, 17 Temmuz 2018
Mehmed Kısakürek Üstad Yaşıyor Olsaydı Hiçbir Şey Bugünkü Gibi Olmazdı

2788

Mehmed Kısakürek: Üstad Yaşıyor Olsaydı Hiçbir Şey Bugünkü Gibi Olmazdı

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmed Kısakürek; Büyük Doğu Yayınları’nı, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nı ve hayata geçirmeye çalıştığı projeleri Kitabın Ortası dergisine anlattı.

İlgili Yazılar
Hayri Turgut Uyar Matematik Sanat Hissi Veriyor
Hayri Turgut Uyar: Matematik, Sanat Hissi Veriyor

Hayri Turgut Uyar, Tomris Uyar-Turgut Uyar çiftinin mühendisi oğlu. Kendisiyle Türk edebiyatının iki usta kalemiyle aynı evde yaşamanın ve onların çocuğu olmanın kendisine neler kattığını konuştuk. Onlarla ilgili hatıralarını dinledik. Ezgi Aşık’ın röportajı.
14/07/2018 13:01
Estetik ve Mahremiyetin Herc-ü Merci Klasik Türk Evi
Estetik ve Mahremiyetin Herc-ü Merci Klasik Türk Evi

Türklerde oda kavramı tarihteki ataları¬nın yaşadığı çadır ile aynı misyonu üstlenir. Nasıl ki çadır tek başına oturma, dinlenme, yemek hazırlama, yemek yeme, ısınma gibi tüm eylemleri karşılayabilecek donatıya sa¬hipse; odalar da olabildiğince düzgün geo¬metrik formlarla bu işlevlerin hepsini birden yerine getirir. Hacer Yeğin yazdı.
15/07/2018 13:01
İbn Haldun'un Kendi Dilinden Hayatı ve Hatıraları
İbn Haldun'un Kendi Dilinden Hayatı ve Hatıraları

et-Ta’rîf bir otobiyografi olmasından başka İbn Haldun’un içinde yaşadığı siyasi, toplumsal, kültürel ve tarihi olaylara da yer veren bir eser olma özelliğine sahip. İbn Haldun’un buraya aldığı 380 beyitlik kendisine ait olan şiirleri ile de et-Ta’rîf bir bakıma edebî bir eser konumunda. Yusuf Sami Kamadan yazdı.
12/07/2018 10:10
Devrim Erbil İstanbul un Her Köşesi Benim Farklı Bir Şiirsel
Devrim Erbil: İstanbul’un Her Köşesi Benim Farklı Bir Şiirsel Yanımı Kucaklar

''Her yeni sanat eseri, yeni bir gün gibidir. O yeni gün başladığı zaman, sizin o güne yeni bir cevap vermeniz gerekli. Bir satranç oyunu gibi düşünün, her yeni başlayan günde karşı taraf size bir hamle yapmış, siz ona bir hamle yapacaksınız. Sanat böyle bir şeydir.'' Ressam Devrim Erbil, sanatın dününü, bugününü ve resimlerinin detaylarını Ezgi Aşık'a anlattı.
08/07/2018 07:07
Kitabın Ortası Dergisi 16 Sayısıyla Raflarda
Kitabın Ortası Dergisi 16. Sayısıyla Raflarda

Kitabın Ortası dergisinin Temmuz sayısı raflardaki yerini aldı. Derginin 16. sayısı yine birbirinden değerli dosyalarla, ilim ve sanat dünyasından kıymetli isimlerle yapılmış söyleşilerle ve kitap tanıtımlarıyla bizi yaz sıcağının rehavetinden kurtulup okumaya davet ediyor.
04/07/2018 16:04
Fatmanur Altun Günümüz İnsanı Sömürü Çarkının Kölesi Olduğunun Farkında Bile
Fatmanur Altun: Günümüz İnsanı, Sömürü Çarkının Kölesi Olduğunun Farkında Bile Değil

''Bizler çok büyük potansiyele sahibiz; hem dünyayı imar etmek hem de fikri, ruhi ve manevi derinleşme anlamında çok büyük kabiliyetlere ve potansiyellere sahibiz. Biz insanın her anlamda potansiyelini küçümsüyoruz.'' Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Fatmanur Altun, geçmişten bugüne içinde bulunduğu sivil toplum faaliyetleri, modern dünyanın getirdiklerinin çocuğa, aileye ve topluma etkileri üzerine Kitabın Ortası dergisine konuştu.
06/07/2018 10:10

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in oğlu Mehmed Kısakürek; Büyük Doğu Yayınları’nı, Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı’nı ve hayata geçirmeye çalıştığı projeleri Kitabın Ortası dergisine anlattı. ‘Kültür Evi’ projesinin bir türlü hayata geçirilmediğinin altını çizen Kısakürek, “Sabır taşı misali çatlamak üzereyiz.” dedi.

Mehmed Kısakürek, sosyal medyada Üstad Necip Fazıl Kısakürek adına açılan sahte hesaplar için yaptırım çalışmalarının olduğunu vurgulayarak, gençlerin sahte hesapları takip etmemeleri gerektiğinin altını çizdi. Kısakürek, NFK adına açılan sahte hesapların kültür katliamı yaptığını söyledi.

