, 28 Mayıs 2018
Mehmet Samsakçı Mezar Taşları Bir Algının İtikadın ve Estetiğin Ürünüdür

1635

Mehmet Samsakçı: Mezar Taşları Bir Algının, İtikadın ve Estetiğin Ürünüdür

''Mezar taşlarında yöresel şeyler aramayalım. Osmanlı kültürü şehirlerde biraz daha aristokrat şekilde yaşanmıştır ama o kültür kendisini taşrada da gösterir.'' 'Ölüme Açılan Estetik Kapı Türk Mezar Taşı Edebiyatı' adlı kitabın yazarı Doç. Dr. Mehmet Samsakçı, Osmanlı mezar taşları ve kitabeler üzerindeki figürlerin anlamları üzerine Havva Tarhan'ın sorularını cevapladı.

İlgili Yazılar
Maneviyatıyla Bizi Kuşatan Bir Şehir Saraybosna
Maneviyatıyla Bizi Kuşatan Bir Şehir Saraybosna

Bir ay kadar önce Afrika seyahatinden dönmüştüm. Oranın sokaklarında yabancılığınızı ne kadar hissederseniz, Bosna’nın sokaklarında da o kadar yerli olursunuz. Biraz daha ilerleyip Osmanlı mirasının izlerine değince gözünüz ‘Burası Anadolu olmalı…’ diyeceksiniz.
27/05/2018 09:09
Hayat Bir Deniz Dalgalar Yaşadıklarımız
Hayat Bir Deniz, Dalgalar Yaşadıklarımız

'Ne hoş bir güzelliği vardır; hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların…' der bilinç akışı yöntemini en iyi kullanan yazarlardan biri olan Virginia Wolf.
26/05/2018 09:09
Ece Üner Haber Akışı Hayatın Kendisi Gibi
Ece Üner: Haber Akışı Hayatın Kendisi Gibi

Gazeteci Ece Üner ile haberci ve yazar yönünü konuştuk. Ekran dışında neler yaptığını, edebiyat alanındaki enlerini bizlere değerlendirdi. Habercilik ile yazım sanatının birbirini beslediğini söyleyen Üner; habercilikte olaylar, duygular, insanlar yani her türlü malzeme var. O harç ile neler yapacağınız ise size kalmış, diyor.
26/05/2018 07:07
Bir Hastane Mülkiye Mühendishane ve Kışla Vakıası Taşkışla
Bir Hastane, Mülkiye, Mühendishane ve Kışla Vakıası: Taşkışla

Taksim’de beş yıldızlı otellerle çevrelenmiş Elmadağ bölgesinde, yıllara meydan okuyan mağrur ve dingin bir yapı olarak karşımıza çıkıyor; Taşkışla. Onun yaşındaki çoğu yapının aksine, o hala gençliğinin keyfini çıkarmaya devam etmekte: Cıvıl cıvıl öğrenci sesleri ve avlusundaki ıhlamur ağaçlarının mis kokusuyla…
25/05/2018 08:08
70'lerde Arapça Kitapların Türkçeye Çevrilmesi Kardeşlik Duygusunu Perçinledi
70'lerde Arapça Kitapların Türkçeye Çevrilmesi Kardeşlik Duygusunu Perçinledi

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Ahmet Ağırakça ile günümüz İslâm dünyasını konuştuk. Ağırakça, İslâm dünyasında bazı devletlerin güzel toparlandığını, Türkiye’nin ise güçlenmeye devam ettiğini söyledi.
24/05/2018 16:04
Akif e Gurbeti Aşina Kılan Dostu Yozgatlı İhsan Efendi
Akif’e Gurbeti Aşina Kılan Dostu Yozgatlı İhsan Efendi

Mehmet Akif kimi yönleri ile hâlâ bizim meçhulümüz. Onun peşine polis takıp takip ettiren sistem, bir süre sonra Mısır’a “gönüllü sürgün”e çıkmasına da sebep olmuştur.
24/05/2018 12:12

Ölüme Açılan Estetik Kapı Türk Mezar Taşı Edebiyatı” adlı kitabın yazarı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Samsakçı ile Osmanlı mezar taşları ve kitabeler üzerindeki figürlerin anlamları üzerine konuştuk. Osmanlı mezar taşlarının kadın ve erkek olarak ayrıldığını ve bu farklılıkların kitabe başlıklarından kendini belli ettiğini ifade eden Samsakçı, mezar taşı kitabelerinde ölen kişinin mesleği hakkında semboller ve sanatsal figürlerin olduğunu söylüyor. Mesela kadın mezar taşlarında meyve figürlerinin kullanılmasının bereketi sembolize etmesinden kaynaklandığını dile getiriyor.

