, 21 Kasım 2017
İslam Ahlak Düşüncesi Projesi Nasıl Ortaya Çıktı Neler Yapıldı Yapılacak

Kübra Bilgin Tiryaki

7501

İslam Ahlak Düşüncesi Projesi Nasıl Ortaya Çıktı? Neler Yapıldı/Yapılacak?

İLKE Derneği geçtiğimiz günlerde çok kapsamlı bir projeyi ilim dünyası ile paylaştı: İslam Ahlak Düşüncesi Projesi. 2013 yılında başlanan proje kapsamında şimdiye değin pek çok konuşma, panel, çalıştay düzenlendi; aynı zamanda hem bu konuşmalar kitaplaştırıldı hem de ahlak ilmine dair kitapların tahkikli neşirleri yapıldı. Projenin koordinatör yardımcısı Kübra Bilgin Tiryaki, proje hakkında Mehmet Erken'in sorularını cevapladı.

İlgili Yazılar
Ömer Türker ile İslam Ahlak Düşüncesi'ne Dair
Ömer Türker ile İslam Ahlak Düşüncesi'ne Dair

''İslam dininin aslında iki temel ilkesi vardır. Birincisi metafizik bir iddia, ikincisi ahlâkî bir iddia barındırır. Diğer deyişle din, kelime-i şehadetin açılımı olan bir inançlar manzumesi ve bu manzumenin sonucu olarak ortaya çıkan ahlâkî bir yaşayış öngörür.'' İslam Ahlak Düşüncesi Projesi koordinatörü Ömer Türker, proje faaliyetlerine ve İslam ahlak düşüncesine dair Mehmet Erken'in sorularını cevapladı.
14/04/2017 13:01
İslam Düşüncesi Gazali Öncesi ve Sonrasından mı İbaret
İslam Düşüncesi, Gazali Öncesi ve Sonrasından mı İbaret?

İlmi Etüdler Derneği 2017-2018 dönemi açılış konferansında İbrahim Halil Üçer, 'İslam Düşünce Tarihi için Bir Dönemlendirme Önerisi' başlığıyla bir sunum yaptı. Üçer sunumunu, İlmi Etüdler Derneği'nin 'İslam Düşünce Atlası' adlı proje çalışmasının bir çıktısı olarak nitelendirdi.
25/10/2017 08:08
İLEM kamplarında sağlam dostluklar kurulur
İLEM kamplarında sağlam dostluklar kurulur

Ara tatili iyi değerlendirebilmek için çeşitli geziler şüphesiz ilk akla gelen seçeneklerden bir tanesi. İlmi Etüdler Derneği'nin geleneksel kamplarının sonuncusu Şubat ayında, Bolu'nun Kıbrıscık ilçesindeki dağ evlerinde gerçekleştirdi. Abdullah Said Can yazdı.
22/02/2014 10:10
Gençlere sorduk İLEM'de ne var
Gençlere sorduk, İLEM'de ne var?

İlmi Etütler Derneği İLEM'de güzel işler oluyor. İLEM'e gidip gelen gençlere İLEM'de neler oluyor, ne buluyorsunuz diye sorduk..
16/04/2010 11:11
İLEM ne yapmaya çalışıyor
İLEM ne yapmaya çalışıyor?

Üsküdar'daki İlmi Etüdler Derneği (İLEM) yeni eğitim dönemini başlatıyor. İLEM'i Başkanıyla konuştuk.
17/10/2009 09:09

İLKE Derneği geçtiğimiz günlerde çok kapsamlı bir projeyi ilim dünyası ile paylaştı: İslam Ahlak Düşüncesi Projesi. 2013 yılında başlanan proje kapsamında şimdiye değin pek çok konuşma, panel, çalıştay düzenlendi; aynı zamanda hem bu konuşmalar kitaplaştırıldı hem de ahlak ilmine dair kitapların tahkikli neşirleri yapıldı.

