, 26 Nisan 2018
Koray Avcı Çakman İnsan Sahip Olduğu Cevheri İşlemeli

2109

Koray Avcı Çakman: İnsan Sahip Olduğu Cevheri İşlemeli

'Masal Rüzgârı' serisinin yazarı Koray Avcı Çakman ile çocuklar için yazabilme yeteneği ve çocuk edebiyatı üzerine konuştuk.

İlgili Yazılar
Betül Zarifoğlu Çocuklar İçin Yazarak Babamın Hayalini Gerçekleştiriyorum
Betül Zarifoğlu: Çocuklar İçin Yazarak Babamın Hayalini Gerçekleştiriyorum

''Babamın bana imzaladığı kitapta bir hayali vardı; “Bir gün senin de çocuklar için yazacağını hayal ediyorum.” Bu kitabı imzaladığında okuma ve yazmayı bilmiyordum. Yazdığım ilk kitabın bir masal oluşu da nasip oldu.'' Cahit Zarifoğlu’nun kızı Betül Zarifoğlu, yazdığı Muga Zıp Zıp kitabı ve Cahit Zarifoğlu’nun pek bilinmeyen yönleri üzerine Ezgi Aşık'ın sorularını cevapaldı.
14/04/2018 11:11
Dünyanın En İyi 10 Öğretmeni Arasında Bir Türk
Dünyanın En İyi 10 Öğretmeni Arasında Bir Türk

''Kendi öğretmenliğinizi büyütürken projenizi de büyütüyorsunuz. Bu proje neredeyse benim öğretmenliğim ile aynı yaşta. ‘Bana Bir Masal Anlat Baba’ projesini sihirli bir değnek olarak görüyorum, dokunduğu hayatlarda değişimler yaratıyor.'' Küresel Öğretmen yarışmasında ‘Yılın En İyi 10 Öğretmeni’nden biri seçilen Nurten Akkuş, projelerini, yarışmanın detaylarını ve o süreçte yaşadıklarını anlattı.
22/04/2018 12:12
Yavuz Bahadıroğlu Osmanlı İnsana İnsan Olduğu İçin Değer Verdi
Yavuz Bahadıroğlu: Osmanlı, İnsana İnsan Olduğu İçin Değer Verdi

''Bugün Afrin’e giren Mehmetçik tankın üzerinde Kızıl Elma’yı hatırlıyor ve söylüyorsa Osmanlı ile gönül bağlarımız hâlâ kopmamıştır. Hâlâ o idealizmimiz var.'' Tarihçi-yazar Yavuz Bahadıroğlu, Osmanlı’da toplum hayatı ve Kanuni Sultan Süleyman devri üzerine Leyla Başaran'ın sorularını cevapladı.
21/04/2018 11:11
Mizah Aklın Sanatıdır Geçmişten Günümüze Mizah Kültürü
Mizah Aklın Sanatıdır: Geçmişten Günümüze Mizah Kültürü

İki kitaptan hareketle antik çağlardan Selçuklu dönemindeki mizah kültürüne, oradan da Osmanlı’ya ve günümüzde mizah algısına uzandık. Dosya içerisinde Osmanlı’da çıkan ilk mizah dergisi olan Diyojen de olmak üzere Akbaba ve Gırgır dergilerine de değindik.
15/04/2018 10:10
Anjelika Akbar İnsanlar İç Barışa Kavuştuklarında Dünyadaki Savaşlar Biter
Anjelika Akbar: İnsanlar İç Barışa Kavuştuklarında Dünyadaki Savaşlar Biter

''Doğu eserlerini Batı enstrümanlarına, Batı eserlerini Doğu enstrümanlarına uyarlıyorum zaman zaman. Ama bunun nasıl bir çalışma olduğunu tam olarak ben bile anlatamam. Bu daha çok iç keşif, bilinç ve kalbin birleştiği bir yerden gelen bir silsile... Batı’nın rasyonalizmi ile Doğu’nun gizemli duygu dünyası bir noktada buluşuyor.'' Anjelika Akbar, müzik yolculuğu üzerine Sevinç Şatıroğlu'nun sorularını cevapladı.
06/04/2018 11:11
Sert Eleştirel ve Derinlikli Thomas Bernhard ve Otobiyografik Anlatısı
Sert, Eleştirel ve Derinlikli: Thomas Bernhard ve Otobiyografik Anlatısı