Osmanlı mezar taşlarına dair genel bir giriş yapmak istersek, neler söyleyebilirsiniz?

Osmanlı mezar taşları İslâmî - tasavvufi ölüm algısının somutlaşmış şeklidir. Mezar taşları bir algının, itikadın ve estetiğin ürünüdür. İslâm ve onun estetik yorumu olan tasavvuf, ölümü bir feci son olarak görmez. Mezar, maddi hayatın sonu fakat manevi hayatın devamı yani başka plandaki sonsuz bir hayatın kapısıdır.

Yunus şöyle söyler: ‘Ölümden ne korkarsın/ korkma ebedi varsın.’ Bu düşünce ile ilgili müthiş bir felsefedir. Ölüm düşüncesi inanç sistemimizin bir parçasıdır. Günümüzde en güzel mezar taşları İstanbul’dadır. Fakat Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde ve Balkanlarda da karşımıza çıkar.

İnsanlar Orada Kimin Yattığını Bilip de Beddua Etmesin Diye…

Mezar taşlarındaki inceliği ve figürleri konuşmak istiyorum. Her figürün başka bir anlamı var. Fesler, sarıklar, kavuklar… Peki, kaç çeşit mezar taşı vardır?

Mezar taşları kadın ve erkek olarak ayrılır. Bir kabristana gittiğinizde kadın ve erkek mezar taşları kendini gösterir. Erkek mezar taşlarının üzerinde mutlaka bir başlık vardır. Bunlar da kendi içerisinde bölümlere ayrılır; kâtibi sarık, örfi sarık gibi... Eğer başlıkta bir kavuk varsa belli ki o bir sadrazam veya devlette görev yapmış biri, fesliyse biliyoruz ki II. Mahmut sonrasında vefat etmiş, çünkü fes II. Mahmut ile geldi. Bazı mezar taşları ise dümdüz bırakılmıştır, bunlar da cellatlarındır. İnsanlar orada kimin yattığını bilip de beddua etmesin diye dümdüz bırakılmıştır.

Kadınların mezar taşlarında ise baş kısımları yoktur. Onun yerine mezar taşlarına oval, çiçekli meyveler ve dallar resmedilmiştir.

Milliyetçilik Düşüncesinin Kuvvetlenmesiyle O Sembol Arttı

Biraz da sembolleri konuşmak istiyorum. Mesela Hilâl, Allah’ı temsil ediyor…

İslâm’ın nişanesi hilâldir. Camilerimizin kubbelerinde, minarelerin külahlarının ucunda, türbelerde ve İslâmî yapılarda hilâl olur. Osmanlı mezar taşlarında hilâl 19. asırdan sonra görülmektedir; 15. 16. 17. ve 18. asırlarda hilâl barındıran çok mezar taşı görülmez. Mesela Eyüp’te bir kadın mezar taşı; uçları yukarı bakan bir hilâl, kucağında bir yıldız, onun sağında ve solunda Osmanlı arması olarak kabul edilen şekli andıran sırmalar. 19. asırda milliyetçilik düşüncesinin biraz kuvvetlenmesiyle oluşmuştur.

Esasen sembol olarak kadın mezar taşlarında dallar, çiçekler ve meyve tabakları vardır. Çünkü bunlar bereketi sembolize eder. Allah’ın rahmeti, bereketi çoğalsın, Allah’ın rahmeti burada yatanın üzerine aksın anlamında çiçekler ve nar figürleri kullanılır. Kadın mezar taşlarında siyasi veya dini semboller pek bulunmaz.

Erkek mezar taşlarında ise başlıkla, ölünün mesleği hakkında bilgi verilir. Fes devlet dairesinde görülür, bir sikke varsa Mevlevi’dir. Bir dergâha mensubiyetini belirten bir taç varsa onun hangi tarikata mensup olduğunu söyler. Kavuksa, yüksek derecede bir memurdur, kâtip ise kâtibî sarık sarar.

Mesleğin Motifleri Taşlara Yansıyor

Mezar taşlarında genellikle en çok hangi motifler kullanılır?

