, 26 Nisan 2018
Mahmut Küçük İşitme Engelliler Bismillah Demeyi Bilmiyordu

2362

Mahmut Küçük: İşitme Engelliler ‘Bismillah’ Demeyi Bilmiyordu

Türkiye’de yaklaşık 550 bin işitme engelli bulunuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde işitme engellilere yönelik açılan Kur’an kurslarında bugün birçok işitme engelli dini eğitim aldı/alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı İşitme Engellilere Yönelik Yayınlar Koordinatörü Mahmut Küçük, Diyanet'in işitme engellilere yönelik yaptıkları hizmetler hakkında Abdullah Güner'in sorularını cevapladı.

İlgili Yazılar
2607 kelimelik Türk İşaret Dili Sözlüğü yayınlandı
2607 kelimelik Türk İşaret Dili Sözlüğü yayınlandı

İşaret diline bir standart getirmesi noktasında oldukça önemli bir çalışma Türk İşaret Dili Sözlüğü. Serdar Arslan yazdı.
11/07/2015 12:12

İşitme engelliler duymuyor ve konuşamıyorlar ama gözleriyle, parmaklarıyla gönülden Kur’ân okuyup ibadet edebiliyorlar. Türkiye’de yaklaşık 550 bin işitme engelli bulunuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde işitme engellilere yönelik açılan Kur’an kurslarında bugün birçok işitme engelli dini eğitim aldı/alıyor.

Diyanet'in işitme engellilere yönelik yaptıkları hizmetler hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı İşitme Engellilere Yönelik Yayınlar Koordinatörü Mahmut Küçük ile konuştuk.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Mahmut Küçük, 1980 yılında doğdum. İlkokuldan sonra hafızlık ve Arapça eğitimi aldım. Bu süreçte ortaokul ve liseyi dışardan sınavlara girerek okudum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tarih bölümünü bitirdim. Marmara Üniversitesi’nde formasyon eğitimi aldım. Tezsiz yüksek lisansımı yaparken cami cemaatinden Ali Osman Muş Hocamın tavsiyesi üzerine işaret dili kursuna gittim. Kursu bitirip sertifikayı aldıktan sonra Ali Osman hocamın vesilesiyle Yeditepe İşitme Engelliler Okulu’nda din kültürü dersleri vermeye başladım.  

İşaret dili ile hutbe vermeye nasıl başladınız?

Kartal’da Akşemseddin Camii’nde Ali Osman Muş Hocamın desteğiyle dönüşümlü olarak işaret dili ile Cuma hutbelerini çevirmeye başladık. İstanbul’da işaret dili ile hutbe çevirisi yapan dört hocaydık. Her hafta biraraya gelip “işitme engellilere hutbeyi nasıl anlatırız?” diye çalışıyorduk. Çünkü işitme engelliler için hutbede kullanılan cümleler ağırdı, biz de “hutbeyi hangi cümlelerle anlatabiliriz” diye konuşuyorduk. Önce hutbeyi sadeleştiriyor, sonra işaret diline çeviriyorduk. Böylece dört yıl toplantılarımız devam etti.

İşaret Diliyle 40 Hadis” çalışmamız oldu. Sonra “İşaret Diliyle Kuran Dersleri” video deneme çekimleri yaptık. İstanbul’da, Eskişehir’de farklı meslek gruplarına yönelik işaret dili eğitimlerimiz oldu.

Daha sonra bir arkadaşımın tavsiyesi ile Diyanet’in müezzinlik sınavlarına girip başarılı oldum. 5 yıl Eskişehir’de müezzinlik yaptım. Cumhuriyet tarihinde ilk defa TRT1’de kandil programlarını işaret diline çevirmeye başladık. Şu anda da Diyanet İşleri Başkanlığı’nda İşitme Engellilere Yönelik Yayınlar Koordinatörü olarak çalışıyorum.

Diyanet’in işitme engellilere yönelik ne tür hizmetleri oluyor?

Diyanet, imamlara ve Kur’ân kursu hocalarına yönelik işaret dili kursları açıyor. Şu an Türkiye’de 60’a yakın camide Cuma hutbesi işaret diline çevriliyor. Her ilimizde artık bir engelli koordinatörümüz var. Onlar işitme engellilerin bütün sorunlarıyla ilgilenmeye çalışıyorlar.

