, 22 Haziran 2018
Sumaya Khadare Suriyeliler de Türkler de Benim Halkım Biz Bir

2090

Sumaya Khadare: Suriyeliler de Türkler de Benim Halkım, Biz Bir’iz

''Sanatımla vicdanları uyandırmak ve insanlara bir vicdanları olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ve ruhlarıyla, fikirleriyle konuşmak...'' Suriyeli ressam Sumaya Khadare ile konuştuk.

İlgili Yazılar
Sen Yine de Ağla Miranda
Sen Yine de Ağla Miranda

Elindeki bu gücü kaybetmemek için sahip olmak zorunda olduğu bu “erkeksi” duygusuzluk, çıkarcılık, kötülük ve bencillik, bu mekanik yaşam, uygarlığın ve kapitalizmin Miranda’nın ruhundan aldığı intikam olsa gerek.
10/06/2018 15:03
Sen Kimin Neyin Reklamısın
Sen Kimin, Neyin Reklamısın?

Önce kendimizdeki mensubu olduğumuz bu dine yakışmayan her türlü yanlışı temizlemeye gayret etmeliyiz. Buraya gelen Müslüman Türkler, yemeğe götürdüğümüzde yemekte domuz eti olup olmadığını soruyorlar ama sipariş verirken ünlü markaların kopyalarını yapmamızı istiyorlar; sizin dininizde domuz eti yemek yasak ancak sahtekârlık helal mi diyen bir Çinli’ye yapmış olduğunuz reklam nasıl bir reklamdır?
10/06/2018 13:01
Ne Kadınlar Gördüm Zaten Yoktular
Ne Kadınlar Gördüm Zaten Yoktular

Reklamlardaki metalaşmış kadın imgesi hepimizi rahatsız eden bir konu. Peki ya reklamların içinde hiç kadın kullanılmasaydı? Ya da reklam sahibi kadın yerine bu sefer de kutsalımızı bir satış aracı olarak kullansaydı, yine rahatsız olur muyduk?
10/06/2018 12:12
Ev Hanımlığından Distribütörlüğe
Ev Hanımlığından Distribütörlüğe

Geçen zamanlarda kulağıma gelen şeyler pek hayra alamet değildi. Kâbusum olan ABD kaynaklı firmaların kiliseye yaptığı hatırı sayılır yardımlar, İsrail için ayırdığı fonlar… Hakeza bu finansal desteği sağlayanların mahallemdekiler gibi Müslüman çoğunluk olduğunu hatırladıkça daha da şaşırıyordum.
10/06/2018 11:11
Reklam Figürleri 'Ben Ürün Satmak İçin Tasarlandım'
Reklam Figürleri: 'Ben Ürün Satmak İçin Tasarlandım'

Artık geniş omuzlu Sylvester Stallone, Arnold Schwarzenegger gibi koruyan, gerektiğinde geyik avlayıp getiren, fetheden, mütehakkim erkek tipi satmıyor. Onların yerini David Bechamlar, Carlos Martinler aldı. Artık Biscolata erkekleri de Pirelli kadınları kadar popüler.
09/06/2018 13:01
İbn Sina Felsefesinde Haz Kavramı
İbn Sina Felsefesinde Haz Kavramı

İbn Sina: ''Nefs bedendeyken söz konusu haz alma her bakımdan yitirilmiş değildir. Aksine, ceberut âleminin düşüncesine dalanlar, meşgul edenlerden yüz çevirenler (bedenin süflî çağrılarına kulak vermeyenler), bedenlerde oldukları halde bu hazdan bol bir paya ulaşırlar. Bu pay onlara yerleşir ve böylelikle kendilerini her şeyden meşgul eder.''
11/06/2018 14:02

Suriye iç savaşı ülkede yaşayan her kesimden insanı derinden etkiledi. Savaşla birlikte ülkesini terk etmek zorunda kalan Suriyeli sanatçılar, yaşadıklarını sanatları ile anlatmaya çalışıyorlar.