1931-1989 arasında yaşayan Thomas Bernhard, yaşamının son on yılı içerisinde, hayatının ilk yirmi yılını kaleme alır. Beş ciltlik otobiyografik anlatısında çocukluk ve ilk gençlik yıllarına Nazizm’in nasıl tesir ettiğini, savaşın insan hayatını nasıl tarumar ettiğini ortaya koyar.
09/04/2018 11:11

Masal Rüzgârı serisi ile çocukların ve anne babaların sevgisini kazanan, hayal gücüne hayran bırakan Koray Avcı Çakman ile çocuklar için yazabilme yeteneği ve çocuk edebiyatı üzerine konuştuk. Bir çocuğun dünyasına hitap edebilmekte usta olan yazar, nasıl bir çocukluk geçirdi, çocuk okur neleri okumayı seviyor?

Çocukken masal dinleyerek mi büyüdünüz? Size kim masal anlatırdı?

Rahmetli babam ilkokul öğretmeniydi. Bazen söylemek istediklerini bir mısra ile anlatır, bazense ‘günaydın’ı, ‘iyi geceler’i sevimli bir tekerleme olurdu. Pek çok şiiri, masalı ve tekerlemeyi ondan öğrendim. Tevfik Fikret’in ‘Rengin’i hâlâ onun sesiyle kulaklarımdadır.

Siz İktisadi-İdari Bilimler eğitimi aldınız. Çocuk edebiyatı öğrenilir mi?

Resim gibi, heykel gibi, sanatın pek çok dalında olduğu gibi edebiyatta da belirli şeyleri öğrenebilirsiniz. Ancak iş ondan sonrasına kalıyor. Çok ünlü mermer ustasına bir gün sormuşlar. “Üstat bu sert taşa nasıl şekil verip de bu kadar güzel ve realist bir fil yapabiliyorsunuz?” Üstat gülümseyerek yanıtlamış: “Fazlalıkları atıyorum, geriye fil kalıyor.” İş mermer ustasının sözünü ettiği fazlalıkları görebilmekte. Bunun da yetenekle ilgisi olduğuna inanıyorum.

Kaldı ki sanırım doğamız gereği, ister istemez yeteneğimiz olan şeye yöneliyoruz. Bunun ne kadarı “doğuştan gelme” yani genetik, ne kadarı sonradan edinim, bilemem. Zihinsel ve kişisel gelişim dalında uzmanlaşanlar da bu soruya % şu kadarı genetik-miras, % bu kadarı da “sonradan edinim” diye yanıt veremiyorlar. Ama şu söylenebilir. İster kendi çabamızla, ister belli bir eğitim alarak olsun, insan sahip olduğu cevheri işlemeli. Sartre, “İnsan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için değil, onları belli bir biçimde söylemeyi seçtiği için yazardır” der.

Çocuklarda Farklı Hayal Kurabilme ve Toplum

Türk çocukları ve gençliği sizce hayal kuruyor mu? Gelişimleri açısından bu önemli. Çocuklarda bu eğilim/kabiliyet varsa büyüdükçe önce aile, sonra toplumun geneli tarafından nasıl etkileniyor? 

En çok çocuklar hayal kuruyor. Çünkü çocuklar biz yetişkinlerden daha fazla özgürlük düşkünü... Dünya onların oyun alanı... Minik bir su birikintisi uçsuz bucaksız bir okyanus, sararmış eski püskü bir çarşaf devasa bir çadır, buruşuk bir kâğıt parçası uzay gemisi olabiliyor onların zihinlerinde. Katı kuralları, imkânsız diye düşündükleri şeyler yok. Ne yazık ki büyüdükçe eğitim öğretim sistemi, gelecek kaygısı derken hayaller azalıyor, birbirine benziyor.

Hayal Küre ile Düşlerin Peşindeki Çocuk birbirine yakın iki kitap mı?

Hayır. Hayal Küre 10 yaş ve üzerindeki çocuklar için yazılmış fantastik bir roman. Düşlerin Peşindeki Çocuk ise kendini ve dünyayı keşfetmeye çalışan bir çocuğun masalsı serüveni. Hayal Küre ve Düşlerin Peşindeki Çocuk gibi, isminde yine hayallerin geçtiği bir kitabım daha var. Ama o da bambaşka bir kurgu.