Türkiye’de ilk defa grup halinde umreye giden işitme engellilerin başında umreye gitmek nasib oldu.

Dört yıl önce işitme engellilere yönelik Dini Kavramlar Sözlüğü’nü hazırladık. Bugüne kadar işitme engellilere yönelik hazırladığımız videolara islamdeaf.com.tr adresinden ulaşılabiliyor. Ayrıca Türkiye genelinde işaret dili ile hoca hanımlara yönelik eğitimler verildi. Bu eğitimleri alan hoca hanımlar gittikleri yerlerde kurslar açtılar; işitme engellilere Kur’ân’ı ve ilmihali öğrettiler. Onları umreye götürdüler. Bu anlamda çok verimli, bereketli oldu.

Diyanet TV’de “Sessiz” adında işitme engellilere özel 79 bölümden oluşan dini bilgiler program dizisi çektik. Daha sonra Ramazan’a özel 28 bölümlük “Sessiz İlmihal” programı geldi. Yeni projelerle çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Engelliler Koordinatörlüğü kuruldu ve daha sistemli bir şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz. Şimdi de işitme engellilere yönelik Elif-Ba kitabı hazırlıyoruz.

İşaret dili ile hutbe çevirisini ilk yapanlardansınız? Neler hissediyorsunuz?

Bundan 10 yıl önce bu sahaya ilk girdiğim zaman işitme engelliler daha “bismillah” demeyi bilmiyor, Allah’ı tanımıyordu. Bomboş bir alandı. Sahada üretim yapan, materyal hazırlayan yok denecek kadar azdı. İşitme engelliler sınıf öğretmeni Fatih Adıyaman arkadaşımla 8 yıl önce ilk video çekimlerine başladık. İşitme engellilere İslam’ın şartları, imanın şartları vb. ilmihal bilgilerini anlattığımız videolar hazırladık. O zamanlar kamera bulamıyorduk. Bugün elimizdeki telefonlardan yoktu. Kamera almak için hocalar arasında kampanya yapıp yardım topluyorduk. O dönemki çalışmalarımız daha samimi ve duygusaldı, manevi olarak daha bereketliydi. Bizim çektiğimiz bu videolar daha sonra başka illerde, çeşitli Kur’ân kurslarında izletildiği haberlerini alıyorduk, o da bize motivasyon vesilesi oluyordu.

Bugün artık her perşembe işitme engelliler için Cuma hutbesinin işaret diliyle çekimini yapıyoruz. Bu hutbe Cuma namazından önce saat 10.00-10.30’ta Diyanet’in sosyal medya ağlarında yayınlanıyor. Türkiye’nin her yerinde Cuma namazına giden işitme engelli kardeşimiz, akıllı telefonundan hutbeyi izleyerek anlayabiliyor. Bazı camilerde pilot uygulama olarak işaret diliyle hutbe perdeye yansıtılarak işitme engellilerin anlaması sağlanıyor.

Hutbeyi dinleyen işitme engellilerden nasıl geri dönüşler aldınız?

Diyanet’e girince Eskişehir’de Türkiye’nin ilk engelsiz camisinde görev yapmıştım. Burada işitme engelli bir amcamız, “Hocam 70 yıldır Cuma’ya gidip-geliyorum ama hiç anlamıyordum. Cuma hutbesini ilk defa anlıyorum, elhamdülillah” dedi ve çok teşekkür etti. İşitme engelli cemaatimden çok dualar aldığımı söyleyebilirim.

Bu alanda hizmet etmek isteyenlere neler söylemek istersiniz?

İlk önce işaret dili kursuna gitmelerini tavsiye ederim. İşitme engellilere bir şey anlatabilmeniz için anlattığınız şeyi kendinizin de yaşıyor olması gerekiyor. Yoksa anlattıklarınız havada kalıyor.

İşitme engelliler melek gibidir, senin niyetini çok iyi okuyor. Temiz kalple, severek, gönülden yaklaştığınız zaman daha fazla yakınlık kurmuş oluyorsunuz. Aranızda farklı bir duygusal bağ oluşuyor. Bu da farklı bir hizmete dönüşüyor. 

 

Röportaj: Abdullah Güner






İlgili Konular