4 Mart günü gerçekleştirilen toplantıda İLKE Derneği, geçtiğimiz iki yılda proje kapsamında neler yapıldığını paylaştı ve aynı zamanda yayına hazırladıkları İslam Ahlak Düşüncesi Kataloğu yani http://iadkatalog.ilke.org.tr/ internet sitesini tanıttı. Katalog, İslam Ahlak Literatürü altında değerlendirilen eserlerin listesini, içeriklerinin fihristlerini ve imkanlar ölçüsünde pdf hallerini içeriyor. Önümüzdeki yıllarda İslam Ahlak Düşüncesi’ne dair pek çok eser görmemize vesile olacağını düşündüğümüz bu projeyi, projenin koordinatör yardımcısı Kübra Bilgin Tiryaki ile konuştuk.

İLKE Derneği neler yapar, projenin dernek içinde başlaması nasıl oldu?

Proje 2013 yılında İlke İlim Kültür Eğitim Derneği ve İlmi Etüdler Derneği (İLEM) ortaklığında başladı. İLKE, bünyesinde üç ayrı derneğin olduğu bir çatı kurum. Bunlardan birisi olan İLEM, hem lisans öğrencilerine hem de lisansüstü öğrencilere yönelik çalışmalar yapıyor. Bunun dışında yayın faaliyetleri ve büyük boyutlu projeler gerçekleştiriyor. İLKE’nin çatısı altında iş ahlâkı üzerine çalışmalar yürüten İGİAD ve yetişkinlere, gençlere ve çocuklara yönelik yaygın din eğitimi faaliyetleri yürüten YEKDER olmak üzere iki ayrı kurum daha bulunuyor. İLKE bu üç kuruma strateji sunma ve vizyon geliştirme noktasında çalışmalar yapıyor. Ayrıca İslam İktisadı Araştırmaları Merkezi (İKAM) ve Kurumsal Yönetim Akademisi ile İslam iktisadı ve STK yönetimi başlıklarında çok boyutlu faaliyet ve yayınlara imza atıyor.

Projenin ne zaman ve nasıl başladığına gelirsek; 2012 yılında İLKE’de İslam ilim geleneği ile irtibat kurma yollarını aramak üzere bir etüt çalışması yapmıştık. Burada Ömer Türker Hocanın doğrudan proje odaklı teklifleri olmuştu. Bahsettiğimiz irtibat noktası teorik ve pratik boyutlarıyla her daim gündemimizde olan ahlâk üzerinden kurulabilirdi. Bu aynı zamanda bizim bir parçası olduğumuz İslam düşüncesi ile en canlı ilişki kurma biçimlerinden birisi olacaktı. Böylece Ömer Türker Hoca tarafından İLKE’ye sunulan İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi’nin kabul edilmesinin ardından 2013 yılında proje çalışmalarına başlamış olduk. İLEM ise akademik birikim ve altyapısıyla İLKE’nin proje sürecinde ortaklaşa iş yürüttüğü bir diğer kurum oldu.

Daha önce ahlâk alanında yapılmış bu çapta bir proje var mı?

Bildiğim kadarıyla yok. Bireysel yayınlar, çalışmalar var daha çok. Fakat içinde pek çok çalışmanın yapıldığı, farklı alanlarda çalışan akademisyenlerin, yüksek lisans-doktora öğrencilerinin yer aldığı; çevirilerin, sunumların yapıldığı; makaleler yazılıp kolektif kitapların yayımlandığı ortak bir proje çalışması ilk defa oluyor.

Siz başından beri proje içerisinde misiniz?

Başından beri projede koordinatör yardımcısı olarak görev alıyorum. Ayrıca çeşitli çeviri ve yayın çalışmalarım oldu proje içerisinde. İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi’nin benim için de bir yetişme alanı olduğunu söylemeliyim.

Projede yapılan çalışma ve yayınlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Projenin ilk iki yıllık döneminde konferans dizileri ve tematik yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirdik. Konferanslardan ilki 2013-2014 yıllarında yaptığımız “Ahlâkın Temeli Üzerine Konuşmalar Dizisi”. Bu konferanslarda alanında yetkin 9 ayrı isim yer aldı. Her konferansın şöyle bir özelliği vardı: Felsefe tarihi boyunca birçok filozof ahlâkın temeli meselesine dair fikir üretmiş, teoriler geliştirmiş. Peki biz bugünde yaşayan ve bu konu üzerine düşünen insanlar olarak ahlâkın temelini nasıl ele alabiliriz? Konferanslarda sunum yapan hocalar bu probleme dair kendi yaklaşımları çerçevesinde konuşmalar yaptılar. Bu konuşmalar Ahlâkın Temeli başlığıyla kitap olarak yayımlandı. Kısa sürede tükendi, ikinci baskısı yapıldı.

