, 23 Temmuz 2018
Hıdır Toraman Okumak Ag h Bir Millet Olabilmenin En Etkin

1505

Hıdır Toraman: Okumak, Agâh Bir Millet Olabilmenin En Etkin Yolu

''Süreklilik arz eden yegâne okuma meşguliyetim şiir. 'Niçin' diyorsunuz, çünkü malum sistemin muktedirleriyle suç ortaklığına girmekten kaçınan, sermayenin üstünde hâkimiyet kuramadığı sadece has şair kaldı.'' Dünyabizim Kitap Söyleşileri'nde bugünkü konuğumuz 80 kuşağından bir şair: Hıdır Toraman.

İlgili Yazılar
Mustafa Ulusoy İlim Ehli Seyahat Etmeli
Mustafa Ulusoy: İlim Ehli Seyahat Etmeli

‘’Yazarlığın yanında psikiyatristim ve psikiyatride çalıştığım konuların başında benlik/ego geliyor. Psikiyatrinin benlik tanımları beni asla tatmin etmedi. Benliğin insanın varoluş amacı ile ilişkisine dair bilgi bulamazsınız psikoloji ve psikiyatride.’’ Dünyabizim Kitap Söyeleşileri’nde bugün Mustafa Ulusoy’u ağırlıyoruz.
13/07/2018 11:11
Gökhan Özcan Ya Tahammül Ya Sefer Kitabı Türkiye'nin İnsan Tarihinin
Gökhan Özcan: Ya Tahammül Ya Sefer Kitabı Türkiye'nin İnsanî Tarihinin Önemli Bir Sayfası

‘’Kitap seçmeyi kitap okumaya dahil bir arayış olarak görür ve öğretici bulurum. Sezgilerimi de önemserim, bazı kitapların beni çağırdığını hissederim, bunu önemser, peşlerine düşerim. Bazen bir kitap beni götürüp başka bir kitabın kapısına bırakır.’’ Bugün Dünyabizim Kitap Söyleşileri'nde Gökhan Özcan’ın dingin dünyasına misafir oluyoruz.
12/07/2018 11:11
Hayrullah Cengiz Çok Kitap Değil Nitelikli Kitapları Defalarca Okumak Daha
Hayrullah Cengiz: Çok Kitap Değil, Nitelikli Kitapları Defalarca Okumak Daha Faydalı

''Haddim olmayarak bazen Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Çağlayanlar isimli hikâye kitabı içinde yer alan 'Turhan Nasıl Çıldırdı' hikâyesindeki Turhan; bazen de Mustafa Kutlu’nun Ya Tahammül Ya Sefer kitabındaki Kerim gibi olduğumu düşünmüşümdür. Sonra kafamı iki elimin arasına alıp 'oğlum sen kim, Turhan kim, Kerim kim' deyip haddimi bilir hale gelirim.'' Dünyabizim Kitap Söyleşilerinin bugünkü misafiri Ayasofya Müzesi Müdürü Hayrullah Cengiz.
11/07/2018 11:11
Bülent Ata Yolculuklarda Okumak Güzel Bu Yüzden Tren Yolculuğunu Tercih
Bülent Ata: Yolculuklarda Okumak Güzel; Bu Yüzden Tren Yolculuğunu Tercih Ediyorum

''Yaşlarına uygun kolay okunabilir kitaplardan başlayarak ve giderek öğretmenlerinin de aklına gelmeyecek cins bazı yazarları keşfetmeleri için çocukların masalarına bırakıyorum. Severlerse okuyorlar, sevmezlerse ısrar etmiyorum.'' Bugün Dünyabizim Kitap Söyleşileri için Bülent Ata’nın kapısını çaldık.
04/07/2018 12:12
Mehmet Sabri Genç Kendisine ve Yurduna Saygı Duymayan Biri Sanatçı
Mehmet Sabri Genç: Kendisine ve Yurduna Saygı Duymayan Biri Sanatçı Olamaz

