, 20 Ekim 2017
Diyanet in Japonya daki Yüzü Tokyo Camii İmamı Muhammed Raşit

Tokyo Camii

6784

Diyanet’in Japonya’daki Yüzü: Tokyo Camii İmamı Muhammed Raşit Alas

''Maalesef medyanın da etkisiyle Japonların kafasındaki İslam imajı çok iyi bir yerde değil. Ancak burada Osmanlı mimarisiyle yapılmış bir camimizin ve kültür merkezimizin bulunması bizim için çok büyük bir nimet. Ayrıca hamdolsun burada bir İslamofobi mevcut değil.'' Tokyo Camii imam-hatibi Muhammed Raşit Alas, Japonya'da İslam ve Diyanet'in faaliyetleri hakkında Deniz Baran'ın sorularını cevapladı.

İlgili Yazılar
Japon Müslümanların buluşma yeri Tokyo Camii
Japon Müslümanların buluşma yeri: Tokyo Camii

1932 yılında Osmanlı Mimarisi örnek alınarak inşa edilen Tokyo Camii bugün Japon Müslümanların en önemli buluşma noktalarından biri. Ertuğrul Fırkateyni ise Türk-Japon dostluğunu perçinlemişti.
03/04/2015 11:11
Her Japon'un Ruhunda Bir Samuray Vardır
Her Japon'un Ruhunda Bir Samuray Vardır

'Japon Savaş Sanatı: Buşido' kitabında Inazo Nitobe Japon felsefesini Batı ile mukayese ediyor ve samuraylığın ne olduğuna dair bilgiler veriyor. Sedat Palut yazdı.
06/09/2016 09:09
Japonya'da da bulduk birbirimizi bayramda
Japonya'da da bulduk birbirimizi bayramda!

Salome, Japonya'da oruç tutmanın ve bayramı orada idrak etmenin anlam ve önemine dair romantik bir haberle karşınızda.
09/08/2013 10:10
İslam'ı Japonya'da yayan isim Abdürreşid İbrahim
İslam'ı Japonya'da yayan isim: Abdürreşid İbrahim

İslam'ın Japonya'da yayılmasında etkin bir rol oynayan isimlerin başında Kazanlı alim Abdürreşid İbrahim geliyor. Abdürreşid İbrahim, o dönemde Osmanlı aydınlarıyla da yakın ilişkiler kurmuş ve seyahat notlarını İstanbul’da yayınlanan Sırat-ı Müstakim dergisinde yayınlamıştı.
30/03/2015 14:02
İlk Müslüman Japon kim
İlk Müslüman Japon kim?

Uşitaru Abdulhalim olmuştu... Sene 1891... Japon ailelere yardım için İstanbul\'a gelmişti. Onu da gene biz Müslüman edememişiz!
01/10/2011 13:01
Japon 'a bir çay ısmarla Müslüman olur
Japon\'a bir çay ısmarla Müslüman olur

Japonya İslam Merkezi’nin başkanı Es Semarrai’yi ziyaret ettik, Japonya’dan haberimiz oldu.
01/10/2011 11:11

Türkiye sınırları dışında yaşanan İslam, farklı kıtalardaki Müslümanlar, ümmetin dünyanın dört bir yanındaki farklı yansımaları… Dünya Bizim’de yazmaya başladığımdan bu yana geçen birkaç yılda yazılarımın ve röportajlarımın hemen hepsi, bunları keşfetmeye dair bir isteğin tezahürleriydi. Nitekim bu uğurda birbirinden çok farklı coğrafyalara gittik, bambaşka figürleri ele aldık ve Türkiye’de hakkında pek yazılmamış konuları toparlayan yazı dizileri yapmaya gayret ettik. Ancak bu macerada yolumuz Japonya’ya hiç düşmemişti. Ta ki Tokyo Camii imam-hatibi ve Japonya Diyanet Vakfı Başkanı Muhammed Raşit Alas ile tanışana kadar. O hâlde, Muhammed Raşit Hoca ile bu mühim vazifesi çerçevesinde yaptığımız sohbet aracılığıyla Japonya’ya da ayak basmış olalım:

Öncelikle kısaca Japonya'ya yolunuz nasıl düştü, anlatır mısınız?