Bunun dışında 2013-2014 yıllarında daha sonra da devam edecek olan yuvarlak masa toplantıları dizisi başlattık. “İslam Ahlâk Literatürünün Temel Hususiyetleri” başlığıyla yapılan toplantılarda İslam ahlâk düşüncesinin özellikleri, temel kavramları ve problemleri tartışıldı. Öne çıkan ekollerin özellikleri üzerinde duruldu. Burada yapılan konuşmaların makaleleri İslam Ahlâk Literatürü: Ekoller ve Problemler başlığıyla kitaplaştı. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaşan kitap kısa sürede bitti. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş ikinci baskısını yaptık 2016 yılı içerisinde.

Projede 2013-2014 yıllarda yaptığımız önemli bir çalışma da Ahlâk-ı Adudiyye şerh geleneğine ait eserlerin tahkik ve tercümelerinin yapılmasıydı. Şerhlerin neredeyse tamamına yakını tahkik ve tercüme edilerek yayımlandı. Bunların ilk üçü Taşköprülüzâde, Kazerûnî ve İsmail Müfit İstanbulî şerhleri, projenin ilk döneminde tahkik ve tercüme edilerek yayınlandı.

Ayrıca projenin ilk döneminden sonuna kadar devam eden ahlâk eserleri kataloglama çalışması var. 2013-2014 yılları arasında 12-20.yüzyıllar arasındaki ahlâk eserlerinin kataloglanması tamamlandı. Bu çalışmanın devamı ve ikmal edilmesi projenin sonraki iki yılında gerçekleştirildi.

Böylece projenin 2013 ve 2014 yılları içerisinde süren ilk iki yıllık döneminde 6 tane eser yayınlanmış oldu ve ardından ilk tanıtım toplantısını yaptık. Proje faaliyetlerini ve yayınlarını kamuoyuyla paylaştık. Projenin ikinci dönemiyle 2015 başı itibariyle devam edeceği duyurduk.

Peki, projede 2015-2016 yılları arasında nasıl çalışmalar yapıldı?

2015 yılı içinde de farklı temalarla konferans dizisi ve yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirdik. “Ahlâkî Müeyyide Üzerine Konuşmalar” başlığıyla gerçekleştirdiğimiz konferanslarda 8 ayrı konuşmacı yer aldı. Bu konuşmaların amacı şuydu: Biz ahlâk söz konusu olduğunda hem bireyi ilgilendiren boyutlarıyla hem toplumu ilgilendiren boyutlarıyla hem de devleti, siyaseti ilgilendiren boyutlarıyla bir yaptırım meselesiyle karşı karşıyayız. Yani bir eylemi yapmak demek onun sorumluluğunu kabul etmek demek. Dolayısıyla sorumluluk düşüncesi bireyin ötesinde, bireyi aşan boyutlarında, toplum ve siyasete de taalluk eden noktalarda bir yaptırım tartışması ortaya çıkartıyor. Peki, bu durumda ahlâkî müeyyideyi hukuktan nasıl ayıracağız? Müeyyide dışarıdan bir müdahale anlamına geliyorsa ahlâkın bireysel boyutu burada nasıl korunacak? İşte bu gibi sorunların tartışılması amacıyla bu konferans dizisini tertip ettik. Bu konuşmaların metinleri de Ahlâk ve Müeyyide: Ahlâkın Anlamı ve Sınırı Üzerine Konuşmalar başlığıyla yayımlandı.

Daha önce ahlâk ekolleri ve temel kavramlarını ele aldığımız yuvarlak masa toplantılarını “Mizaç Teorileri” ve “Ahlâkî Önermelerin Kaynağı Problemi” başlıklarıyla iki ayrı dizi olarak gerçekleştirdik. İslam düşüncesinde ortaya çıkan mizaç teorilerini ele almayı amaçladığımız bu konuşmalarda insanın doğal yapısının ahlâka tesirini incelemeyi amaçladık. Biz esasında eylemlerimizi nefsimize ait güçlerle yapıyoruz; fakat güçlerin ortaya çıktığı yer bedenimiz. Yani onu eylemlerimizde bir alet olarak kullanıyoruz.  Dolayısıyla bedenin oluşumu, bedenin varlığı aslında bizim eylemlerimize tesir eden bir şey oluyor.  O yüzden mizaç meselesi, ahlâk ve eylemler söz konusu olduğunda çokça konuşulan ve tartışılan bir mesele. Bu konuşmaların ve konuyla ilgili yazılan başka makalelerin biraraya gelmesiyle İslam Düşüncesinde Mizaç Teorileri başlıklı bir kitap yayımladık. 

