yapan en mühim noktalardan bir tanesi de kısaca özetlemeye çalıştığım Hacc ibadetidir.

İçinde İslâm tarihinin kilit olaylarının sembolleriyle yer aldığı, Müslümanın gerek ruhi olgunluğunu geliştiren, gerek sosyo-kültürel açıdan ufkunu açan, gerek ümmet şuurunu pekiştiren Hacc ibadeti, Kurban Bayramı ile Müslümanların gündeminde çok önemli bir yer tutmalıdır.

Kurban Bayramı sadece bir tatil değil, Allah için kurban olabilmenin hatırlandığı, Hacc’ın dolu dolu yaşandığı çok önemli bir zaman dilimidir.

Bayramları, hakiki mahiyetiyle kavrayıp, onların sağlamak istediği faydayı maksimum düzeyde elde edebileceğimiz günler olarak değerlendirebilme dileğiyle Mübarek Kurban Bayramınız kutlu ve bereketli olsun

 

Erhan Erken yazdı






İlgili Konular