İstanbul Bağcılar Güneşli Merkez Camii imam hatibi iken, Diyanet İşleri Başkanlığımızın açmış olduğu yurtdışı sınavında başarılı olarak Tokyo Camii’ne görevlendirildim. Buradaki görevim 2013 Eylül ayında başladı ve 2018 Eylül ayı itibariyle son bulacak.

İlk vardığınızda ve ilk dönemlerinizde neler hissettiniz? Ne tür zorluklar yaşadınız?

Şunu ifade etmem gerekir ki zihnimdeki Japonya’yla gerçek Japonya arasında farklılıklar olduğunu gördüm. Teknolojik olarak çok önde olmalarına rağmen, gündelik yaşamlarında çok sade bir hayat tarzları olduğunu görüyorsunuz.

İlk geldiğimde bir arkadaş, “hocam gezegenimize hoş geldin” demişti. İlk başta bunu tam olarak idrak edememiştim. Ancak burada yaşadıkça bu sözü bizzat tecrübe ettim.

En çok zorlandığım nokta tabi ki yemekler oldu. İşiniz gereği gittiğiniz yerlerdeki yemeklerde bu sıkıntıyı yaşıyorsunuz. Her yönüyle farklı olan Japon yemeklerine alışmanız kolay olmuyor. Ayrıca bir markete veya başka bir yere gittiğiniz zaman her yerde Japonca yazıyor olması, işin ayrı bir zor tarafı.

Japonların inanılmaz ince bir toplum olduğu söylenir. Siz de buna dair güzel tecrübeler yaşıyor musunuz toplumla münasebetinizde?

Evet. Bu konuyla alakalı yaşamış olduğum birçok örnek verebilirim. Mesela geçtiğimiz yıllarda iki Japon gazeteciyi DAİŞ öldürmüştü malumunuz olduğu üzere.

Japonya’da İslam denince akla gelen ilk yer Tokyo Camii olduğu için Japonlar konuyla alakalı soru sormak üzere bize geldiler. Ben de Cuma hutbemizi bu konuya ayıracağımı ve isteyen kimselerin camide çekim yapabileceklerini ifade ettim. Cuma hutbesinde bu konuyu işledim ve hutbenin sonunda Japonca, İngilizce ve Türkçe “Ya Rabbi! Bu Japon gazetecilerin DAİŞ belasından bir an evvel kurtulmalarını nasip eyle” diye dua ettim. Ardından medyada “Müslümanlar, en özel günlerinde bizim vatandaşlarımızın kurtulmaları için dua ettiler” diye haberler çıktı. Birçok Japon’dan yanımızda olduğunuz için teşekkür ederiz diye mektuplar ve özel çiçekler aldık. Japonların bu ince taraflarını hiç unutamam.

Japonların İslam'a yaklaşımları nasıl genel olarak? 

Maalesef medyanın da etkisiyle Japonların kafasındaki İslam imajı çok iyi bir yerde değil. Ancak burada Osmanlı mimarisiyle yapılmış bir camimizin ve kültür merkezimizin bulunması bizim için çok büyük bir nimet. Ayrıca hamdolsun burada bir İslamofobi mevcut değil. Tokyo Camii şu anda Tokyo Valiliğinin 10 gezilecek yeri arasında. Bu vesileyle günlük ortalama 100-150 Japon camimizi ziyaret etmekte ve ayda 7-8 kişi camimizde İslamiyet’i seçmektedir.

Japonya'da İslam'ın tarihi/geçmişi nedir genel hatlarıyla?

Japonya’da İslam’ın tarihi gerçekten çok yeni. İslam’ın Japonya’ya 20. yüzyılda Hintli Müslümanlar aracılığıyla geldiği ifade edilmekteyse de Rusya’daki Bolşevik ihtilalinden sonra Kazan Türklerinin iltica etmesiyle geldiğini ifade edenler de vardır. Japonya’da İslam’ın tanınmasında meşhur seyyah Abdürreşid İbrahim’in çok büyük katkısı olup, kendisi 1939’da İslam’ın Japon hükümetince tanınmasına vesile olmuştur.

Peki, bize görev yaptığınız camiden bahseder misiniz? 