‘’Döne döne okuduğum kitaplar elbette var. Bu kitaplar genelde çok göz önünde olmayan; yalnız ve sahipsiz bırakılmış eserler oluyor. Sanki onların o ihtişamlı ve asil duruşlarını, kaldıkları huzurevlerinde ziyaret ediyormuşum gibi bir şey.’’ Dünyabizim Kitap Söyleşileri'nde bugün Mehmet Sabri Genç’i ağırlıyoruz.
10/07/2018 12:12
Bertan Rona Bence Roman Dilden Ziyade Görsellikle İlgili
Bertan Rona: Bence Roman, Dilden Ziyade Görsellikle İlgili

‘’Bir edebî eseri okurken, ne kadar etkilenirsem etkileneyim, ‘bunu ben yazmalıydım’ gibi bir düşünceye kapılmıyorum. Zira onların o yazarın hayatı, düşünceleri ve duyguları olduğunu biliyorum.’’ Dünyabizim Kitap Söyleşileri’nin bu haftaki ilk misafiri Bertan Rona.
09/07/2018 07:07

Bugün Dünyabizim Kitap Söyleşileri’nde 80 kuşağına mensup şairlerden birini ağırlıyoruz: Hıdır Toraman. Şairliğinin yanında Toraman -bunu kendimden biliyorum- eline tutuşturduğu güzel bir kitapla öğrencilerini kitapların uçsuz bucaksız dünyasına çekmeyi başaran özverili bir öğretmen.

Hıdır Toraman'ın ilk şiirleri, 1980'lerde Ankara’da çıkan Aylık Dergi’de yayımlandı. Aylık Dergi, Albatros, Dergah, Kayıtlar, Hece, Türk Dili, Aşkar, Melâmet ve İpek Dili gibi dergilerde şiir ve denemeler yazdı. Kendine has üslubuyla şiirlerinde okuru aşkın olana, hikmete ve bu dünyanın yabancısı olmaya davet eden şairin yayınlanmış üç şiir kitabı mevcut: Yeryüzü Mühürlenince, Yüklemler, Kızgın Pars Kopuk Topuk.

Şu an başucu kitaplarınız hangileri? Döne döne okuduğunuz kitaplar var mı? Tabii niçin bunlar?

Döne döne okuma isteği duyduğum bir nesir örneği yok ama şiir kitapları var. Bana esenlik veren şairler, içinde bulunduğum iklime göre değişiklik gösterir. Yeri gelir yeni kuşaklara yönelirim, yeri gelir İkinci Yeni şairleriyle ilgilenirim. Divan okuduğum da olur; Mallarme, Rilke, Ezra Pound, Paul Celan, Nizar Kabbanî okuduğum da. Tabii sıklıkla uğradığım iki büyük liman daha var: Cahit Zarifoğlu ve İsmet Özel.

Süreklilik arz eden yegâne okuma meşguliyetim şiir. “Niçin” diyorsunuz, çünkü malum sistemin muktedirleriyle suç ortaklığına girmekten kaçınan, sermayenin üstünde hâkimiyet kuramadığı sadece has şair kaldı.

Çalışırken, yolculuk yaparken veya okurken ne tür müzikler dinlersiniz?

Yolculuk yaparken ya da okurken müzik dinleyemiyorum ancak yolculuklarda ekseri radyo, yani ajansları dinlerim, hatta çocuklar bu konuda benden şikâyetçidir, siz sorunca hatırladım:) Ancak evde ya da iş yerinde masa başında çalışırken müzik dinlerim. Hele işin içinde şiir varsa müziksiz yapamam.

Müzik ve şiir, ayak sesleri birbiriyle uyumlu iki yoldaş... Müzik, insanoğlunun, şiirin eksikliğini giderme gayretinin bir mahsulüymüş gibi geliyor bana. Bu ikili, insanın inanarak, duyarak, aşk ile yaptığı en saf dualardandır.

Benim okuduğum şiirler gibi, dinlediğim müzikler de dönem dönem değişir. Kendimce oluşturduğum blues, caz, klasik Batı müziği ve halk müziği listelerim var. Bu aralar Keith Jarrett, Enver İbrahim, Erik Satie ve piyano ağırlıklı olmak ürere klasik Batı müziği ustaları en sık dinlediklerim.