Belli bir motif yoktur, fakat çeşitlendirilir. Erkek mezar taşının başında yine sarık/fes vardır, bazen onun mesleğini belirten bazı motifler de kullanılır. Bir denizciyse denizciliği andıran çapalar, gemi ve halat motifleri kullanılır. Mesela bir tanesi Tophane’de Kılıç Ali Paşa Camii’nin arkasındaki, Ateş Mehmet Paşa’nın lahit şeklindeki mezarıdır. Denizcilerin lahit şeklindeki mezarları gemiyi andırıyor. Geminin direği kırılmış, mermer taştan yelkeni var, yelkene kitabe yazılmış, alt tarafta halatlar, çapalar vs. kullanılmış. Tam bir hayat gemisi; direği kırılmış, ecele doğru gitmiş. Okçuysa yay ve ok kabartmaları, defterdarsa tomar; ölen kişi hangi mesleğe mensupsa o mesleğin birtakım sembolleri mezar taşında yer alıyor.

Son 20-30 Yılın Gözde Konusu

Kitabınızı biraz konuşalım... Yazma aşaması nasıldı ve Osmanlı mezar taşları üzerine nasıl bir araştırma yaptınız?

Esasında ben bir edebiyatçıyım; Türkoloji’yi bir bütün olarak gören, yeni Türk edebiyatına ait olan eseri tahrir ve tenkit ederken, onun klasik Türk edebiyatına bir yansıması olup olmadığını merak eden birisiyim. Bu konu beni 2012 yılında uğraştırmaya başladı. Kitaba, mezar taşları edebiyat değeri olarak ne barındırıyorlar diye başladım.

Aslında mezar taşları son 20-30 yılın gözde konusudur. Sanat tarihçileri başta olmak üzere pek çok disiplinden insanlar mezar taşlarına ilgi gösteriyorlar.

Estetik Taşlar İstanbul’da

Mezar taşlarındaki motifler yöresel olarak değişiklik gösterir mi?

Hayır, mezar taşlarında yöresel şeyler aramayalım. Osmanlı kültürü şehirlerde biraz daha aristokrat şekilde yaşanmıştır ama o kültür kendisini taşrada da gösterir. En estetik taşlar İstanbul’dadır. Anadolu şehirlerindeki mezar taşları küçük ve sanatsızdır. Kitabelerde kaliteli şairlerin elinden çıkmayan, şiire biraz hevesli insanların yazdığı mısralar da bulunmaktadır.

Arap Harflerinin Rakamsal Değerleri

Mezar taşları yazılarını konuşmak istiyorum, neler söyleyebilirsiniz?

Mezar taşı kitabelerinin bazısı mensur (düzyazı), bazısı manzumdur (şiirsel). Mensur olanlar, biyografik bilgi verir. Der ki: “Sultan 3. Ahmet Han Hazretlerinin kapıcıbaşılarından bilmem kim efendinin hafidi (yani torunu)… Bilmem kim efendinin malumu, Bilmem kim efendinin ruhuna fatiha.” Burada bir şiir yok, sadece bilgi veriliyor.

Şiirli olanlara da şöyle bir tipoloji oluşturulabilir. İlk önce ölüm ve hayat hakkında yazılır; insanın hayattayken ölüme hazırlanması gerektiğinden bahsedilebiliyor. Birkaç mısra, beyit söylenerek; ‘Mehmet ve Hüseyin Efendi de sayılı nefeslerini tüketti ve gitti. Şöyle iyiydi, böyle iyiydi, şu işleri yaptı.' En son olarak tarih düşülüyor. Tarih düşürmek ise Arap harflerinin rakamsal değerlerinden faydalanılarak bir hadisenin tarihini sabitlemektir.

Anonim Şiirler Böyle Oluşuyor

Mezar taşlarına yazılan yazılar vasiyetnameler üzerine mi yazılmıştır?

Mezar taşlarının pek azında ‘Bu manzume merhumun sağlığında mezar taşına kazınmasını istediği manzumedir’ gibi notlar vardır. Genel olarak vefat eden kişinin ailesi tarafından bir şairden şiir yazması isteniliyor. Ya da çok hatırlı kişiyse sevenleri tarafından şiirler yazılıyor ve içlerinden biri kullanılıyor. Bazen de şiir yazacak kimsesi olmayanlar için etraftan birileri mısralar yazarak; mezar taşlarında anonim şiirler oluşuyor.

Mehmet Samsakçı, Ölüme Açılan Estetik Kapı, Kitabevi Yayınları

“Kadın ve Erkek Mezar Taşları Birbirinden Farklıdır!”, Kitabın Ortası dergisi, sayı 13.

 

Röportaj: Havva Tarhan





Yorum
Bilmem kim efendi gibi bir beyan tarzımızda var mı?
Okuyucu
Yazı dilimizde "bilmem kim efendi..." diye bir anlatım tarzımız var mı?
21/04/2018, 11:32