1938 yılında Kazan Türklerince yapılıp tamamlanmış olan Tokyo Camii, o dönemde Japonya’da Müslümanların birlik olmasına ve irşad faaliyetlerinin kolaylaşmasına vesile oldu. Deprem vs. gibi sebeplerle güçsüz hale gelen Tokyo Camii, 1986 yılında yıkılmış ve içinde bulunmuş olduğu arsa cami yapılmak şartıyla Türkiye Cumhuriyeti hazinesine bağışlanmıştır. Ardından 1997’de Diyanet İşleri Başkanlığımızca burada Tokyo Camii Vakfı kurulmuş, 1998’de başlayan yeni Tokyo Camii’nin inşaatı 2000 yılında tamamlanmıştır. Camimiz 2000 yılından beri Diyanet’e bağlı olarak hizmet vermektedir.

Cemaatiniz daha çok kimlerden oluşuyor, etkinliklerinizde hangi kesimlere ulaşıyorsunuz?

Cuma cemaati üzerinden gidecek olursak, mesela 750-800 kişi Cuma namazına geliyor. Bunun çoğunluğunu Pakistanlı kardeşler oluşturuyor. Ardından Hintliler, Malezyalılar, Endonezyalılar, Bangladeşliler geliyor. Birçok ülkeden Müslüman kardeşimizle Cuma sevincimizi paylaşıyoruz hamdolsun. Japonca, İngilizce ve Türkçe olmak üzere üç dilde vermiş olduğumuz hutbenin ardından Cuma namazımızı kılıyoruz ve her Cuma bütün cemaatimize ücretsiz yemek ikram ediyoruz. Bu da camide tam bir bayram havasının oluşmasına ve muhabbete vesile oluyor.

Bununla birlikte, faaliyetlerimizin hedef kitlesinin %90'ını Japonlar teşkil ediyor. Az önce de ifade ettiğim gibi kültür merkezimizin de olması, Japonların camiye daha rahat bir şekilde gelmelerini sağlıyor. Özellikle hafta sonları cami ve kültür merkezimiz Japonlarla dolup taşıyor.

Peki, ne tür faaliyetler yapıyorsunuz?

Camimize gelen bütün Japonları profesyonel rehberimiz Japon Shimoyama (Abdülkerim) Bey vasıtasıyla bilgilendiriyoruz. Her Cumartesi ve Pazar 14.30'da başlayıp 16.00'da biten Tokyo Camii turu programımız var. Bu tur öncelikle kültür merkezimizde caminin tarihi ve Türk kültür ve medeniyeti anlatılarak başlıyor. Daha sonra camide İslam hakkında bilgilendirme yapılıyor. Camide ezan ve Kur'an dinleyen, ikindi namazını izleyen Japonların soruları alınarak turumuz sona eriyor. Gelen ziyaretçilere mutlaka ücretsiz çay ikramı yapılıyor.

Kültür merkezimizde her hafta sonu mutlaka bir faaliyet yapıyoruz. Alanında uzman hocalara ihtiyaç duyulan çeşitli konularda seminer ve konferanslar yaptırılıyor. Türk yemeği derslerimiz yapılıyor ve yapılan yemekler derslere katılanlara ikram ediliyor. Hat dersi, seramik dersi gibi faaliyetlerimiz de Japonların ilgisini çekiyor. Ayrıca Ramazan ayının her günü Türkiye'den gelen özel şeflerimiz marifetiyle hafta içi 300-400, hafta sonu 500-600 kişiye iftar ikram ediliyor ve bunun 100-150'sini gayrımüslim Japon vatandaşları oluşturuyor.

Bununla birlikte, her hafta sonu gerek hanımlara gerekse de anaokulu çağındaki yahut daha büyük çocuklara Kur'an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler dersleri yapılıyor.

Türkiye'ye bir mesajınız var mı?

Memleketimizden 10.000 kilometre uzakta yaşamak bizim için her ne kadar kolay bir şey olmasa da, burada vazife yapmanın bizim için büyük bir nimet olduğunu düşünmekteyim.

Gerek dinimiz İslam'ı gerekse de kültür ve medeniyetimizi en güzel şekilde temsil edebilmek ve bu kutsal vazifede muvaffak olabilmek için Türkiye'deki kardeşlerimizden dualarını bizlerden esirgememelerini istirham ediyorum. Sizlere de sesimizi duyurduğunuz için ayrıca teşekkür ediyorum.

 

Deniz Baran






İlgili Konular