Büyük Doğu Yayınları nasıl ortaya çıktı, hikâyesini kısaca sizden dinleyebilir miyiz?

1973’de babamla birlikte Sultanahmet taraflarına gidip, ancak çay yapmaya yetecek tel dolaplı bir mutfağı olan küçük bir oda tuttuk. O küçücük odada onunla baş başa geçirdiğim günler hafızamda taptazedir. Yıl 1973, üstadın vefat etmesinden 10 yıl önce yayınevi kuruluyor. Bu önemli bir noktadır. Çünkü yayınevi bana veraset yoluyla geçmiş değil, onun emriyle benim adıma kurulmuştur. Bu suretle bütün eserlerini Büyük Doğu’ya bağlarken beni de Büyük Doğu’ya bağlamış oldu. Kısaca Büyük Doğu Yayınları’nın hikâyesi böyledir.

Karşımızda Bir Deha Var

Necip Fazıl Kısakürek çok seviliyor ve okunuyor. Fakat, sizce anlaşılıyor mu?

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in anlaşılmasının büyük ölçüde sıkıntılı olması, idrak kanallarımızın tıkalı olmasındandır. Bir ‘deha’ ile karşı karşıya olduğumuzu da ayrıca unutmamalıyız. Bilmem, kısa da olsa cevap teşkil etti mi?

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in en çok hangi eserleri okuyucu ile buluşuyor?

Tabii ki en başta “Çile” okunuyor. Daha sonra eserlerin lokomotifini; Çöle İnen Nur, O ve Ben, İdeolocya Örgüsü takip ediyor. Külliyatın kalanı ise bu eserlerin ardından sıralanıyor.

Zararlı Kitapları Okumaktansa Hiç Okumamayı Tercih Ederim

Bir yayıncı olarak Türkiye’de okuma oranını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstatistiklere ve böyle oranlamalara itibar eden biri değilim. Keyfiyetten ve nitelikten yanayım. Genelde bu oran hakikaten çok düşüktür. Ama ben, zararlı kitapları okumaktansa, hiç kitap okumamayı tercih ederim.

Yaşasaydı Her Şey Farklı Olurdu!

Üstad Necip Fazıl Kısakürek bugün yaşasaydı, gençlik hakkında neler söylerdi?

Böyle bir hengâmede şevk kırıcı olmak istemiyorum. Fakat şu kadarını söyleyeyim: Eğer Üstad şu an yaşıyor olsaydı; yalnız gençlerin şu dağınık hali değil, hiçbir şey bugünkü gibi olmazdı.

Bütün Hırsızlıklara Karşı Çalışıyoruz

Aile olarak Necip Fazıl Kısakürek adına açılan sosyal medya hesapları ile ilgili bir yaptırım çalışmanız var mı?

Yalnız sosyal medya hesaplarıyla değil, bütün tahrifler ve hırsızlıklarla ilgili çalışmamız var. Avukatlarımız bu konularda çalışıyor. Fakat bu konulardaki çalışmalarımızı sert bulanlar da var. Onlara tavsiyem, bu tutumu bırakıp bizlere yardımcı olmalarıdır. Bunlara taviz vermemek gerekiyor!

Sosyal medyada Necip Fazıl Kısakürek’in sözü diye paylaşılan birçok sözün kendisine ait olmadığını biliyoruz. Sizlerin de bu alanda çalışmalarınız var. Peki, bizim üzerimize düşen görev nedir? Nasıl kontrol sağlayabiliriz?

Bir şeyin hakikisi dururken sahtesinin daha fazla itibar gördüğü bir devirde yaşıyoruz. Üstad’ın vasiyeti, bizim de “muhafızlık” görevimiz ortadadır. Demek ki vasıf bulmakta zorlandığımız ahlaksızlara daha da sert davranmak borcundayız. Gençlere düşen görev ise bunlara hiç alaka göstermemek ve beslenme yollarını kesmekten ibarettir. Çaresi bu derece basit ama sonuçları felakettir. Bunlar bir kültür katliamıdır.

Hayata Geçemeyen Proje: Kültür Evi

Büyük Doğu Yayınları olarak yakın zamanda hedefiniz nedir?

Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı bünyesinde bir “Kültür Evi” projemiz var. Fakat bu konuda bir süre daha susmayı tercih ediyorum. Çünkü sakin konuşamam. Feryat edebilirim. Sabır taşı misali çatlamak üzereyiz.

Bir Hatıra Denizinde Yaşıyorum

Babanız Necip Fazıl Kısakürek ile unutamadığınız bir anıyı bizimle paylaşır mısınız?

Bir hatıra denizinde yaşıyorum. Neresinden bir bardak su alıp size ikram edeyim? Müşkülümü anlıyorsunuz değil mi? Geniş bir zamanda inşallah…

“Bizim Görevimiz Muhafızlıktır!”, Kitabın Ortası dergisi, Mart 2018, sayı 12.

 

Röportaj: Ezgi Aşık

Fotoğraflar: Resul Bandırma