Projede 2015 yılı içinde gerçekleştirdiğimiz ikinci yuvarlak masa toplantı dizisi ahlâkî önermelerin kaynağı problemi hakkındaydı. Biz günlük hayatta ahlâktan bahsettiğimizde bile “Şunu yapmak iyidir. Bunu yapmak kötüdür. Çünkü şunu yaparsan şöyle olur.” deyip akıl yürütürüz. Bu önermelerin içeriğini neye dayanarak oluştururuz? Günümüzde meta-etik kapsamında yapılan iyi ve kötünün mahiyeti, iyi ve kötü önermelerin yapısı gibi tartışmalarda ele alınan bu soruları analiz eden sunumlar yapıldı. Bu sunumlar da yine İslam Düşüncesinde Ahlakî Önermelerin Kaynağı başlığıyla kitaplaştırılarak yayımlandı.

Kübra Bilgin Tiryaki’nin İslam Ahlak Düşüncesi Kataloğu hakkındaki konuşmasını, video olarak da izleyebilirsiniz:

 

2015-2016 yıllarında kataloglama çalışması genişletildi; 8-11. yüzyılları da kapsayarak 8-20. yüzyılların tamamını içerecek şekilde yeniden ele alındı ve geliştirildi. İbrahim Halil Ayten ve Duygu Miyase Şimşek tarafından yapılan bu çalışmada 350’ye yakın müellife ait 550’ye yakın yazma ve basma eser detaylı olarak tarandı. Bunların tek tek içerikleri tespit edildi, başlıkları çıkartıldı, neden bahsettiği hakkında bir içerik yazısı yazıldı. Müellifin vefat tarihi, kitabın telif tarihi ve kitabın çeviri tarihini içeren 26 tane kategoride her bir kitabın dökümü çıkartıldı. Müellifin hayatına dair kısa bilgiler de yer alıyor katalogta. http://iadkatalog.ilke.org.tr/ linkinde araştırmacılar bu kitapları tarayabilecek ve mevcut olan kitapların pdf’lerine ulaşabilecekler.

Ben bunun çok iyi bir hizmet olduğunu düşünüyorum. Bu alanlarda çalışan bir insan olarak kitapların içerik bilgilerine kısa sürede ulaşmanın araştırma süreçlerini kolaylaştıracağını düşünüyorum. Bir kitabın müellifini tespit edebilmek için bile mesai harcamanız gerekebiliyor. Kitabı bulmanız ve oradan bakmanız gerekiyor. Bu katalog sayesinde araştırmacı mesela züht ya da fazilet kavramı hakkında hangi kitaplar var ya da bunların hangi müellifler tarafından yazıldığını görebilecek. Bu sebeple ahlâk alanına dair yapılacak çalışmaları teşvik edeceğini düşünüyoruz bu kataloğun.

O zaman şimdiye kadar yapılanları bir başlangıç sayabiliriz. Projenin daha esaslı sonuçlarını bundan sonra göreceğiz herhalde?

Evet, mesela; bundan sonra hem kataloglama hem ortaya koyduğumuz yayınlar kapsamında bu alanda çalışma yapmak isteyenler için temel bir literatür oluşmuş oldu. Özellikle kataloglama çalışması lisansüstü bir çalışma yapan kişiler için bir yol gösterici olacak. Buradan yeni çalışmalar çıkacak. Aslında projenin önemli hedeflerinden birisi buydu. İnşallah, bunun da gerçekleşmesini murat ediyoruz.

Zaten akademide muhtemelen tez konusu hakkında öğrencilerin en çok zorlandığı şey, daha doğrusu temel sorularından bir tanesi şu: “Bu konuda kaynak bulabilir miyim? Ne bulabilirim?”