Kasım öğretmenler gününü de yaşadığımız bir ay. Bir çocuk kitapları yazarı olarak öğretmeninizin sizin için anlamı nedir? Edebiyatı seçmenizde ilkokul veya orta-lise edebiyat öğretmeninizin etkisi var mı?

İlkokul öğretmeni bir anne babanın çocuğuyum ben. Bu yüzden de ilk öğretmenlerim onlar olmuştur. Beni kitaplara, sözcüklere ve edebiyata yönelten ve hayal dünyamı zenginleştirip içime yazarlığın ilk tohumlarını atan ailemdir.

Masallarda veya çocuk hikâyelerinde cadılar var. Sıkça kötülük kelimesi geçiyor. Çocuklara gerçekleşemeyecek bu tarz anlatılar bolca sunuluyor. Bunun yaş başlangıcı ne olmalı? Nasıl bir nitelik taşımalı çocuk eserleri?

Çocuğa karanlıktan korkmaması gerektiğini dolaylı olarak anlatan bir öyküde kahramanı buna göre kurgulamalıyız. Kahramanımız geceye hayran bir baykuş da olabilir, başlangıçta kendi gölgesinden bile korkan ama sonra bu korkunun yersiz ve anlamsız olduğunu anlayan minik bir tavşancık da. Veya sevimli tostoparlak yanaklı bir Aydede. Ya da üçü birlikte. Çocuk, kahramanın oynadığı oyuna eşlik edebilmeli, bir sonraki adımı merak etmeli, hayal kurmalıdır. Kahraman çocuğun hayal gücünü sınırlamamalı, aksine ona hizmet edebilmelidir.

Gerçek hayatta kötülükler de var. Sıra Sana da Gelecek adlı kitabınızda insanların zaaflarını kullanarak kötülük planlayan bir ikili var. Çocuklarda korku türüne ilginin arttığını biliyoruz. Ne zaman bir çocuk bunların yer aldığı edebiyat örnekleri ile tanışabilir veya tanışmalıdır?

Korku türünde kaleme aldığım öykü kitabım Sıra Sana da Gelecek’te, mezarlıktan kurtulmak isteyen dehşetengiz bir ruhun, Golem’in sesine kulak vererek, ölümün soğuk nefesini ensenizde hissettirecek on iki korku öyküsüne yer verdim. Kibirli Ceren, açgözlü Halil, öfke dolu Samet, önyargılı Tuğçe ve diğerleri… “Ölümcül” zaaf ya da günahlarının sebep olacağı trajik sonlarını bekleyen on bir farklı genç, Golem’le çıkacakları bir ölüm yürüyüşüne hazırlanıyor. Öykülerin merkezindeki korku salan örümcekler, gizemli bir gemi, uğuldayan kayalıklar ya da kulak tırmalayan bir keman sesi aslında Golem’in emeline ulaşması için birkaç küçük tuzak. Onun asıl isteği, yüzyıllardır hasretini çektiği şeyi gerçekleştirmesine olanak sağlayacak on üçüncü ruhu ele geçirmek…

Merak uyandıran, heyecan yaratan eserler çocukların ilgilerini çekiyor. Korkudan kaynaklanan gerilim de adrenalin ihtiyaçlarını karşılıyor. Bence çocuğun okuma düzeyine göre korku ile tanışma yaşı da değişecektir. Burada anne baba ve öğretmenin yönlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çocukların dünyası hep pembe mi? Pembe renk ile ilişkiniz bir yetişkin olarak nasıl sürüyor?

Çocukların dünyası rengârenk. Ben de yazarken o renkli dünyanın içine dalıyorum. Öyle zaman oluyor ki kahramanlar ele geçiriyor beni. Çocuklara, hele ki okulöncesi çocuklara yazarken bazen sarı bir kurbağa dizginleri ele alıyor ya da pembe bir karga.

“Koray Avcı Çakman: İnsan Sahip Olduğu Cevheri İşlemeli”, Kitabın Ortası dergisi, Kasım 2017, sayı 8.