, 27 Temmuz 2017
Navaid Aziz Salt Camide İletişim Kurma Devri Geçti

Navaid Aziz

1878

Navaid Aziz: Salt Camide İletişim Kurma Devri Geçti

Kanadalı bir imam olan Navaid Aziz genç yaşına rağmen dünya çapında, bilhassa Batı dediğimiz coğrafyalarda yaşayan Müslümanlar nezdinde hatırı sayılır bir üne sahip. Deniz Baran, kendisiyle yaptığı çalışmalar ve gündemdeki konular üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

İlgili Yazılar
Kanadalı Bir Genç İmam Şeyh Navaid Aziz
Kanadalı Bir Genç İmam: Şeyh Navaid Aziz

Kanada'da Müslüman toplumla diğerleri arasındaki iletişim kanallarını açmak için uğraştığı gibi toplulukların kendi içine kapanmamasını; birbirini tanıma, ziyaret etme faaliyetlerini de teşvik eden bir âlim Şeyh Navaid Aziz... Ayrıca, genç yaşına rağmen, şu ana kadar 4 kıtada-18 ülkede dersler vermiş, konuşmalar yapmış bir isim... Deniz Baran yazdı.
23/03/2017 13:01

Geçtiğimiz Mart ayında, Dünyaca Ünlü İslami Kanaat Önderleri dosya konumuza alışılmamış derecede genç bir ismi konuk etmiştim: Navaid Aziz. Kanadalı bir imam olan Aziz’in genç yaşına rağmen dünya çapında, bilhassa Batı dediğimiz coğrafyalarda yaşayan Müslümanlar nezdinde, edindiği hatırı sayılır üne binaen onun portresinin de bu yazı dizisinde yer alması gerektiğini düşündüm.

Portresini yazarken İngiltere’deki bir arkadaşım aracılığıyla bağlantıya geçtiğim Aziz, onunla yazımı paylaştığımda kendisi hakkında Türkçe dilinde ilk kez bir şeyler yazılmış olmasından pek tabii hoşnut oldu. Ben ise bu yazıyı kısa da olsa (çünkü Ramazan ayı ile birlikte Aziz’in oldukça yoğun olacağını biliyordum) bir röportajla tamamlamak istedim. Sağ olsun, kendisi beni kırmadı ve portresinin üzerine ek olarak okunabilecek, bu sebeple portre yazısında hakkında yazdığım temel bilgilerin pek yer almadığı kısa bir sohbet gerçekleştirdik. Bu sohbeti sizlere aktarıyorum:

Sayın Aziz, hem şu an hem de genel olarak içerisinde bulunduğunuz faaliyetlerden bahseder misiniz?

Şu an ramazan için İngiltere’deyim. British Muslim TV kanalı için program yapıyorum. Her gece farklı programlar yapıyoruz ve hayır işleri için para topluyoruz. Dünyanın farklı yerlerindeki muhtaçlara gıda paketleri yollamak için “Feed Our World” isimli bir kampanya yürütmekteyiz. Bu kampanya kapsamında ihtiyaç sahiplerine gıda paketleri ulaştırmaya çalışıyoruz ve her paket 1 pound tutarında. Elhamdulillah on binlerce pound toplayabildik şu zamana kadar.

Genel olarak konuşmak gerekir ise Kanada’da, City of Calgary’de imamım. Islamic Inforation Society of Calgary isimli kendi merkezim var. Burada daha çok evlilik, boşanma vb. sosyal meselelere odaklanıyoruz. Ağaç dikimi, ev inşası gibi gönüllü faaliyetler de yapıyoruz. Tabi bu merkezde ayrıca İslami eğitim de veriliyor, ortalama haftada iki kez derslerimiz oluyor.

Öte yandan, Al Maghrib Institute’de direktör olarak çalışıyorum. Tabi idari görevimin yanında orada fıkh, hadis ve akide üzerine dersler de veriyorum. Al Maghrib, tam zamanlı çalıştığı için İslami eğitim alamayan Batılı Müslümanlar için alternatif bir eğitim seçeneği sunuyor. Sınıflarımız haftasonları toplanıyor, böylece İslami eğitim almak isteyen fakat çalışma hayatından ötürü fırsat bulamayanlar sınıflarımıza katılım gösterebiliyor.

Henüz üniversite çağlarının başında, hiç de kolay olmayan bir kararla Kanada’dan Medine’ye gidip orada eğitim almışsınız. Bu zorlu kararı aldıran temel motivasyon neydi? 