Nasıl okumayı severseniz? Sizin için ideal bir okuma biçimi ve ortamı var mı?

Okumak bir kitap üzerinde çalışmaktır aslında, kitap yazmak kadar bir disiplin istiyor. Ne var ki okuma serüveni konusunda milletçe geri düştük. “İkra” ayetine rağmen en temel sorunu “okumamak” olan bir topluluğuz artık. Okuma dikkatimiz fena halde dağılmış durumda. Hayatımızın hemen her alanına niceliğin kör kuvveti hâkim. Okumak elbette kişilik edinebilmenin, agâh bir millet olabilmenin en etkin yolu. Tevfik El-Hakim’in şu tespitini çok önemsiyorum: “Saadet bize dışardan değil, içerlerimizden gelecek.” O bakımdan yeniden mahalle mektebine, eve, kitaba geri dönebilmemiz en büyük temennim.

Ama iş hayatımız, yüksekokullar da buna dâhil, disiplinli ve ideal bir okuma düzenine ulaşmamıza müsaade etmiyor. Okumaya zaman bulamıyoruz ancak ona zaman ayırabiliriz. Benim okumalarım birkaç kitaba aynı zaman diliminde başlama şeklinde oluyor ekseri. Çalışma odamda ve evin farklı köşelerinde okunmaya hazır kitaplara, dergilere rastlamak mümkün. Çok şükür hane halkı bu duruma alıştı. “Lavaboda kitabın ne işi var?” cümlesi kurulmuyor artık bizim evde:)

Arayıp da ulaşamadığınız veya çok zor bulduğunuz kitaplar var mı?

Baskısı olmayan kitaplar hariç, yerli ya da yabancı kitap tedariki eskiye oranla şimdi çok daha kolay. Online kitap alışveriş siteleri birbirleriyle yarışıyor. Güzelim medeniyet bu işi çözdü, sahaflığı da el birliğiyle öldürmek üzereyiz!?

Okurken “bunu ben yazmalıydım” ya da “tam da beni anlatıyor” dediğiniz kitaplar oldu mu?

Tabii ki okumaktan muradımız kendimizi okuyup yazabileceğimiz bir irtifaya ulaşmak. Siz de takdir edersiniz ki bir Yunus Emre olmak nihayetinde nasip işi. Rahmetli Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak adlı anlatısı yeri doldurulamaz bir eser gibi geliyor hâlâ bana.

Filmi yapılsaydı mutlaka izlerdim dediğiniz roman, hikâye, tarihi olay ve şahsiyet var mı?

Olmaz olur mu? Ebu Hanife, Ahmet Yesevi, Ahî Evran, Yunus Emre, Mevlana ya da Nasrettin Hoca duyarlılık bakımından sinema sanatı için çok fazla belki ama bu topraklarda hikâye sahibi bir hayli Çolak Salih var. Bununla birlikte diyorum, keşke Türk sineması sözgelimi, Saatleri Ayarlama Enstitüsü kahramanı Hayri İrdal’ı beyaz perdeye aktaracak yetkinlikte olsaydı.

Ailece okuduğunuz veya bilhassa çocuklarınıza okuttuğunuz kitapları soralım bir de?

Yakın zamanlarda İsmet Özel’in Üç Zor Mesele’sini yeniden okudum ve şu an bizde üçüncü okumayı oğlum Taha yapıyor. Bu arada ailece zaman zaman, Kırk Hadis derlemesi okumaları yapıyoruz.

Genellikle tatil nazarıyla bakılan yaz ayları başladı, siz nasıl dinlenmeyi tercih edersiniz?

Eğitim sektöründe olmam hasebiyle çalışmalarımız yaklaşık otuz yıldır kesintisiz devam ediyor. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin içine “tatil” kavramını yerleştirmekte zorlanıyorum. Tatil ve dinlenme kültürüm çok zayıf galiba. Eğer olur da şiir beni bırakırsa bir gün, dinlenmeyi düşünüyorum.

Kitaplarınızı nereden temin edersiniz?

Fuardan ve internet üzerinden tedarik ediyorum daha çok; aradıklarım sahaflık kitaplar değilse tabii.

 

Röportaj: Munise Şimşek