Alanın birinci kaynaklarının yanısıra Türkçede ikincil literatürde yayınların bulunup bulunmadığı da önemli bir soru. Projeyle birlikte çağdaş Türkçe literatürde ahlâk alanına dair birçok eser çıkmış oldu.

Projede yapılan çalıştaylardan da bahsedebilir misiniz?

2015-2016 yılında proje içerisinde beş ayrı çalıştay gerçekleştirdik. Bunlardan ilki Abdullah el-Fakihi tarafından kaleme alınan Menâhicü’s-seniyye fî ahlâki’s-sünniyye adlı esere dair yapılan çalıştaydı. Bu eser hem ansiklopedik olması hem de ahlâk kavramlarını analiz etmesi itibariyle önemli bir yerde duruyor. Çalıştayda eser farklı boyutlarıyla incelendi. Osman Demir tarafından tahkik ve tercümesi yapılan bu kitap da 2017 içinde yayımlanacak.

Projede yapılan bir diğer çalıştay “Ahlâk ve Başkası” başlığıyla gerçekleşti. Burada ahlâk ve başkası/öteki ilişkisi hem çağdaş felsefe hem de İslam düşüncesi üzerinden ele alındı. Çalıştayın makaleleri Ahlâk ve Başkası: Modern Düşünce ve İslam Düşüncesinde Öteki başlığıyla yayımlandı.

Diğer iki konferans dizisi ise ahlâkın çok tartışılan, konuşulan kavramlarından ikisi olan vicdan ve niyet üzerineydi. Vicdan kavramı üzerinden ahlâkın bu kavram etrafında ortaya çıkan farklı tezahürleri ele alındı. Niyet ise hem dinî literatürde hem de günlük kullanımımızda çokça geçen bir kavram. Niyet kavramının dini ilimlerdeki merkezi konumu sebebiyle hem dini hem de felsefi ilimler perspektifinden ele alındı çalıştayda bu kavram da. Her iki çalıştayın makaleleri yayıma hazırlanıyor. İslam Düşüncesinde Vicdan Kavramı ile Dini ve Felsefi Düşüncede Niyet Kavramı başlıklarıyla 2017 içinde yayımlanacaklar inşallah.

Bir diğer çalıştay ise İnsan Tanımları Çalıştayları başlığıyla iki oturum olarak planladığımız çalıştay serisi idi. İlkini “Klasik İslam Düşüncesinde İnsan Tanımları” başlığıyla gerçekleştirdik. Kelamın farklı ekollerinden felsefeye, oradan tasavvufa uzanan yaklaşımlarla insan tasavvurlarını ele aldığımız bu çalışma oldukça verimli geçti. Bu çalıştayın metinlerini 2017 yılı içinde okuyucularla buluşturacağız.

Projede bundan sonraki aşamada nasıl çalışmalar yapılacak?

Proje biraz daha “günümüz meselelerine daha doğrudan nasıl temas edebiliriz?” sorusuna cevap arayan müstakil çalışmalarla devam edecek. Mesela; bunlardan bir dizi çalışma ahlâk ve hukuk ilişkisine dair olacak. Türkiye’deki hukuk sisteminin ahlâkî temellerine dair bir rapor dizisi yazdıracağız. İlk olarak idari hukuk ve medeni hukuk üzerine iki ayrı rapor yayımlanacak.

Bunun dışında Türk eğitim sisteminin insan yetiştirme perspektifine dair de bir araştırma yapmayı planlıyoruz proje içinde.

Bir de devam edecek dersler vardı sanırım...

Evet. Ayhan Çitil hocayla Kant’ın Pratik Aklın Eleştirisi eseri üzerinden filozofun ahlâk felsefesine dair eleştirel bir okuma yapacağız. Bu okuma bizim için niye önemli? Modern ahlâkın sonuçlarından bahsettiğimiz her noktada biz Kant’a gidiyoruz. Yani temellerini orada bulduğumuz bir ahlâk yapısından bahsediyoruz aslında. O sebeple hocayla Kant’ın felsefesine dair incelikli bir okuma yapmayı düşünüyoruz bu kapsamda.

Proje teorik çalışmaların yanısıra pratik çalışmalara da yer veriyor bahsettiğiniz raporlardan anladığımız kadarıyla. Allah kolaylık versin.

Allah razı olsun.

 

Röportaj: Mehmet Erken