Ressam Sumaya Khadare de onlardan biri. Resimleri dünyanın farklı ülkelerinde sergilendi. Şu anda Türkiye’de ve sanatıyla ülkesini ve ülkesinin insanlarını anlatmaya devam ediyor.

Sümeyye Hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Halepliyim. 1984 yılından beri resim sanatı ile ilgileniyorum. Çok farklı ülkelerde sergi ve fuarlarda çalıştım. Batı ve Arap ülkeleri dahil bir çok ülkede resimlerim sergilendi. Dubai, Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır gibi. Aynı zamanda Batılı ülkelerde de çokça sergilere gittim. Fransa, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde de çalışmalarım var. Kendi ülkem Suriye’de de çokça çalışmalarım oldu ve eserlerim birçok önemli sergi ve fuarda sergilendi. En son sergim 2011 yılında oldu. Yani savaş başlamadan önceydi. 8 Mart’ta gazetecilerle beraber olan bir fuarda resimlerim sergilendi, ondan sonra da son olarak Halep’te yetimhane yararına düzenlenen sergide görev aldım. Bu 16 Temmuz 2011 yılında olmuştu. Daha sonra Türkiye’ye yani İstanbul’a geldim. Allah’ı razı etmek için çabalıyoruz elhamdulillah.

Resim sanatına ne zaman başladınız?

Çocukluktan itibaren hep bir ilgim vardı resim çizmeye dair. Ancak profesyonel olarak 1984 yılında başladım.

Suriye’den ne zaman çıktınız?

2013 yılında çıkmak zorunda kaldım.

Suriye’de sanatınızı nasıl icra ediyordunuz? Yaşadığınız zorluklar var mıydı?

Ben tablolarımda, insan ruhunu yansıtmayı seviyorum. Evet, ülkemizde zor şeyler yaşadık. Ama unutmayalım ki; tüm dünya ülkelerinde savaşlar, krizler ve zor zamanlar oldu. Ama biz sanatçılar her daim işimizi severek, zorlukların üstesinden gelerek yerine getirmeye çabaladık. Yaptığım gerek insan tablosu, gerekse manzara tablosu olsun vakit önemli değil. Önemli olan o resimle bir bütün olmak ve içinde yaşattığın his.

Bize mutluluğun resmini yapabilir misiniz?

Kesinlikle evet. Genel olarak sanatçı eserini ortaya çıkarırken, kendi ruh halinden de çok etkilenir. Eğer mutluysa, o anda mutluluğun resmi ortaya çıkar. Eğer üzgün, kırgınsa da ona göre resimler ortaya çıkar. Ama şunu söylemeliyim ki; eğer sanatçı sanatına sadık ise, her halükarda her şeyi üretebilir.

Tablolarınıza genel olarak baktığımızda çoğunlukla yüz ifadeleri yer alıyor? Bundaki amacınız ve mesajlarınız nelerdir?

İnsan yüzü çalışarak tablolarımda tüm dünya insanlarına bir mesaj vermek istiyorum. Bu mesaj farklılıkların da olduğu mesajıdır.

Bundan sonra neler yapmak istiyorsunuz?

Ben bir sanatçıyım. Ve sanatımla, kendi dilimle, istediğim yerde, kendi ülkemde olduğum gibi diğer ülkelerde de var olmak isterim.

Sanatınızla neyi amaçlıyorsunuz?

Vicdanları uyandırmak ve insanlara bir vicdanları olduğunu hatırlatmak. Ve ruhlarıyla, fikirleriyle konuşmak.

Türkiye ve Suriye halkına bir şey söylemek ister misiniz?

Ben Türkiye’ye çok bağlı biriyim. Bence Suriye halkı da, Türkiye halkı da benim halkımdır. Biz biriz.

 

“Suriye Halkı da Türkiye Halkı da Benim Halkım, Biz Bir’iz”, Bilimevi Kadın dergisi, Nisan-Mayıs-Haziran 2017, sayı 1.