Medine’ye gitmek konusundaki temel motivasyonum, dinimi öğrenmek ve eğitim almaktı elbette. Ancak 11 Eylül’ün de bu isteğimi kamçıladığını söyleyebilirim. 11 Eylül öncesinde sadece olabildiğince iyi bir Müslüman olma arzum varken, bu hadiseden sonra bir de etrafımdaki insanlara dinimi iyi bir şekilde anlatabilme ve bunun için de gerekli eğitimi alma arzusu doğdu.

Sadece kendi ülkenizde kalmayıp birçok yere gidip konuşmalar yapıyor ve dersler veriyorsunuz. Türkiye’ye de geldiniz mi hiç?

Türkiye’ye 2 kez geldim ancak transit uçuşlar sırasında. Ülkeyi gezme imkanım olmadı. Umuyorum ki inşallah bir gün geleceğim.

Yaptığınız faaliyetlerde odak noktalardan biri “aşırıcılıkla mücadele” gibi duruyor. Bu mücadelenizden bahseder misiniz?

Her şeyden önce, İslam kendi tanımı gereğince aşırıcılığın konusu olamaz. Söz konusu olan şey, dinin içeriğini kendilerine göre aşırı yorumlayanlar. Onlar da zaten aşırıcı olup sonradan Müslüman olan ya da İslam’ı buna paralel bir düzleme oturtan kişiler.

Benim faaliyetlerimde daha çok odaklandığım nokta ise şiddet ve suç ihtiva eden aşırıcılık. Asıl olarak, politik-dini içerikli bir mesaj vermek için dini bir kuvvet uygulama aracı olarak kullananlara karşıyım.

Peki, neler yapıyoruz bu mücadele bağlamında? Örneğin, bir tane izleme grubumuz var. Bu gruba dâhil olan bireyleri ve tabi ki gençleri aşırıcı eğilimlerden uzaklaştırmak üzere onlarla düzenli etkileşimde bulunuyoruz. İzleme grubunun asıl hedefi, aşırıcı eylemler olmadan önce bunları engellemek. Grup dâhilindekiler nezdinde, İslam’ın tüm yönlerini ortaya koyan bir hoşgörü inşa etmeye çalışıyoruz. Bu grupta olanlarla hiçbir şeyi saklamadan her şeyi tartışıyoruz. Beraber araştırıyoruz, irdeliyoruz. Toplumda pozitif değişim yapacak şeylere odaklanıyoruz ve grup içerisinde bir güven inşa etmeye çalışıyoruz.

Bu çalışmanın yanısıra İslam ve İslamofobi gibi konulara dair atölye çalışmaları yürütüyoruz.

ABD Başkanı olarak Donald Trump’ın seçilmesinin İslamofobik dalgayı kabartıcı bir etkisi olur mu?

Trump’ın seçilmesi, Beyaz Hristiyan üstünlüğünü savunanların ve İslamofobiklerin yükselişi anlamına geliyor şüphesiz ki. Trump’ın Müslümanlara giriş yasağı (Muslim ban) teşebbüsünden de görülebileceği gibi, yeni yönetimden gelen ilk sinyaller de bu yönde. Ayrıca, Trump seçildiğinden bu yana Beyaz Hristiyanların üstünlüğünü savunan bazılarınca Müslümanların öldürülme vakaları da gerçekleşti. Kısacası, evet, bu durum bir problem teşkil ediyor.

Peki, ABD’nin komşusu ve sizin de mukim olduğunuz Kanada oldukça farklı bir tutuma sahip gibi, yanılıyor muyum?

Dediğinize tamamen katılıyorum. Kanada, elhamdülillah, göçmenleri ve Müslüman toplulukları çok daha destekleyici oldu, bizzat Başbakan çok kültürlü bir ülke tahayyülünü himaye ediyor ve öne çıkarıyor. Tabii ki bu yaklaşım, Müslümanları da sosyal dokunun bir parçası yapıyor. Kısacası, elhamdüllilah, bu durum bir nimet. ABD ve Kanada şu an tamamen iki farklı yöne gidiyor.

Siz sosyal medyayı iyi kullanan bir imamsınız. Bu konudaki tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsanlar mesajlarını artık sosyal medyada veriyor, salt camide iletişim kurma devri geçti. Sosyal medya sayesinde çok efor sarf etmeden, her yerde mesajını iletebiliyorsunuz ayrıca. Bu imkanları kullanmamız önemli.

 

Deniz Baran






İlgili Konular